Leninizm Defterleri - 2. Defter:
Proleter Devrimin Teorisi
Derli toplu...
Erkek
elindeki gazeteyi bir kenara bırakırken söyleniyordu:
"Anlamak mümkün değil yahu... Bir yandan kendi aralarında sorun
kalmadığını söylüyor, globalizasyon filan diyor, zirveler topluyorlar;
diğer taraftan kimin eli kimin cebinde belli değil... Kapitalizm
çöküşe gidiyor deniliyordu, komünizm çöktü... "Sosyalist devrim
alternatiftir!" deniliyor, dünyada devrimin, sosyalizmin esamesi
kalmadı, bundan sonra olacağı da yok! Proletaryanın olaylar karşısında
kılı kıpırdamıyor..."
Elinde çay tepsisiyle içeriye giren kadın, eşinin söylenmesini dinlerken
çay tepsisini masanın üzerine bıraktı. Demli bir bardak çayı eşinin
önüne indirirken:
"Bunda anlaşılmayacak birşey yok... Gayet "normal"
yürüyor işler... Sen o "globalizasyon" savunucularının
veya "Yeni Dünya Düzeni" diyenlerin dediklerine ve yaptıkları
kimi şovlara bakarak değerlendirme yaparsan aldanırsın... Tıpkı
milyarlarca insan gibi. Sorun çok basit aslında!"
"Nasıl basit yani?" diye sordu erkek.
"Basit..." diye yanıtladı kadın eşini... "Basit,
çünkü içinde yaşadığımız çağ tekelci kapitalizmin dünyada egemen
olduğu çağ ve emperyalist sistemin çelişkileri kimi özsel olmayan
farklılıklar dışında olduğu gibi duruyor. Gerçekte onların güllük
gülistanlık gösterdiği, "globalleşti" dedikleri emperyalist
dünyada çelişmeler varlığını koruyor. Bu çelişkiler proleter devrimin
de objektif temelini oluşturuyor. Evet, dün olduğu gibi bugün de
bu sistemin alternatifi proleter devrimleri çağıdır. Bakma sen,
aldatılmış, beyinleri esir alınmış, sindirilmiş, korkutulmuş milyarlarca
insanın sessizliğine... Eğer bilince çıkarırsa proletarya, işte
o zaman tarihsel görevini yerine getirecektir."
Çayına şekeri attıktan sonra hafifçe karıştıran adam eşinin yüzüne
sevecen bir şekilde bakmaya başladı. "Nasıl da umutlu!"
diye düşündü... güzel de anlatıyordu... Ama... ama gerçek miydi
anlattıkları; gerçekleşebilir miydi? Yoksa sadece olmasını istediklerini
mi anlatıyordu eşi? Bu kadar yaşanmış şey varken pek aklı kesmiyordu,
bazı şeylerin olabileceğine... Örneğin; devrimin olabileceğini sanmıyordu.
Evet, kendisi de geçmişte devrimcilik yapmıştı ama sonra geçim derdi,
devrim derdini unutturmuştu! Yine de kimi şeyleri okumak, öğrenmek
istiyordu.
Gayri ihtiyari sordu:
"Nereden biliyorsun? Ya dediklerin olmazsa? Neden senin anlattığın
gibi olsun ha?"
Tüm bu soruları sorarken adam, cevaplarını aslında kendisi de -biraz
düşünse- verebilirdi, ama eşinin anlatması hoşuna gidiyordu.
"Biliyorum," diyerek söze başladı kadın, "çünkü ne
kör bir inanç, ne de dernek genel kurulları gündeminin son maddesi:
"Dilek ve temenniler!" Hayır, bunların hiçbiri değil...
Bilimsellik denilen birşey var, bilmem biliyor musun? Bak... Bilimsel
bir temeli var. Nasıl fizik, kimya, matematikte kurallar varsa,
toplum bilimin de kendine özgü, kanıtlanmış kuralları, var. Ve bu
kurallar yazılı olarak da var, ilgilenip bir okusan sen de öğreneceksin...
"Evet, varolduğunu biliyorum..." diye söylendi erkek.
ve devam etti: "Ama kalın kalın kitaplar, okumak için aylar
gerek..."
