KOMÜNİST KADINLARI TANIYALIM:
CLARA ZETKİN
YAŞAMI ve MÜCADELESİ
Clara
Zetkin 1857'de doğdu. O, Fransız burjuva devriminin etkisiyle serbest
burjuva eğitim alarak büyüdü ve ilk gençlik çağından itibaren sosyalizm
düşüncesine sempati duymaya başladı.
Clara Zetkin, Leipzig'de burjuva kadın hakları savunucularının yönettiği
bir öğretmen okuluna devam etti. Okul yıllarında sosyaldemokratların
toplantılarını izliyordu. Bu dönem, ülkesini siyasi nedenlerle terketmek
zorunda kalan Rus göçmeni, Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) üyesi
Ossip Zetkin'le tanıştı.
Clara Zetkin, 1878'de, sosyalistlerin ağır takibata uğradığı "sosyalistler
yasası" döneminde Almanya'yı terkederek önce Paris'e, daha sonra
1882'de Zürih'e gitti. Zetkin, Rus göçmen gruplarıyla ilişki halindeydi,
SPD'nin illegal parti aygıtında çalışıyor ve illegal parti basınının
dağıtımını yönetiyordu. Zetkin'in siyasi çalışmasında öne çıkan temel
özellikleri daha bu yıllarda belirgindi: Pratik çalışmada çelik disiplin,
gece gündüz demeden özveriyle çalışma ve herşeyi gözeten örgütleme
yeteneği...
Clara Zetkin, Zürih'de 6 ay kaldıktan sonra, Paris'e Ossip Zetkin'in
yanına gitti. Orada büyük yoksulluk içinde yaşıyorlardı. Zetkin Almanca
kursları vererek ve çeviri yaparak geçimlerini sağlamaya çalışıyordu.
Evrakları eksik olduğundan ve Clara'nın Alman vatandaşlığını kaybetmemesi
için resmen evli değillerdi, ancak o Zetkin soyadını kullanıyordu.
1883 ve 1885'de iki oğlu, Maksim ve Kostya dünyaya geldi. Yaşam koşulları
daha da kötüleşmişti. Kostya'nın doğumunun ikinci ayında bir sabah
bütün eşyalarına el konularak evden atıldılar.
Fransa'daki göçmenlik yıllarında sosyal yaşama ve Fransız işçi hareketine
katılıyorlardı. Clara çok iyi Fransızca konuşuyor, ayrıca İngilizce
ve İtalyanca öğreniyordu. Ve tüm mücadelelere aktif bir biçimde katılıyordu.
Bu dönemde Marx'ın kızı Laura Lafargue ve Küba asıllı Fransız sosyalisti
Paul Lafargue ile yakın dostlukları vardı. Clara ve Laura, biri Almanya'da
diğeri İngiltere'de büyümüş iki komünist kadın, enternasyonalist bir
ruhla Fransız işçi semtlerinde ajitasyon çalışması yürütüyordu.
Clara'nın özel ilgi ve angajmanı siyasete yöneldiği ilk günlerden
itibaren emekçi kadınların konumlarıyla ilgili oldu. Bu dönem Bebel'in
ünlü kitabı "Kadın ve Sosyalizm" büyük ilgi görüyor ve emekçi
kadınlara yönelik toplantılar yapılıyordu. Clara bu toplantıları kaçırmıyor
ancak dinleyicilik rolüyle yetiniyordu, çünkü O, topluluk önünde konuşmaktan
çok çekiniyordu. Clara'nın emekçi kadınların konumuyla ilgili söyleyecek
sözünün çok olduğunu bilen eşi ve çalışma arkadaşları onu cesaretlendirmeye
çalışıyorlardı. Clara, konuşmacı olarak katıldığı Leipzig'deki ilk
toplantıda, heyecandan ne söyleyeceğini şaşırdığını anlatıyor. Bu
toplantıda, kitle önündeki ilk konuşmasında bir yerde takılıp kaldığını
ve sözünün devamını getiremediğini anlatıyor:
"Masayla birlikte havaya uçacakmışım hissine kapıldım. Yoldaşlar,
şefkatle bana farketmez diyor, konuşmama devam etmem için beni yüreklendirmeye
çalışıyorlardı. Sonunda kendimi toparladım ve konuşmamı sonuna kadar
götürdüm." (Luise Dornemann, Clara Zetkin, Yaşamı ve Mücadelesi,
sayfa 69, Almanca)
Zetkin'in çocukları küçük yaştan itibaren yoldaşları yanında büyüyordu.
