ÜZERİNE VAZİFE OLMAYAN İŞLER BAKANI OSMAN DURMUŞ HALKIN SAĞLIK SORUNLARIYLA DEĞİL, BEKARETLE UĞRAŞIYOR!

İşbaşına geldiği günden beri yaptığı işlerle değil, gaflarıyla tanınan Sağılık Bakanı Osman Durmuş, yaz döneminin durgunluğunda yine bütün gazetelere manşet olmayı becerdi!
Yeniden açılan Sağlık Meslek Liseleri'ne yeni bir yönetmelik hazırlatan Osman Durmuş, disiplin suçlarında yapmış olduğu değişiklikle bir kere daha kız öğrencilerin keyfi olarak "bekaret kontrolü"ne yollanmalarının yolunu açıyordu!
Yeni yönetmelik, kılık-kıyafet kurallarına uymayanlara "kınama" ve okuldan uzaklaştırma cezası, "ahlakdışı davranışlarda bulunan" ve "sakıncalı yerlere" gittiği belirlenen öğrencilerin ise okuldan atılmalarını öngörüyor.
Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un gayretiyle gündeme gelen yeni yönetmeliğin hemşire okulunda okuyan kız öğrencileri "bekâret kontrolü" uygulamasıyla karşı karşıya bırakacağının medyaya yansıması ve tepki almasıyla birlikte Osman Durmuş yine bildik "ben öyle söylemedim" taktiğiyle hazırlanan yönetmeliği savunmaya kalkıştı.
Osman Durmuş'a göre yeni yönetmelik eskisinin katılığını yumuşatıyormuş!!! Osman Durmuş'un yönetmeliğinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın Disiplin Yönetmeliği'ndeki "iffetsizliği tespit edilmiş olmak" hükmünü yumuşatma adına "cinsel ilişkiye girdiği tespit edilenlere" okuldan atma cezasının verileceği açıklanıyor. Bu da bir tek kapıya çıkar: Meslek sağlık liselerine bakire genç kızlar alınacaktır ve ancak bakire genç kızlar okulda okuyabileceklerdir. Ve devamı bu genç kızlar sürekli onurlarını inciten zoraki bakirelik kontrolü uygulamasının tehdidiyle yaşamak zorunda kalacaklardır. Ve bakanlıkların verdiği emirlerle okullarda müdür ve öğretmenler bakirelik bekçiliği yapmaya devam edeceklerdir.
İster "iffetsizlik" densin, "ister cinsel ilişkiye girmiş olma" densin, değişen pek fazla bir şey yoktur. Açık olan disiplin yönetmeliğinin bu maddesinin doğrudan genç kızlara yönelik bir baskı aracı olduğudur. Sağlık Meslek Liseleri zaten kız öğrenci ağırlıklı liselerdir. Gerçi yönetmelikte kız-erkek öğrenci ayrımı yapılmamaktadır ve bu haliyle yönetmeliğin -teorik olarak- erkek öğrenciler için de geçerli olduğu söylenebilir. Fakat bunun salt laf düzeyinde böyle olduğu, genel toplumsal anlayış ve de pratik uygulanabilirlik gözönünde tutulduğunda apaçık ortadadır. "Yok, öyle değil" diyen Osman Durmuş da genç erkek öğrencilerin cinsel ilişkiye girip girmediğinin nasıl araştıracağına cevap verememektedir. Veremez de, çünkü istediği kadar lafı çevirsin, Osman Durmuş ve onun gibilerin esas derdi "kızların namusu"dur.
Sağlık sisteminin baştan başa bir sorun olduğu bir ülkede Sağlık Bakanlığının bekaret bekçiliğini üstüne vazife etmesi gerçekten ibretliktir ve bu yöneticilerin halka hizmeti ne kadar ciddiye aldıklarının göstergesidir. Bu ülkede her yıl binlerce çocuk aşısızlık nedeniyle hastalıklara yenik düşüp ölüyor... Yine binlerce bebek bir yaşına bile gelemeden sağlıksız koşullar ve doktorsuzluk nedeniyle ishal gibi çaresi basit olan hastalıklardan ölüyor. Bu ülkede insanlar paraları olmadığı için hastane kapılarından geri çevriliyor ve ölüme terkediliyor vs. vs. Bunların hiçbiri ama Sağlık Bakanının umurunda değil, o faşist zihniyetiyle çakışan erkek şovenisti bakış açısıyla "kızların ahlakına" takmış kafayı!
