Ölüm Orucu / Açlık Grevi / Operasyon Sürecinde Sağ Kalanların Tedavisi İçin "Acil Destek", Yeniden SAĞ KALANLARA ACİL DESTEK!
Ölüm
orucu / açlık grevi / operasyon sürecinde sağ kalanların tedavisi
için ilk çağrımızı tam 6 ay önce yapmıştık. O günden bugüne sağlanan
destek ve dayanışmayla azımsanmayacak bir yol katedildi. Ancak,
onların yaşamlarını sağlıklı sürdürebilmeleri tedavilerinin sürekliliğine
bağlı. İhtiyaçlar somut, durum açık... Onları yaşamdan koparmamak
için bir kez daha: ŞİMDİ/YENİDEN "ACİL DESTEK".
2001 yılına, izleri gelecek nesillerde de görülecek bir travmayla
giren Türkiye, bu büyük toplumsal utancın ağırlığından kurtulabilmiş
değil. Yaşamını yitirenlerin, sakat kalanların ardından sorun hâlâ
aynı, sonuçlar ağır, acı ve can yakıcı.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı bu süreçte Nisan ayı başı itibariyle
441 kişinin tedavisini başlattı ve tedaviler hâlâ sürüyor. Ancak
Vakfın üstlendiği sorumluluk tükenen imkânların süratle yeniden
sağlanmasıyla mümkün. Yinelediğimiz Acil Destek çağrısı, dünden
daha çok desteğe ihtiyacın dışavurumudur.
- Nisan ayı başına kadar tedaviler için 220 milyar lira harcandı.
- Tedavi sürecinin ilk adımı için gerekli olan mamaların bir kişi
için aylık tutarı 750 milyon lira.
- Özetle bir kişinin tedavi gideri 1 yıl için 1000 dolar. Bugüne
kadar tıbbi gerekleri mümkün olduğunca yerine getiren TİHV önümüzdeki
günlerde ciddi olarak zorlanacaktır.
Ve her bir kişinin tedavisi en az 2 yıl sürüyor.
Alınacak daha çok yol var. Seyirci kalmak istemeyenleri, yaşamdan
yana olan herkesi "Yeniden" desteğe, Türkiye İnsan Hakları
Vakfı ile dayanışmaya çağırıyoruz.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Gönüllüleri
(...)
e-mail: tihvgonulluleri@turk.net
TİHV Genel Merkezi: Menekşe 2 Sk. No: 16/6 Kızılay/ Ankara Tel:
312 - 425 45 52
TİHV İstanbul Temsilciliği: Hocazade Sk. No: 8 Beyoğlu Tel: 212
- 249 30 92 ihvist@turk.net
28 Mayıs'da 8 örgüt bir açıklama ile Ölüm Orucuna son verdiler. Bu açıklamayı olduğu gibi okuyucularımıza sunuyoruz. YDİ ÇAĞRI.
Halkımıza!
Emperyalizmin dünya halklarına yönelik büyük çaplı saldırısının
parçası olarak, ideolojik, siyasi kimliğimizi, fiziki ve sosyal
varlığımızı yok ederek bizleri insanlığımızdan çıkarmayı amaçlayan
F tipi hücre ve tecrit terörüne karşı insanlık tarihine altın harflerle
yazılacak bir direnişle yanıt veriyoruz. İnanıyoruz ki, direnişimiz,
her milliyetten işçi ve emekçilerin sömürü ve zülüm dünyüsından
kurtulma yolundaki dindirilemez özlemlerini de yansıtmaktadır.
Bizleri teslim almayı ve bu yoldan devrimci hareketi yenilgiye uğratmayı
amaçlayanlara, ölümüne bir direnişle karşı durduk. Onurumuzu ve
ideallerimizi koruduk, teslim olmadık. Faşizimin bakanları, ideologları
ve çanak yalayıcıları her türlü saldırı ve oyuna rağmen engelleyemedikleri
irademiz ve görkemli direnişimiz önünde eğilmek zorunda kaldılar.
Hücre hücre büyüttüğümüz direnişimizle faşizmin planlarını bozduk,
ideolojik, ahlaki ve moral bakımından biz kazandık. Bu bakımlardan
devrimci iradenin üstünlüğü ve zaferi kesindir. Gelinen yerde ölüm
orucu eylemimiz F tipi hücre, tecrit ve tretmana karşı mücadelemizde
devrimci rölünü oynadı. Direnişimizin kahramanları, şehitlerimizin
anıları önünde saygıyla eğilirken, her zaman onların davasına bağlı
kalacağımıza söz veriyoruz.
Faşizmin bütün pervasızlığıyla yürüttüğü ve şimdiye kadar 92 Devrim
savaşçısının hayatına mal olan, yüzlerce arkadaşımızı sakat bırakan
saldırılara karşı sürdürdüğümüz büyük direnişte yeni bir evreye
geldik. Aşağıda isimleri belirtilen davalardan yargılanan devrimci
tutsaklar olarak; değişik mücadele araç ve biçimleriyle sürdürmekte
olduğumuz direnişimizin, ölüm orucu biçimini 28 Mayıs tarihinden
itibaren sonlandırıyoruz. Son verilenin sadece ölüm orucu eylemi
olduğunu, hala sürmekte olan hücre ve tecrit saldırısına karşı direnişimizin
kesintisizce devam edeceğini bir kez daha ilan ediyoruz.
Devrimci tutsakların teslim alınamayacağı şimdiye kadar yürüttüğümüz
mücadeleyle defalarca kanıtlanmıştır. Bu saldırıları da püskürtecek,
hücre ve tecrit terörünü yeneceğiz.
F tipi hücre saldırısı tüm topluma yönelik bir saldırıdır. Hayatı
hücreleştirmeyi hedeflediği, geride kalan süreçte çok net bir şekilde
açığa çıkmıştır. Dolaysiyla, bu saldırılara karşı çıkmak tüm ezelenlerin
görevidir. Meşru taleplerimiz, işçi ve emekçilerin de talepleridir.
Tüm ezilenleri bu taleplerimizi sahiplenmeye, hücre ve tecrit terörüne
karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.
Devrimci tutsaklar teslim alınamaz!
Hücre ve tecrit terörünü yeneceğiz!
Biz kazanacağız!
TKP/ML, MLKP, TKP(ML), TİKB, KDP, DİRENİŞ HAREKETİ, MLSPB, TKP(K).
Dava tutsakları adına: Bayram KAMA, Yunus AYDEMİR, Cemal ÇAKMAK,
Kenan GÜNGÖR, Aytunç ALTAY, Ramazan SADIKOĞULLARI, Hasan YÜKSEL,
Özgür ASLAN.