Çocuklarla yakından ilgilenenlerden biri, yaşlı bir komün savaşçısıydı.
1886'da Clara Zetkin'in kocası ağır bir hastalığa yakalandı ve iki
yıl felçli bir yaşam sürdürdü. Bu yıllarda Zetkin, hem para kazanmak
ve hem de kocasına ve çocuklarına bakmak zorundaydı. Kocasının adını
kullanarak yazarlığa başladı. Bu dönem yazar kadın pek yoktu. Kadınlara
siyasi toplantılar, siyasi çalışma ve parti çalışması genelde yasaktı.
1889'da Ossip Zetkin öldü, Clara 32 ve çocukları 6 ile 4 yaşındaydı.
***
1889'da II. Enternasyonal'in Kuruluş Kongre'sine katıldı. Burada
tercüme görevlerini üstlendi. Ayrıca kadın sorununa ilişkin programatik
nitelikte bir konuşma yaptı. Krupskaya, bu konuşmanın Rus delegeler
üzerinde çok etkili olduğunu ve Bolşeviklerin kadın çalışmasında dürtücü
bir rol oynadığını yazıyor.
1889'un sonunda Clara Zetkin, iş nedeniyle İsviçre'ye gitti. Ancak
burada sadece 6 ay kaldı, çünkü aldığı para geçimine yetmiyordu. Böylece
Almanya'ya ailesinin yanına döndü. Bu arada verem hastalığına yakalandı
ve 1 yıl çocuklarıyla birlikte bir sanatoryumda kaldı.
Bir kadın için iş bulmak, o günkü dönemde oldukça zordu, hatta sosyal
demokrat partide dahi. Clara Zetkin iş bulmak için bıkmadan çaba gösterdi.
Sonunda Dietz Verlag adlı yayınevi ona çeviri işi verdi ve daha sonra
da, 1891'de SPD'nin kadın gazetesi "Gleichheit"ı (Eşitlik)
çıkarma imkanını tanıdı. 14 günlük gazete olarak çıkan "Gleichheit"
yayın hayatını tam 25 yıl sürdürdü. Başlangıçta Clara Zetkin, gazeteyi
tek başına çıkarıyordu. Sekreterlik, redaktörlük, yazarlık, gazetenin
mizampajı... herşey ondan soruluyordu.
Anneleriyle birlikte ordan oraya taşınan çocuklar epey zorluk çekiyorlardı.
Almanca, Fransızca, İngilizce ve Rusça karışımı bir dil konuşuyorlardı.
Özellikle Fransız düşmanlığının yoğun olduğu Almanya'da okulda diğer
öğrenciler tarafından itilip-kakılıyorlardı. Annelerinin "kızıl"
olarak tanınması da bunda rol oynuyordu. Annelerinin davalarına sahip
çıkıyor, kendilerini devrimci olarak görüyorlardı.
Clara Zetkin, Almanya'da proleter kadın hareketinin öncülüğünü yapıyordu.
1897'de Parti Denetim Kurulu'na seçildi. Parti çalışmasına aktif olarak
katılıyor, grevleri ziyaret ediyor ve toplantılar düzenliyordu. Yılda
300 toplantı düzenlediği oluyordu. Clara çocuklarını bazen yanında
götürüyor, bazen de tanıdıklarına bırakıyordu.
Clara Zetkin, 1900 yılında SPD'nin ilk kadın konferansının yapılmasına
öncülük etti. Bu konferansta kadın çalışmasında ağırlığın proleter
kadınlara ve işletmelere kaydırılması düşüncesi önplana çıktı.
***
Clara Zetkin ile kendisinden 16 yaş küçük Rosa Luxemburg'un dostluğu
1898 yılındaki Stuttgart Parti Kongresi'ndeki tanışmayla başlar. Bu
kongrede Bernstein revizyonizmine karşı mücadele belirleyici olmuştur.
Rosa teorik-siyasi alanda yetenekli, önder nitelikte biriydi. Bu iki
kadın önder Hannover'deki parti kongresinde oportünist-revizyonistlerin
saldırılarının hedefi olmuşlardı. 1903'te Crimmschauer Weber fabrikasındaki
grevin sosyal demokratlar tarafından satılması üzerine Zetkin "Gleichheit"
sayfaları üzerinden ateş püskürdü. Bernstein revizyonizmine karşı
mücadelede Clara Zetkin bir dizi eski dostunu kaybetti. Bernstein
ve Emma Ihrer vb. karşı kampta, revizyonist kampta saf tutmuşlardı.
