İşçi Sınıfı Hareketi
Üzerine Yazılar (H. Yeşil)
Sınıfsız, sömürüsüz yeni bir dünya özlüyoruz, istiyoruz. Yeni dünyayı
işçilerin, emekçilerin yaratacağını, bu büyük dönüşümün öncülüğünü
en devrimci sınıf olan işçi sınıfının yapacağını söylüyoruz...
Peki bu büyük dönüşüm mücadelesinde işçi sınıfının kullandığı yol
ve yöntemler neler olacak? Sömürücü sınıfların saldırılarına karşı
ne ile cevap verilecek? İşçi sınıfı hangi araçlarla saldıracak?
Sınıf savaşımında grevlerin taktik ve stratejik önemi nedir? Uluslararası
işçi sınıfının grev konusundaki deneyimlerinden nasıl öğrenilmeli?
Bugün işçi sınıfının mücadeleyi sendika ağalarının cenderesinden
kurtarmasının yolları var mı? Varsa neler?
Türkiye işçi sınıfı tarihinde büyük bir öneme sahip olan 15-16 Haziran
Büyük İşçi Direnişi'nden çıkarılan dersler neler? Bu mücadelenin
mirası işçi sınıfına neler öğütlüyor?! Türkiye işçi sınıfına enjekte
edilen yanlış görüşler neler? İşçi sınıfına yağcılık yapmakla işçi
sınıfının kurtuluşu sağlanabilir mi?
Tüm bu ve benzeri soruların yanıtlarını bulabileceğiniz bir kitabın
tanıtımını yapmak istiyoruz bu sayımızda... Kitabın ismi: "İşçi
Sınıfı Hareketi Üzerine Yazılar". Dönüşüm Yayınları tarafından
1991'de yayınlanan kitabı H. Yeşil kaleme almış.
Daha önce de bu sayfalarda çeşitli kitaplarını tanıttığımız H. Yeşil'in,
işçi sınıfı hareketi üzerine kaleme aldığı kitap dört ana bölümden
oluşuyor.
Bu bölümlerden ilki "İşçi sınıfı hareketi konusunda uluslararası
deneyimler" başlığını taşıyor. Bölümün girişinde H. Yeşil,
bir dönem Kızıl Sendikalar Enternasyonali Genel Sekreteri olan Alexander
S. Losovsky'nin "Meydan savaşı olarak grev" başlığıyla
1930'un başlarında verdiği dört konferans konuşmasının broşürünü
özetliyor. Losovsky'nin grev konusunu temel aldığı sözkonusu konferanslarda
özellikle grev mücadelesi ile savaş bilimi arasındaki bağıntıya
dikkat çekilmekte, talepleri, hedefleri ve aşamaları bağıntısında
grevler irdelenmektedir. Grevlerin gerçek savaş okulu olabilmesi
için, bu savaş araçlarının savaş bilimine göre yürütülmesinin zorunluluğunun
da vurgulandığı bu bölümde, savaşı kurallarına uygun tarzda hazırlama
ve sürdürme noktasında bilincin rolü ve örgütlülüğün önemi vurgulanmaktadır.
Bu bölümde işçilerin grev savaşımında en önemli örgüt silahlarından
birisi olarak "Grev ve Mücadele Komiteleri" öne çıkarılmaktadır.
İlk bölümün diğer iki makalesinde ağırlıklı olarak "Grev Komiteleri"
üzerinde durulmakta, konuyla ilgili olarak uluslararası işçi sınıfının
deneyimleri okuyucuya aktarılmaktadır. Kızıl Sendikalar Enternasyonali'nin
ve Stalin'in grev ve mücadele komiteleri bağıntısındaki görüşlerine
geniş yer verilen makalelerde sözkonusu komitelerin görevleri ve
işlevleri çeşitli açılardan ele alınmaktadır. Bölümün son makalesi;
yine Losovsky'nin kaleme aldığı "Karl Marx ve sendikalar"
başlıklı yazısı üzerine ilk notlardan oluşmaktadır. Bu bölümde yazar,
Marksizmin işçi sınıfı hareketi ve sendikalar üzerine evrensel ve
birinci derecede öneme sahip ilkelerini öne çıkarmaktadır. Yazar,
bu ilkelerin parlak bir şekilde uygulanmasının ortaya koyduğu çeşitli
ülkelerdeki işçi sınıfı hareketi üzerine Marx'ın değerlendirme ve
öğretilerini özetlemektedir.
H. Yeşil, kitabın ikinci bölümünü 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ne
ayırmış.
Bu bölümde öncelikle 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin ne olduğunu,
nasıl geliştiğini aktaran yazar, komünist hareketin önderlerinden
İbrahim Kaypakkaya'nın Türkiye işçi sınıfı hareketinin bu en büyük
eyleminden çıkardığı dersleri değerlendirmekte, onun Türk-İş ve
DİSK'le ilgili görüşlerine yer vermektedir.