Kadın kafasını sallayarak; "Yani sen okumak istedin de kalın
kitapların dışında kitap bulamadın öyle mi? Hem kalın kitap olsa
ne olur? Televizyon izleyeceğine kitap oku! Bak geçen gün aldığım
bir dizi var; "Leninizm Dizisi". Bu dizinin kitapları
sorunları çok özlü, derlitoplu bir biçimde ortaya koyuyor. Yani
derleme kitaplar. Bunlardan ikinci kitap tam da senin sorduğun sorulara
yanıt veriyor... İster misin getireyim?"
Adam meraklanmıştı...
"Mmmm, hem ince, hem derli toplu ve hem de benim sorduğum sorulara
yanıt veriyor; öyle mi? Merak ettim doğrusu..."
Kadın kitaplıktan "Leninizm Dizisi"nin ikinci kitabını
çıkardı. Kitabın turuncu ve beyaz renkli kapağında "Proleter
Devrimin Teorisi" başlığı vardı. Kadının gözleri kitabın üzerindeki
"Marksizm-Leninizmin Küçük Kitaplığı - Leninizm" yazısına
ilişti. "Gerçekten de iyi bir kitaplık!" diye mırıldandı.
Eşine kitabı uzattı. Eşi kitabı eline aldı, kapağına bir göz gezdirdi,
evirdi; çevirdi. Kitabın kapağını açtı; ilk sayfasında "Leninizm
- Okullar ve kendi kendine öğrenim için ders defterleri / Proletaryanın
büyük öğretmenlerinden derlenmiştir" yazısı dikkatini çekti...
İçinden, "Hımmm, ilginç olmalı" diye düşündü. İçindekiler
sayfasını açıp konulara göz gezdirdi. Kitap, dört ana başlıktan
oluşuyordu. Birinci bölümün başlığı "I - Emperyalizmin çelişkileri,
proleter devrimin önkoşulları ve itici güçleri" şeklindeydi.
Bunun altbaşlıklarında ise tam da eşine sorduğu soruların karşılıklarına
denk düşen bir bölümleme vardı: "Marksist Proleter Devrim Teorisinin
Temelleri", "Kapitalizmin Son Aşaması ve Proleter Devrimin
Arifesi Olarak Leninist Emperyalizm Teorisi" gibi başlıklar
ilgisini çekti. Sonra ikinci ana başlığı okudu: "Kapitalizmin
ekonomik ve siyasi gelişmesinin eşitsizliği, emperyalizmin zincirin
zayıf halkasından yarılması ve sosyalizmin bir tek ülkede zaferi
olanağı".
Üçüncü ana başlığı okuyacakken kadın; "Ne o?" dedi, "Sesin
soluğun çıkmıyor, ilgini çekti galiba!"
Erkek eşinin sorusunu duydu ama yanıtlamadı. Üçüncü ana başlığı
okudu: "Emperyalizm çağında başlıca devrim tipleri ve burjuva-demokratik
devrimin proleter devrime geçmesi". Sayfayı çevirdi. Dördüncü
ve son ana başlıkla karşılaştı: "Devrimci bunalım ve bugünkü
aşamada olgunlaşması."
Kafasına takılan soruların en azından bir bölümünün yanıtlarını
bu kitapta bulabileceğini düşündü. Geçmişte kendisinin de şahit
olduğu tartışmaları anımsadı. "Devrimci bunalım", "tek
ülkede devrimin olup olmayacağı sorunu", "barışçıl geçişin
mümkün olup olmadığı" tartışmalarına şahit olmuştu. O zamanlar
bu tartışmalara fazla girmiyor, açık ve net tavırlar takınmıyordu.
Karar verdi. Kitabı okumaya başlayacaktı. Küçük, derli toplu bir
kitaptı. Çayına uzandı, soğumuştu. Kalktı, kendisine yeni bir çay
doldurup getirdi. Kitabın sayfalarını açtı, okumaya başladı. Eşinin
"Televizyonu kapatayım mı?" sorusunu duymadı.
Kadın kocasının kitaba ilgisi karşısında sevindi. Televizyonu kapattı.
Boş bardağıyla mutfağa yönelirken, "Böyle derlitoplu... ama
ince bir kitap..." deyip gülümsedi. "Yeter ki sen oku;
bu serinin tüm ciltlerini aldım ve hepsi de derli toplu..."