* * *
Clara Zetkin, 1897'de kendisinde yaşça oldukça küçük sosyaldemokrat
bir ressamla ikinci evliliğini yapar. 1918'de ikinci evliliği bozulur.
1905 yılında Rusya'daki devrimi ilk selamlayanlardan biri Clara Zetkin'dir.
İlk eşi Ossip Zetkin dönemindeki ilişkilerle başlayan Rusya'ya yakınlığı
hayatı boyunca sürer.
Clara Zetkin, 1905-1907 yıllarında ağır hastadır. Buna rağmen, 1907
yılında Uluslararası Kadınlar Konferansı'na katılır ve konferansı
yönetir.
1910'da II. Enternasyonal döneminde, Danimarka'nın başkenti Kopenhaag'da
toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda Clara Zetkin'in
önerisiyle 8 Mart, emekçi kadınların mücadele günü olarak kabul edilir.
1914'de Emperyalist Dünya Savaşı başlar. Savaş karşıtı tutumuyla Clara
Zetkin polisçe sürekli izlenir, evi basılır vs. Temmuz 1915'de tutuklanır
ve Ekim'e kadar hapiste yatar. 58 yaşındaki Clara Zetkin'in sağlık
durumu hiç iyi değildir. Clara Zetkin tanınmış bir kişi olduğundan,
sağ sosyaldemokratlar da serbest bırakılması için baskı yaparlar.
Sonuçta teminat ödenerek hapisten çıkar. Bu dönemde Almanya Sosyal
Demokrat Partisi derin bir ayrılık yaşamaktadır. Sol sosyaldemokratlar
(Liebknecht, Luxemburg, Mehring) Spartaküs grubunu kurarlar. Zetkin,
hastalık nedeniyle Kuruluş Kongresine katılamaz. Spartaküs grubu öncelikle
Berlin'de etkindir. Zetkin ise bu dönem Stutgart'ta yalnızdır. Partinin
bölünmesi onu oldukça sarsar. Bu arada her iki oğlu askere alınmıştır,
cephededir.
Clara Zetkin, 1915'de Bern'de yapılan Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda
sosyaldemokrasiyle kesin ayrılığı savunan Bolşeviklerin tersine uzlaşmacı
bir tavır takınır ve İnes Armand ve Lenin tarafından eleştirilir.
1917'de Almanya Bağımsız Sosyal Demokrat Partisi (USDP) kurulur. Zetkin,
başlangıçta USDP'ye girip girmeme konusunda tereddüt eder, O, Enternasyonal
grubundadır. 29 Haziran'da "Eşitlik" dergisinden ayrılır
ve "Leipzig Halk Gazetesi"nin kadın sayfalarını üstlenir.
Ekim 1917'de Rusya'da devrim patlak verdiğinde hiç tereddütsüz devrimi
selamlar, Bolşevik devrimin tarihsel rolü ve önemini görür.
1918'de Almanya Komünist Partisi (KPD) kurulur. Zetkin'e USDP saflarında
kalması salık verilir. 1919 Mart'ndaki Parti Kongresi'nde USDP'den
ayrılır.
1919 yılında, KPD'nin önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht
hunharca katledilir. Ossip Zetkin'den sonra Rosa ve Karl'ın ölümleri
Clara Zetkin'in yaşamında ağır darbe olmuştur.
1919 yazında bütün gücünü toplayarak KPD'nin inşa çalışmasına girer.
Kadınlar arasında komünist çalışmaya gönül vermiş olan Clara Zetkin
"Komünist Kadın" dergisini çıkarır.
Zetkin sürekli ölüm tehditi altındadır. O dönemdeki koşuşturmasını
şu satırlar dile getiriyor:
"Cuma günü yeniden parlamento ve akşam Esslingen'de KP(D)'nin
büyük bir toplantısına katıldım. Salt bunlar için toplam 5 saatlik
yol yürüdüm. Cumartesi yeniden parlamentoya ve değişiklik olarak akşam
bir konferansa katıldım. Bu konferansta buradaki işçilerin de kafasını
karıştıran Steinerci 'üçlülük' teorisiyle (Clara Zetkin Antroposofiyi
kastediyor - yazarın notu) boğuşmak zorunda kaldım." (Luise Dornemann
, Clara Zetkin, Yaşamı ve mücadelesi, sayfa 361)
1919 yılında Clara Zetkin oldukça hastadır ve bu nedenle planlananın
tersine Berlin'e gidemez.
