Faşizme karşı mücadelede yol gösterici bir kitap

Gerek uluslararası alanda, gerekse de Türkiye'de üzerine en çok tartışılan konulardan biri faşizmin tanımının ne olduğu, faşizmin hangi sınıfın, ya da sınıfların iktidarı olduğu; faşist hareketin kitle olarak dayandığı sınıf ve tabakalar ile onun hizmet ettiği sınıf ve tabakaların bir ve aynı olup olmadığı vb. vb. olmuştur.
Faşizm tartışmasına bağlı olarak "Birleşik Cephe" siyaseti ve sosyaldemokrasinin değerlendirilmesi de çokça tartışılmıştır.
Bu tartışmalar, faşizmin iktidara gelmeye başladığı 1920'li yılların başlarından İkinci Dünya Savaşı dönemine kadar yürüdüğü gibi, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde de yürümüştür.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerek Sovyetler Birliği'nde gerekse de Avrupa'da oluşan halk demokrasisi ülkelerde revizyonistlerin iktidarı tümüyle ele geçirmeleri sonrasındaki tartışmalarda revizyonistler, Komünist Enternasyonal şahsında Uluslararası Komünist Hareket'in faşizm, birleşik cephe ve sosyaldemokrasiyi değerlendirmesini revize etmiş; daha sonra da Komünist Enternasyonal'in belli marksist-leninist değerlendirmelerini açıktan eleştirmiştir.
Türkiye'de ise faşizm konusundaki tartışmaların esas yürüdüğü dönem 1970'li yıllar olmuştur. Bu tartışmalar 12 Eylül 1980 askeri cuntası sonrasında da belli biçimlerde yürümüştür. 1980 sonrası dönemde modernrevizyonizmin etkisinde kalan birçok örgüt, faşizm ve birleşik cephe siyaseti konusunda Komünist Enternasyonal'in 7. Kongre'deki siyasetiyle marksist-leninist siyasetten uzaklaştığı vb. eleştirileri eşliğinde Uluslararası Komünist Hareket'e saldırılarını yoğunlaştırdılar.
Genelde Uluslararası Komünist Hareket'e, Marksizm-Leninizm'e yapılan saldırılar kendisini Türkiye'deki rejim, Kemalizm değerlendirmesinde de göstermektedir.
Kemalizmin "sol" içinde ilerici, hatta "sosyalist" olarak savunulduğu bir ortamda İbrahim Kaypakkaya Kemalizmin, Türkiye'deki faşizmin adı olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Fakat, 1971-1972 döneminden sonra Türkiye'de yürüyen tartışmalar, Komünist Enternasyonal'in faşizm, birleşik cephe ve sosyaldemokrasiyi değerlendirmesi noktalarındaki siyasetini kavramaktan uzak tartışmalar olmuştur. Kimi kesimler, faşizmi tahlil etme adına Troçki ve sosyaldemokrat bazı önderlerin yaptığı gibi, faşizmin "finans kapitalin iktidarı" olmadığı, faşizmin "sınıflar üzerinde bonapartist bir diktatörlük" olduğu vb. görüşleri savunmuştur.
Bu tartışmalarda, Komünist Enternasyonal'de faşizm hakkında tartışılırken, dayanılan esas belge (ve tek belge) Dimitrov'un Komünist Enternasyonal Yürütme Kurulu (KEYK) adına 7. Kongre'ye sunduğu "Faşist Saldırı ve İşçi Sınıfının Faşizme Karşı Mücadelesinde Komünist Enternasyonal'in Görevleri" başlıklı rapordur. Ve Komünist Enternasyonal'in faşizm konusundaki tavrı da genelde bu raporla sınırlandırılmaktadır.
Komünist Enternasyonal'in faşizm konusundaki tavrını bu raporla sınırlandırmak, bu rapora gelene dek yürütülen tartışmaları; teorinin geliştirilmesinde, derinleştirilmesinde, yer yer objektif durumdaki değişmelere bağlı olarak değiştirilmesinde katedilen mesafeyi yok saydığı noktada yanlıştır.
Bu yanlışlık, 7. Kongre'ye sunulan raporda ortaya konan çizginin belli taktik önerilerinin ancak 1935'in somut durumuyla açıklanabilir öneriler olduğunu kavramayan ve genel geçerli olanla, 1935'in somut durumu için geçerli olanı birbirinden ayırma yeteneğini gösteremeyen aktarmacılık yanlışıyla da birleştiğinde çok kötü sonuçlara, faşizm ve antifaşist cephe konusunda revizyonist bir çizgiye; ya da 1935 Komünist Enternasyonal çizgisinin revizyonist olarak karalanmasına yol açmaktadır.
"Komünist Enternasyonal'de faşizm sorunu" ele alınırken, "İşçilerin Birleşik Cephesi", "İşçi Hükümeti", "İşçi-Köylü Hükümeti" sorunları da birlikte ele alınmak zorundadır. Çünkü Komünist Enternasyonal'de "Faşizme Karşı Birleşik Cephe Taktiği" genel "Birleşik Cephe Taktiği" ile içiçe, onun bir parçası olarak ele alınmıştır.
