Ankara Üniversitesi’nde “İnsan Hakları Haftası”
Dolayısıyla Dağıtılan Bildiriyi Aşağıda Yayımlıyoruz.
YDİ ÇAĞRI
“İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya
başlarlar.”
Goethe
Düşünmek,inanmak ve inandığımız şeyler için mücadele vermek, biz insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimiz. Peki, sizce inandığımız değerleri yaşamımızın merkezine alabiliyor muyuz? İnandığımız gibi yaşıyor ya da yaşatılıyor muyuz?
Bugün size fanuslar içinde, hiç yaşamadığımız bir hayatı yaşıyormuşuz gibi gösterildiğini söylersek Matrix’ten alıntı yapmış oluruz ama aynı zamanda bu filme çok uzak bir noktada durmadığımızı da söylemiş oluruz.
İçinde yaşadığımız fanuslara bir mercek tutacak olursak bakın neler çıkıyor karşımıza: Asgari ücret ‘asgari’ yaşamı bile ulaşılmaz kılıyor. Bir yandan açlık ve sefalet çocuklara ölümü dayatırken diğer yandan onurlu bir yaşamı savunanlar 8 metrekarelik hücrelere sığdırılmaya çalışılıyor. Savaş binlerce masum canı alırken, emperyalistler paylaşım dalaşına giriyor. Yanıbaşımızda üniversitelerimiz satılığa çıkarılıyor, her gün hayatımız gittikçe anlamsızlaşıyor.
Bütün bunlar yaşanırken açlığa, sefalete, yasaklara karşı çıkan en küçük bir talebimiz soruşturmalarla, gözaltılarla, keyfi tutuklamalarla cevaplandırılıyor. Bir gece, çalan kapınızı açtığınızda karşınıza çıkan polisin ya da askerin ateş etme özgürlüğüne dayanarak sizi öldürüp öldürmeyeceğini bilemiyorsunuz.
Merceğe yansıyan bu haksızlıklara karşı çıktığınız zaman ifadenizin alınması için götürüldüğünüz TEM merkezlerinde; fıkralara konu olan, ısrarcı işkence yöntemleriyle yapmadığınız şeyleri kabul etmeye zorlanıyorsunuz.
Hücre tipi cezaevlerine hayır diyorsunuz, neden hayır dediğiniz sorulmadan hemen bir yasa çıkartılarak “yasadışı örgütlere yardım ve yataklık”la yargılanıyorsunuz.
YÖK’ün tepeden inme, antidemokratik bir kurum olduğunu söylediğinizde, emperyalist savaşa hayır dediğinizde soruşturmalarla taçlandırılıyorsunuz.
Fanuslar içinde sıkıştırılmış hayata karşı bir alternatifimiz var: İnsanın insanı sömürmediği bir dünya! Özgürlük, eşitlik, kardeşlikle yoğrulmuş gelecek için mücadelemize yöneltilen baskı ve saldırıları, içinde bulunduğumuz İnsan Hakları Haftası’nda takacağımız siyah kurdelalarla protesto ediyor ve herkesi insan hakları mücalesinde örgütlenmeye çağırıyoruz.
FANUSLARI PARÇALA, İNSANLIĞINA SAHİP ÇIK!
CEBECİ KAMPÜSÜ İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI.