Biraz iyileştiğinde ama, derhal seyahate başlar. Bu arada merkezi
yayın organında çalışmakta ve kadın gazetesi çıkarmaktadır. Dahası
o, legal parlamenter mücadelenin içindedir ve Baden-Württenberg eyalet
meclisinin üyesidir.
Ulusal meclis seçimlerine katılıp katılınmayacağı KPD'de de başından
beri tartışmalıdır. Clara, parti kongresinin aldığı seçimlere katılmayı
reddetme kararına son derece kızar. O, parlamentoyu, kitlelere ulaşmanın
bir aracı olarak kabul ediyor ve "kitlelere konuşabilmek için
gerektiğinde pislik yığınının üstüne çıkarım" (age, sayfa 367)
diyerek görüşünü savunuyordu.
***
Clara Zetkin, 1920'de Reichstag'a seçildi. Paul Levi ile birlikte
mecliste KPD'yi temsil ediyordu. 1920'de birinci Rusya gezisini gerçekleştirdi,
Lenin ve Krupskaya ile görüştü.
Aralık 1920'de düzenlenen KPD'nin kadınlar konferansında Rusya gezisi
hakkında rapor verdi.
Clara Zetkin'in "Kadınlar arasında komünist çalışmanın yönergeleri"ni
kaleme alması bu döneme rastlar.
Clara Zetkin, Mart eylemlerinin değerlendirilmesi, Komünist Enternasyonal'in
ortayolcu Serrati'ye karşı uzlaşmaz tavrını onaylamaması noktalarında
ortaya çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle 1921 Şubatında KPD'nin Merkez
Komitesi'nden istifa eder. Bu dönem KPD'nin 300 bin üyesi vardır.
Bu günlerde Prusya'da seçimler yapılır ve KPD 1 milyon oy kazanır.
Clara Zetkin, istifasından sonra mücadelesinde oldukça yalnız kalır,
kendisiyle birlikte istifa eden diğer dört yoldaşı yanlış bir çizgide
ilerlerler, Levi tam bir oportünist olur çıkar.
Clara Zetkin1921'de Komünist Enternasyonal'in 3. Dünya Kongresi'ne
katılır. Lenin, istifasından dolayı onu şiddetli bir şekilde eleştirir.
Görüş ayrılıklarının odaklandığı nokta Bolşevik Partilerin örgütsel
inşası ve demokratik merkeziyetçilik sorunlarıdır.
1921 Ekim'inde Clara Zetkin İtalyan Sosyalist Partisi'nin kongresine
katılmak üzere gizlice İtalya'ya geçer. Bu kongrede o, sekter kanada
karşı 3. Enternasyonal'in çizgisinin savunuculuğunu yapar.
Sınırı illegal olarak geçtiği bu gezi oldukça tehlikeli ve yorucuydu.
Clara Zetkin, ilerlemiş yaşına rağmen bütün zorluklara göğüs geriyordu.
Gece yarısı tarlalardan ve bataklıklardan geçmek, tel örgüleri ve
hendekleri aşmak zorundaydı:
"Islak çoraplarıma ve çizmelerime rağmen, sınırı aştıktan sonra
bir Alman treninde yer almak oldukça iyi bir histi. Bana genç insanların
dahi bu sınır geçişlerden sonra 3 gün yataklık olduğunu anlattılar,
ben küçük bir üşütmeyle atlattım ve maceradan 24 saat sonra 4000 işçinin
karşısına konuşmacı olarak çıktım." (age, sayfa 456)
Clara Zetkin kadın ve çocuk sorunlarıyla ilgilendi. Kadın yoldaşlarının
problemlerini dinledi, işçi kadınların yaşam koşullarını yakından
izledi. O, Komünist Enternasyonal Kadın Sekretaryası'nda Batı Avrupa
sorumlusu olarak yeraldı. "Rusya Açlık Çekiyor" yardım kampanyasının
yöneticiliğini yaptı. Komünist Enternasyonal Yürütme Kurulu'nda faşizm
tehlikesi vb. gibi önemli sorunlarda çalışmalarda bulundu, konuşmalar
yaptı. Birleşik Cephe konusundaki üç uluslararası toplantıda Komünist
Enternasyonal'in temsilciliğini yaptı.
1923 yılında Clara Zetkin'in sağlık durumu giderek kötüleşti. Kalp
rahatsızlığı, nefes darlığı çekiyordu. Ayrıca son Rusya gezisinde
ayakları donmuş ve kalıcı rahatsızlık bırakmıştı. 20 Temmuz'da Komünist
Enternasyonal kongresinde faşizme karşı konuşmasını oturarak yapmak
zorunda kalmıştı. Artık ne yürüyebiliyor, ne de ayakta durabiliyordu.
