Yeni Dünya İçin ÇAĞRI, sayı 34, Kitap Tanıtımı:

Kazanımları ve Hataları ile
İBRAHİM KAYPAKKAYA
(Genel Değerlendirme)

iboBu sayımızda "Yeni Dünya İçin Çağrı Yayınları" tarafından yayınlanan bir kitabı tanıtacağız... Kitap bir komünist önderi anlatıyor, bu komünist önderin siyasi çizgisi hakkında genel bir değerlendirme yapıyor...
Kim mi bu komünist önder?!
"Ser verip sır vermeden", işkencehanelerde direnişlerden bahsedildiğinde ilk akla gelen isimlerden birisi... Faşizmi "en güçlü" olduğu alanlardan birisinde, işkencehanelerde yenilgiye uğratan... Diyarbakır işkencehanelerinde canbedeli direnişiyle devrimci hareket içerisinde bir geleneğin yaratıcısı olandı O!
O; İbrahim Kaypakkaya'ydı...
İbrahim Kaypakkaya, ...-Türkiye devrimci hareketinde sadece yiğitliği, işkencede ser verip sır vermeme tavrı ile değil, siyasi yönüyle, savunduğu düşüncelerle de 1968 kuşağının en önemli devrimcilerinden, komünist önderlerinden birisidir. Kaypakkaya; Şafak revizyonizmine karşı yürüyen ideolojik mücadele ve bu mücadele içinde kurulan komünist öncü gücün kurucusudur...
18 Mayıs 1973'te Diyarbakır işkencehanelerinde faşist diktatörlük tarafından katledildiğinde İbrahim Kaypakkaya, ...-Türkiye'de 70 yıllık kemalist faşist diktatörlüğün gerçek niteliğini gözler önüne sermiş, ulusal sorun gibi tabu sayılan bir konuda marksist-leninist temelleri esasta doğru olarak ortaya koymuş; Türkiye'nin bir halklar hapishanesi olduğunu, kurtuluşun faşist diktatörlüğün yıkılması, işçilerin-köylülerin devrimci demokratik diktatörlüğünün kurulması temelinde kazanılacağını yükseklere kaldırdığı mücadele bayrağına yazmış birisiydi... Kısaca O katledildiğinde; Kuzey Kürdistan-Türkiye'de Mustafa Suphi TKP'sinden sonra ilk kez komünist bir alternatifin şekillenmesinin genç önderiydi...
Hareketli, yoğun ve ama ne yazık ki kısa süren devrimci yaşantısında İbrahim Kaypakkaya, Kuzey Kürdistan-Türkiye devrimci hareketinde bir dizi konuda ilkleri ortaya koyan insandı: 1970'li yılların başında bütün sol içinde Kemalizmin oldukça etkin olduğu bir dönemde Kemalizmin Kuzey Kürdistan-Türkiye devriminin başdüşmanı olduğunu söyleyerek Kemalizm kuyrukçuluğuna ağır bir darbe indiren... Yine sol hareket içinde önemli bir yere sahip olan cuntacılığa, darbeci zihniyete karşı çıkan... 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin ardından yaptığı değerlendirmede, devrimin işçi sınıfının eseri olacağını söyleyip fokocu anlayışlarla hesaplaşarak Marksizm-Leninizmin savunuculuğunu yapan da oydu...
Bunlar gibi daha birçok noktada ileri sürdüğü görüşler temelinde şekillenen komünist hareketin önderi olarak O, birçok olumlu şeyin yanında yanlışlar da yaptı. Bu yüzden O'nun genel değerlendirmesi içinde olumlu yanlarına vurgu yapmak ve olumlu görüşlerini geliştirmek, yanlışlarına karşı da mücadele yürüterek bunlardan arınıp komünist hareketi daha da ileri mevzilere taşımak bir zorunluluktur.
Durum böyle iken, ölüm yıldönümlerinde İbrahim Kaypakkaya, kurucusu olduğu TKP-ML'nin çeşitli kanatları tarafından dokunulmaz bir aziz derekesine indirilerek anılmakta, sözümona "sahiplenilmektedir!"
Bu yanlış "mirasçılık" anlayışlarıyla polemik içinde Yeni Dünya İçin Çağrı, İbrahim Kaypakkaya'da varolan gerçek durum neyse onu ortaya koymak, "ondan öğrenmek, doğrularına sahip çıkmak ve geliştirmek, hata ve eksikliklerine karşı mücadele ederek onları aşmak" "komünizm davası için mücadeleye bütün benliği ile sarılmak"... için sözkonusu derlemeyi yayınladı.
İlk baskısı 1993'te Yeni Dünya İçin dergisi tarafından yayınlanan İbrahim Kaypakkaya'nın genel değerlendirmesi kimi eklerle geliştirilerek 1998'de yeniden yayınlandı. Derlemenin hazırlığı ve yayınlanması hakkında yazılan önsözde şu noktanın altı çizilmektedir:
"Bu değerlendirmeler, kuşkusuz İbrahim Kaypakkaya'nın tüm eserlerinin her noktada detaylı olarak irdelenmesi vb. değildir. Yalnızca Marksizmin-Leninizmin savunulması açısından en temel noktalarda yaklaşımların irdelenmesi temelindeki değerlendirmelerdir. Ve bir komünistin genel değerlendirmesi açısından belirleyici olan da budur."
İbrahim Kaypakkaya genel değerlendirmesi yanında İbrahim'in hayatı ve iki önemli yazısına da yer verilen derlemede; TKP-ML içinde yürüyen tartışmaların kimi belgeleri -"1978 Özeleştirisinden", "TKP-ML içinde bu özeleştiri konusundaki mücadele üzerine"...- ile Bolşeviklerin "Kemalist devrim ve Kemalist iktidar hakkındaki tezleri", "Kürt milli meselesinde Komünist Enternasyonal'in ve TKP'nin tavırları hakkında tezler" de ek olarak yayınlanıyor.
İbrahim Kaypakkaya'ya ve onun siyasi görüşlerine yaklaşım konusunda daha fazla bilgilenmek, kimin İbrahim Kaypakkaya'yı hangi temelde savunduğunu görmek; konuyla ilgili kimi belgeleri tanımak araştırmacılar için önemli bir kaynak...
Elbette sadece bunlar için değil, bunlardan da çok daha önemli olanı, Türkiye'de işçi sınıfının sömürü düzenine karşı verdiği, vereceği sınıf mücadelesinde, Marksizm-Leninizm bilimi ışığında Kemalizm, ulusal sorun, faşizm, devrimin kitlelerin eseri olacağı, reform-devrim ilişkisi vb. vb. noktalardaki tavırları kavramak ve işçi sınıfının, sınıf bilinçli öncüsü olabilmek için de okunması gerekli bir kitap.