Faşist hareket siyasal bir güç olarak ortaya çıktığı andan itibaren Komünist Enternasyonal tarafından sürekli izlenmiş, onun tarihsel kökleri; oluştuğu iktisadi-siyasi koşullar; temsil ettiği ve dayandığı sınıf ve katmanlar; program ve ideolojisi; siyaseti; örgütlenme biçimleri, kullandığı yöntemler sürekli olarak incelenmiş; tartışılmış, onu yıkmak için taktikler geliştirilmiştir. Komünist Enternasyonal'in faşizm teorisi hemen tüm Komünist Enternasyonal partilerinin katıldığı canlı, verimli tartışmalar süreci içinde geliştirilmiştir.
H. Yeşil'in yazdığı ve daha önce "Yeni Dünya İçin" dergisinin 9.-12. sayılarında yayınlanan "Belge: Komintern'de Faşizm" adlı dizi yazının, Dönüşüm Yayınları tarafından "Faşizm nedir? Sosyal-Demokrasi nedir?" adıyla 1994'de yayınlanan kitapta faşizm, birleşik cephe ve sosyaldemokrasi konularında Komünist Enternasyonal'in tavrı bilimsel temelde ortaya konmaktadır.
Kitapta, Türkiye'de ilk kez Marksizm-Leninizm bilimi temelinde yapılan bir araştırma sonucu Komünist Enternasyonal'in faşizm konusundaki yaklaşımı gelişmesi içinde ele alınmakta, değerlendirilmekte ve hataları ortaya konmaktadır. Dönüşüm Yayınları'nın "Sunu" bölümünde kitap hakkında şu tespit de yapılmaktadır:
"Kitap, faşizmin ortaya çıkışını tarihi koşulları içinde inceleyip komünistlerin, sosyal-demokratların sözkonusu tarihi dönemlerde faşizme karşı tavırlarını gözler önüne serip, günümüze de ışık tutacak şekilde hazırlanmıştır.
Özellikle sosyal-faşizmin, sosyal-demokratların faşizmle ne denli ilintili olup-olmadığı noktaları günümüzde Türkiye'deki sosyal-demokratların gerçek yüzlerinin açığa çıkması ve sosyal-demokratlardan medet umanların bu umulan medetten sonuçta karşılaştıkları ve karşılaşacakları şeyin ne olduğunun da gösterilmesi ve görülmesi açısından önemli." (agk, sayfa 7, Dönüşüm Yayınları)
H. Yeşil kitabında Komünist Enternasyonal'in III. Kongresi'nden (22.06.-12.07. 1921) Komünist Enternasyonal'in 8 Haziran 1943'de feshedilmesine kadarki dönemin öne çıkan temel yaklaşımları belgelerine dayanarak ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda sözkonusu belgelerin neler olduğunu, nasıl elde edilebileceğini de yazarak okuyucuya sözkonusu tespitleri, değerlendirmeleri kontrol etme imkânı da sunmaktadır.
Bu bağlamda H. Yeşil'in kitabındaki tavırları incelemek için başvurulacak önemli bir kitap da Dönüşüm Yayınları tarafından yayınlanan "3. Enternasyonal'de Faşizm Üzerine Tartışmalar I" ve "II" adlı iki ciltlik kitaptır. Ayrıca Dimitrov'un 7. Kongre'ye sunduğu rapor hakkında Komünist Enternasyonal'in aldığı kararın Türkçesi de "Yeni Dünya İçin" dergisinin 4. sayısında yayınlanmıştır.
H. Yeşil, sadece Komünist Enternasyonal'in faşizmin finanskapitalin iktidarı olduğunu; 1935'de iktidardaki faşizmin "en gerici, en şoven, en emperyalist" kesimleri tarafından uygulandığını; faşizmin, emperyalizmin bir olgusu olduğunu; faşizm ile burjuva demokrasisi arasındaki farkın ne olduğunu vb. ortaya koymamaktadır.
O, aynı zamanda, Komünist Enternasyonal'in tartışmalarında ele almadığı, emperyalizme bağımlı ülkelerde faşizm tanımlaması yapılırken, şunun da gözönüne alınması gerektiğine dikkat çekmektedir:
"Bu ülkelerde burjuva demokrasisinin kimi içi boşaltılmış kurumları "açık terörcü" bir diktatörlüğün kaba maskesi işlevini görmektedir. Bu durumda faşizmin tanımı yapılırken, onun emperyalist ülkelerde finans kapitalin bir iktidar biçimi olduğu söylenirken, emperyalizme bağımlı ülkelerde emperyalizme bağımlı, işbirlikçi burjuvazinin ve toprak ağa ve beylerinin bir iktidar biçimi olduğu; ve emperyalizme bağımlı ülkelerin çok önemli bir bölümünde burjuva demokrasisi adına yaşananın faşizm olduğu eklenmek zorundadır." (agk, sayfa 110)
Faşizme karşı mücadelenin sağlam temellerde yükseltilmesi için yol gösterici ve öğretici olan H. Yeşil'in "Faşizm nedir? Sosyal-Demokrasi nedir?" kitabı, faşizme karşı olduğunu söyleyen herkesin, bütün işçilerin, başta da her devrimcinin, komünistin okuması gereken bir kitaptır.
Faşizmi altetmenin ilk adımı, onu tanımaktan geçer!
Haydi okumaya, öğrenmeye, kavramaya ve kavratmaya!

20 Kasım 2000