1925'e kadar hasta yatağında kaldı. Bu arada KPD yasaklanmıştı (1923).
Rusya'da tedavi gören Clara Zetkin bir taraftan da boş durmuyor ve
burjuvazinin kışkırtmalarına karşı, Bolşeviklerin Kafkaslarda terör
uyguladıkları yalanlarını yaymalarına karşı bir kitap yazıyordu.
***
Clara Zetkin, 1925 yılında yeniden Almanya'ya döndü ve Reichstag'da
(Alman Parlamentosu) konuşmalar yaptı. Berlin'de Kasım ayında Wilhelm
Pieck ile birlikte bir protesto mitingine katıldı. Almanya seyahetine
çıkarak işçi merkezlerinde toplantılar düzenledi ve bu toplantılarda
Rusya izlenimlerini anlattı. 1925 sonunda yeniden Moskova'ya döndü.
Enternasyonal görevler onu bekliyordu. Komünist Enternasyonal Başkanlığı'nın
ve Yürütme Kurulu'nun üyesiydi. 1925'den itibaren Enternasyonal Kızıl
Yardım'ın başkanlığını üstlendi. O, 1927 yılında Almanya'ya yeniden
döndü. Hastaydı, gözleri giderek daha az görüyordu, ancak mücadele
azmi hiç eksilmemişti. Berlin'deki karşılama töreni tam bir kitlesel
gösteriye dönüştü. Ekim 1928'de Sovyetler Birliği'ne geri döndü ve
Doğu Kadınları Konferansı'na katıldı.
1930 yılında bir sanatoryumda yattı. Burada dahi mümkün olduğunca
disiplinli bir çalışma programı uyguluyordu:
"Sabah saat 5'te yatağında oturarak yazıyordu -büyük harflerle,
zorlanarak yazıyordu. Sonra giydiriliyor ve kahvaltıya oturuyordu.
Kahvaltıda kendisine günlük basının en önemli makalelerinin, KPD'nin,
Reichstag'ın ve Komünist Enternasyonal'in belgelerinin okunmasını
istiyor ya da raporları dinliyordu. Yemekten sonra doktorların tavsiyesine
harfiyen uyarak yarım saat parkta geziyordu. Öğleden sonra mektuplarını
yazıyor, bilimsel siyasi çalışmasını yürütüyordu. Hastalığı onu çok
bunaltıyordu, arkadaşlarına sık sık bundan yakınıyordu." (age,
sayfa 531)
Tüm bu hastalıklarına rağmen, Clara Zetkin1929-31 yılları arasında
belirli aralıklarla Almanya'ya gitti. Faşizme karşı mücadele ve Birleşik
Cephe günün konuları olarak onu da yakından ilgilendiriyordu. 1932
yılında Reichstag'ın en yaşlı üyesi olarak yaptığı açılış konuşmasını
yaptı. Konuşmasında faşizmi teşhir etti. Kelimenin tam anlamıyla son
nefesine kadar çalıştı. O'nun son çalışması "Lenin'in Kadınlara
Vasiyeti" adlı yazısı oldu. Clara Zetkin, 20 Temmuz 1933'de,
76 yaşında öldü.
***
Clara Zetkin'in yaşamında politika en önemli alandı. O tüm diğer
şeyleri buna tabi kılıyordu. Siyasi çalışmayı bir yük olarak değil,
severek yaptığı bir iş olarak görüyordu. Elbette ki siyasi çalışması
nedeniyle bir sürü sınırlamalara katlanmak zorundaydı, ama O bunları
gerekli fedakarlıklar olarak kabul ediyordu. Onun bu yaklaşımı sonucu,
çocukları da onun yürüdüğü yolu izlediler ve her ikisi de annelerini
destekleyen birer komünist oldular. Elbette bunda işçi hareketinin
o günkü yaygınlığı da bir rol oynuyordu. Ancak, esasta Zetkin'in özel
yaşamda da komünistçe davranma ve yaşama idealinin rol oynadığı açıktır.
Clara Zetkin çocuklarına pek fazla zaman ayıramamıştı, ancak sorumlu
davranmış, çocuklarına ayırabildiği zamanı dolu dolu geçirmiş, onların
eğitimi ve siyasi aydınlanması için çaba sarfetmişti.