Halkı iliğine kadar sömüren, her türlü yalan-dolanla ceplerini şişirme "etik"inden başka hiçbir "etik" tanımayanlar, kalkmışlar "ahlak" lafı ediyorlar! İkiyüzlülüğün, sahtekârlığın daniskası! Bu kadar "ahlak" düşkünü olanlar bıraksınlar da genç kızların bekaretiyle uğraşmayı, polislerine, jandarmalarına, özel timlerine sahip olsunlar!
Bu ülkede polisin, özel timin, korucunun eline düşen her kadın cinsel taciz ve tecavüz korkusunu yaşamaktadır. Gözaltında, hapiste kadınlar cinselliklerine yönelik saldırıların en vahşilerine bir işkence ve sorgulama yöntemi olarak maruz kalmaktadırlar. Estirilen bu cinsel terörün bir parçasını da zoraki bekaret kontrolü tehdidi oluşturmaktadır. Kadınlar jandarma ve polis eşliğinde doktor muayene odalarına sokulup bekaret kontrolüne tabi tutulmaktadırlar. Ve bütün bunlar sözümona "kadınların ahlakını korumak" üzere yapılmaktadır.
Bu ahlak bekçiliğinin kadınların yaşamını zindana çevirmekten başka bir amacı olmadığını biz iyi biliyoruz. Daha yakın geçmişte Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmeliğiyle yurtlarda ve okullarda yapılan bekaret kontrolü uygulamalarıyla bir dizi genç kızı intihara sürüklediğini unutmadık... Genç kadınların "bekaret bekçilerine" değil, eğitim sorunlarına ve gelecek kaygılarına çözüm bulunmaya ihtiyaçları var. Bakan olan bakandan asıl görevine bakması beklenir. Osman Durmuş'tan ama böyle bir beklentimiz zaten olamazdı... O, başından beri tüm patavatsızlığıyla maço ve faşist zihniyetini ele vermiş ve esasen bu yönetime layık olduğunu kanıtlamıştır.
Devlet, ana-baba, koca, çevre baskıları bu ülkede kadınların yaşamının her dakikasını zindana çevirmeye yetiyor. İkiyüzlü erkek egemen namus anlayışı "koruma" adı altında bir yandan kadınlar üzerinde korkunç bir baskının gerekçesi olurken, diğer yandan aynı bakış açısıyla kadınların cinselliklerine yoğun bir saldırının da kaynağı oluyor. Kadınları toplumun eşit ve "reşit" üyeleri olarak görmeyen, onları sürekli kontrol ve baskı altında tutmaya çalışan her türden zihniyete karşı mücadele haklı ve gereklidir.
Bu nedenle "bekaret kontrolü" vb. gibi her türden uygulamaya karşı çıkılması tüm demokrat ve devrimcilerin görevidir. Özelde demokrat-devrimci anne-babalar kızlarının üzerinde "bekaret kontrolü" terörünün estirilmesine kesinlikle izin vermemelidir. Bu uygulamaya karşı çıkmak her anne-babanın görevidir. "Eti senin, kemiği benim" zihniyetiyle çocuklarımızı faşist eğitim sistemine arkasız-korumasız teslim etmekten vazgeçmek zorundayız. Okullarda uygulanan "bekaret kontrolü", dayak, okuldan uzaklaştırma gibi disiplin cezalarına karşı vb. veliler olarak örgütlenerek mücadele etmeliyiz. Elimiz-kolumuz bağlı değildir, yeter ki biz sorumluluğumuzun bilincinde olalım. Devrimci-demokrat anne-baba olmanın bir gereği de kızlarının onurunu ve yaşamını her türden erkek-egemen faşist zihniyete karşı koruma mücadelesi vermektir.
Osman Durmuş ve diğerlerinin genç kızların onuruna ve bedenine saldırı teşkil eden yönetmeliklerini uygulamadan çektirinceye kadar mücadele etmek görevdir!
Bekaret kontrolü uygulamasına hayır!

Ağustos 2001