Sözkonusu değerlendirmenin yapıldığı koşullarda Marksist-Leninistlerin
soruna nasıl yaklaştıklarının altını çizen yazar, İbrahim Kaypakkaya'nın
değerlendirmesinde doğru yanlara sahip çıkmak ve onları geliştirmek,
yanlışları eleştiri-özeleştiri ile aşmak gerektiğini belirtiyor.
H. Yeşil 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ni incelediği bölümde;
Marksizm-Leninizm adına konuşan çeşitli örgütlerin 15-16 Haziran
Büyük İşçi Direnişi'ne ve işçi sınıfı hareketine yaklaşımlarını
da tartışma içine çekmektedir. T"K"P, "Saçak"
ve "legal Marksizm" odakları; Mahir Çayan ve THKP-C ve
bu kökenden gelen örgütlerden Dev-Yol ile Kurtuluş (TKKKÖ), Sosyalist
İşçi, PKK ve Partizan örgütlerinin konuyla ilgili yaklaşımlarını
ortaya koyan yazar, bu konularda bu akımların yanlışlarıyla polemik
yürütmektedir.
H. Yeşil, işçi sınıfı hareketi üzerine kaleme aldığı derlemesinin
üçüncü bölümünde 12 Eylül sonrası dönemde işçi sınıfı hareketinin
durumunu irdelemektedir. Bu bölümde ağırlıklı olarak; 12 Eylül sonrasında
işçi sınıfının geliştirdiği çeşitli eylem ve grevlerin bir değerlendirmesi
yapılmakta, işçi sınıfının ve onun örgütlerinin durumu irdelenmektedir.
Askeri darbe ile işçi sınıfının kazanılmış birçok hakkının gaspedildiği,
buna karşın işçi sınıfının 1984'lere kadar kendi kabuğuna çekildiği,
bekleme içine girdiği, sessiz ve üzerine ölü toprağı serpilmiş bir
görünümde olduğu; bu durumun süreçte ortadan kalktığı tespit edilmektedir.
Yazar, işçi sınıfının andaki hareketinin temelinin ve esas itici
gücünün ekonomik talepler olduğunu; bu hareketin "ücret köleliği
sistemini" karşısına almadığını, bu anlamda düzen içi ve reformcu
nitelikteki bu işçi hareketinin boyutları ne kadar büyük olursa
olsun düzen açısından bir tehlike oluşturmadığını tespit etmektedir.
Yine sınıfın sözde kitlesel sendikası görünen, gerçekte sınıfı kontrol
etme ve onu frenleme aracı olan Türk-İş gibi sendika konfederasyonlarının
12 Eylül sonrası dönemde işçi sınıfı hareketini düzen içine bağlamakta
oynadıkları role de değinilen bu bölümde, işçi sınıfının sendika
ağalığının zararlı etkisinden kurtulmak için çeşitli örgütlenme
ve mücadele yöntemleriyle mücadeleyi kendi eline alması gerektiği
vurgulanmakta, bu bağlamda "Grev ve Mücadele Komiteleri"nin
gerekliliği bir kez daha bilince çıkarılmaktadır.
Kitabın dördüncü ve son bölümünde işçi sınıfı hareketi bağlamında
ileri sürülen kimi yanlış görüşler tespit edilmekte, bunlarla polemik
içinde doğru görüşlerin savunusu yapılmaktadır.
Yazar, esas olarak "devrimci sendikal birliğin sağlanması"
adına ileri sürülen kimi yanlış görüşlerle, işçi sınıfının kimi
ekonomik eylemlerini değerlendirme ve genel grev anlayışı bağlamında
düşülen yanlışlıklarla, oportünist genel grev çağrılarıyla, kitle
kuyrukçuluğuyla, reformist sendikal anlayışın "devrimcilik",
"solculuk" vs. adına savunulmasıyla vs. hesaplaşmakta,
bu noktalarda yanlış görüşlerin karşısına Marksist-Leninist doğruları
çıkarmaktadır.
Kısaca "İşçi Sınıfı Hareketi Üzerine Yazılar" başlıklı
kitap, Türkiye işçi sınıfı hareketinin acil sorunlarını tartışan,
işçi sınıfının önündeki sorunları aşması için somut önerilerde bulunan,
eğitici, yol gösterici bir kitap...
Okuyun...
Bu yargımızın sizler tarafından da paylaşılacağına inanıyoruz.
Ama bu yetmez...
Kitapta ortaya konulan doğru görüşlerin hayat bulması, işçi sınıfının
ücretli kölelik sistemini yıkma mücadelesinde bu doğru görüşlerden
yararlanması önemlidir. Bu yüzden kitapta savunulan doğru görüşlerin
işçi sınıfına taşınması, yaygınlaştırılması gereklidir.
Bu görev, bu doğruları okuyan, kavrayan, sahiplenen ve savunan herkesin
omuzlarındadır...
Mayıs 2000