Aşk ve sevgi ilişkileri hakkında bilinenler oldukça azdır. Clara Zetkin
Ossip Zetkin'le derin bir sevgi birlikteliği yaşamıştır. Daha sonraki
yıllarda Zundel'le yaşadığı beraberlik de elbette aşk ve sevgi üzerinde
yükseliyordu. Ancak, arkadaşının siyasi yönünün değişmesiyle bu ilişki
de sona ermişti. Clara Zetkin'in 32 yaşında iki çocukla yalnız kalmasını
izleyen yıllar şüphesiz büyük bir sınavdı. O günkü dönemde bugüne
oranla çok daha zor olanı gerçekleştiren Zetkin, kendi ayakları üzerinde
duran bir komünist kadın olarak işçi ve emekçi kadınların hakları
için mücadele etti. O, şüphesiz Kollontay'ın kastettiği "yeni
kadın"ın en tipik örneklerinden biriydi.
Clara Zetkin hayatı boyunca disiplinli bir şekilde ve çok çalıştı.
Başka türlü işlerin altından kalkamazdı. O hep ileriyi hedefledi,
daha çabuk ve daha ileriye gitmek istedi. O'nun çalışmasını ve yaşamını
belirleyen temel düşünce, sosyalizm için mücadele dışında bir yaşamın
kendisi için kabul edilemez oluşuydu. Çoğunluğun çektiği acılar ona
katlanılamaz geliyordu. Bütün haksızlıklara ve sefalete gözünü kapayarak
kendi hayatını yaşamak aslında her zaman mümkündür ve bu Clara Zetkin
için de geçerli olabilirdi. Ancak, O seçimini farklı bir biçimde yaptı.
Kendisini yaşamaya değer bir toplum için mücadeleye, sosyalizm için
mücadeleye adadı.
O'nun çalışma tarzında disiplin ve cesaret öne çıkıyordu. Zaaflarını
aşmak için azimli bir çalışma! Yoldaşlarını ve işçi kadınları dinliyor,
onların tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyor, bilgileri topluyor
ve yine onları yoldaşlarının hizmetine sunuyordu. Kitlelerle temasını
hiçbir zaman kaybetmemeye çalışıyordu.
Zetkin, bütün yaşamı ve mücadelesiyle, kadınların kendi kaderlerini
değiştirebiliceklerini, farklı bir yaşam sürdürebileceklerini göstermektedir.
Clara Zetkin KPD'nin kuruluşunda neredeyse tamamen genç yoldaşlarla
beraber oldu, eski dostlarının çoğunu kaybetti. O'nun arkadaşlıkları
içinde Rosa'yla dostluğu farklıydı. Dostlukları siyasi mücadele içinde
doğmuş ve derinleşmişti. Bunda siyasi birliktelik, kişisel eğilimlerdeki
ortaklık, anlayıştaki birlik büyük bir rol oynuyor ve üretken bir
dostluğa bürünüyordu.
Clara Zetkin zaaflarını aşmak için büyük çaba gösteren çok yönlü,
önder kadrolardan biriydi.
Clara Zetkin'in ideolojik zaafları, öncelikle önemli bazı siyasi sorunlara
yaklaşımında ortaya çıkmıştır. O, sosyal şovenlere karşı amansız bir
mücadeleyi talep eden ve II. Enternasyonal oportünizmiyle bağları
koparmayı talep eden Bern kadın konferansında ve Spartaküs ayrılığında
ortayolcu bir tavır takınmıştır. KPD Merkez Komitesi'nden istifası
onun en ağır hatası olmuştur. Hatalarına rağmen o eleştiriye açık,
özeleştiriden çekinmeyen bir kişiliğe sahipti. Kibirlilik yapmadan,
hatalarını pratikte düzeltmiştir.
Uluslararası alanda işçi ve emekçi kadınların mücadelesini yönlendiren
Komünist Kadın Enternasyonali'nin öncüsü olarak içte ve dışta amansız
bir mücadele yürütmüştür. KPD kurulur kurulmaz, ilk ilgilendiği işlerden
biri "Rote Fahne"nin eki olarak proleter kadınlar için özel
bir gazetenin çıkarılması olmuştur.
O, 76 yaşına rağmen genç bir savaşçıydı. Hiçbir zaman kendini yükseklerde
görmedi, öne çıkan yetenekleriyle de yoldaşlardan biri olarak mücadelede
yerini aldı. O'nun yaşamı ve mücadelesi başta kadın devrimciler olmak
üzere, tüm devrimcilere örnek olmalıdır.
Haziran 1998
