"Bolşevik Parti İnşa
Öğretisi Üzerine..."

HER İŞÇİNİN OKUMASI GEREKEN BİR KİTAP!

Bolşevik Parti Öğretisiİşçi sınıfının kurtuluşunun işçi sınıfının kendi eliyle olacağı, proletaryanın modern-kapitalist toplumda gerçekten sonuna dek tek devrimci sınıf olduğu ve bu sınıfın kendisiyle birlikte tüm insanlığı kurtarma tarihi misyonuna sahip olduğu görüşü komünistler tarafından savunulmaktadır.
Eğer işçi sınıfını kurtaracak olan, sınıfın bizzat kendisi ise, o zaman, o sınıfın yalnızca çok küçük bir bölümünü içinde barındıran özel bir parti örgütlenmesine ne gerek vardır? Böyle özel bir parti örgütlenmesi, sınıf adına hareket ettiğinde, işçi sınıfının kendi kendini kurtarması boş laf değil midir? vb. sorular her zaman marksist-leninistlere sorulmuştur.
Bu bağlamda bilinçte tutulması gereken sorun; bir sınıfın kendi kendini kurtarmasıyla, o sınıfın bir siyasi örgüt içinde birleşmiş, siyasi yönden ileri, yolgösterici küçük bir kesimin bu kendi kendini kurtarma işinde sınıfa önderlik etmesi, birbirini dıştalayan şeyler olmadığıdır.
Temsil ettiğini ileri sürdüğü sınıfın gerçek çıkarlarını bilimsel bir şekilde tespit edip savunduğu; sınıfının gerçek öncüsü ve onun kopmaz bir parçası olduğu sürece, işçi sınıfının küçük bir bölümünün, Komünist Partisi içinde örgütlenmesi ve sınıfın büyük kesimini etkileyerek onun (ve diğer emekçi sınıfların da) kendiliğinden hareketlerini bir tek hedefe, proletaryanın sınıf iktidarı hedefine yönlendirmesi; proletaryanın kendi kendini kurtarmasının engeli değil, önşartıdır.
Önşartıdır, çünkü "işçi kitlelerinin sürekli sömürüldüğü ve insani yeteneklerini gelişteremedikleri" (Lenin) kapitalist bir toplumda işçi sınıfının tümünün kendi kendisini sömürüden ve baskıdan kurtarabileceğinin ve bunu nasıl yapabileceğinin bilincine kendiliğinden varması mümkün değildir.
Kapitalist bir toplumda, geniş işçi kitlelerinin "bilincini" belirleyen sosyal yaşantı, işçilerin yaşamak için işgüçlerini sattığı; üretim araçları üzerinde mülkiyet ve denetiminin olmadığı; işçilerin her an değiştirilebilir olduğu; işçiler arasında rekabetin olduğu ve alabildiğince körüklendiği bir sosyal yaşantıdır.
Hakim sınıfların hakim olan ve her türlü araçla her gün, her saat işçi sınıfının beynine işlediği ideoloji, burjuva ideolojisi de bu sosyal yaşantının ayrılmaz bir parçasıdır. Hal böyle olunca, işçi sınıfının çok büyük kesimleri açısından, kapitalist bir toplumda, onların kendiliğinden bu toplum düzenini yıkmak gerekliliğini, bunun mümkünlüğünü ve nasılını kavramalarını beklemek abestir.
Kapitalist toplumda, işçi sınıfının ancak çok küçük bir bölümü, komünist propaganda-ajitasyon sosyal yaşantılarının bir parçası haline gelmiş olan; bu propaganda ve ajitasyon sonucu bizzat kendileri belli bir örgütlenme içinde, Marksizm-Leninizmi inceleyerek, komünizmi bilimsel bir öğreti olarak -değişik seviyelerde- kavrayan, işçi sınıfının ileri, öncü kesimi; işçi sınıfının kurtuluşunun gerekliliğini, mümkünlüğünü ve bu kurtuluşun yolunu kavrayabilir. İşte bu bölüm, Komünist Partinin (veya onun öncülerinin) program ve taktiklerini kabul etmesi, bir parti örgütünde doğrudan çalışması şartlarında, Komünist Parti içinde örgütlenen, örgütlenmesi gereken bölümdür.
Örgütlü, işçi sınıfı önderliğinde devrimin gerekliliğini ve mümkünlüğünü ve nasıl olabilirliğini kavramış bu bölümün görevi; işçi sınıfının sınıf hareketi içine kendi kavradığı bilimsel öğretiyi taşımak, sosyalizmi (Marksizm-Leninizm'i), sosyalist bilinci işçi sınıfının sınıf hareketine taşımak, işçi sınıfını propaganda-ajitasyon yoluyla bilinçlendirmek ve bu bilinç altında örgütlemektir. Bu, "sosyalizmle işçi sınıfı hareketinin birleştirilmesi" eylemidir.
Kısacası, proletaryanın önderliğinde, proletaryayı ve bütün insanlığı kurtaracak olan bir devrim için, Komünist Partinin varlığı mutlak bir gerekliliktir.
Dönüşüm Yayınları tarafından 1997'de yayınlanan "Bolşevik Parti İnşa Öğretisi Üzerine" adlı kitabında H. Yeşil, proletaryanın kendi kendini kurtarması eyleminde öncünün, Komünist Parti'nin gerekliliğini, proletaryanın tarihi misyonunu bilimsel bir temelde ortaya koymaktadır.
Fakat yazar kendisini bununla sınırlamıyor! Türkiye işçi sınıfı tarihinde, komünist hareket tarihinde ortaya konmayan parti inşası sürecinin nasıl olacağı, hangi aşamalardan geçeceği konusunda da, Lenin ve Stalin başta olmak üzere Komünist Enternasyonal'in deneyimlerine de dayanarak bilimsel yaklaşımı ortaya koymaktadır.
"Ülkemizde Marksist-Leninist teoriyi, kendi pratiklerine uydurmayan, onu Uluslararası Proletarya Hareketinin deneyimlerinden çıkarılan genel dersler olarak kavrayan yalnızca Bolşeviklerdir." tespitini yapan H. Yeşil, bu kitabı yazarken Bolşeviklerin görüşlerinden yararlandığını da belirtmektedir.
Parti inşası konusunda tezler halinde aktarılırsa H. Yeşil'in ortaya koyduğu bazı görüşler şöyledir:
Her şeyden önce; milyonlarca işçi ve emekçilere gerçekten marksist-leninist bir önderlik verebilen; kitleleri devrimci mevzilere yerleştirme, düşman kampındaki en küçük çatlaklardan bile devrim için yararlanma yeteneğine sahip bir PARTİ gökten zembille inmeyecek; bir anda ortaya çıkmayacaktır. Böyle bir parti; küçük marksist-leninist bir çekirdekten (ya da çekirdeklerden) çıkarak milyonlarca kitleye proleter devrimde gerçekten önderlik eden bir güç haline gelene dek bir gelişme süreci yaşayacaktır.
Parti inşası süreci diye adlandırılan bu süreç, her ülkenin ekonomik, sosyal, tarihi, kültürel yapısına göre farklılıklar gösterse de, her ülkede ortak olan özelliklere de sahiptir.
Bu ortak özelliklerden birisi de "İki Aşamalı Parti İnşası Öğretisi"dir. Yani iki aşamalı parti inşası öğretisi, tipi, gelişme derecesi ne olursa olsun, bütün ülkeler için genel geçerliliğe sahip, evrensel geçerliliğe sahip bir öğretidir. H. Yeşil kitabında, Lenin ve Stalin'e dayanarak bu sorunu bilimsel olarak daha da açığa çıkarmaktadır.
Buna göre: "Her parti, inşa sürecinde (devrim öncesinde) iki aşamadan geçecektir.
- Bu aşamalar; bu aşamalar içinde çözülmesi komünistlerin önünde duran esas görev açısından,
1. aşama: 'Proletaryanın öncüsünü komünizm davası için kazanmak',
2. aşama: 'Geniş işçi ve köylü kitleleri partiye, proletaryanın öncüsüne kazanmak' şeklinde ayrılır."
"Bu aşamalar içinde yürütülecek faaliyetlerde dikkatin ve kaygının merkezinde neyin duracağı açısından,
1. aşama: Partinin dikkatinin ve kaygısının merkezinde partinin kendisi, varlığı, varlığının korunması vardır. Parti bu dönemde kendi kendine yeterli bir güç olarak görülmektedir.
2. aşama: Bu dönemde parti, artık yalnızca kendi kendine yeterli bir güç olamaz, çünkü varlığı ve gelişmesi güvenlik altına alınmıştır. O, artık kendi kendine yeterli güç olmaktan çıkarak, işçi köylü kitlelerinin kazanılması, sermayenin iktidarının devrilmesi için kitlelerin mücadelesine önderlik etmenin bir aracına dönüşmüştür."
"Bu aşamalar içinde, partinin strateji ve taktik açısından durumu bağıntısında,
1. aşama: Partinin stratejisi zorunlu olarak sınırlı ve oldukça fakirdir. Parti, bu dönemde, hareketin stratejik planını çizmekle, yani hareketin gitmek zorunda olduğu yolu çizmekle yetinir. Partinin güçsüzlüğü sonucu -özellikle- düşman kampı içindeki çelişmelerden, ya hiç ya da hemen hemen hiç yararlanılamaz. Partinin taktiği de zorunlu olarak sınırlı ve atılımdan yoksundur.
2. aşama: Partinin stratejisi bu dönemde atılım kazanır. Artık sorun, stratejik planın uygulanmasıdır ve parti bu planı başarıyla uygulayacak durumdadır. Partinin taktiği de atılım kazanır."
Bütün bu tezleri ve daha fazlasını, açıklamalarını kitabın kendisinden okumak, bütünlük içinde kavramak gerekiyor. Bu kitap, başta sınıf bilinçli işçilerin olmak üzere her işçinin, emekçinin kurtuluşunun nasıl olacağını kavraması için bir başucu kitabıdır!
Bu kitabı okuyanlar, sadece Komünist Parti'nin mutlak gerekliliğini, bu partinin inşasının devrim öncesi iki aşamadan geçeceğini okumayacaklardır. Bunların yanısıra, içinde bulunulan koşullarda Marksizm-Leninizm'e düşman akımlara karşı ideolojik mücadelenin gerekliliği ve bu mücadelenin nasıl verileceği konusunda da aydınlanmış olacaklardır.
Bu kitabı siz de okuyun! Ve bu kitapta ortaya konan görüşlerin işçi sınıfına taşınması, yaygınlaştırılması çabasında yerinizi alın!

Haziran 2000