1 MAYIS YALANLARI
4 Mayıs tarihli "Evrensel" gazetesinin "Arasıra"
köşesinde Erdoğan Kaya'nın "Berlin'de 1 Mayıs'ın gösterdikleri"
başlığı altında bir haber yayınlandı. Erdoğan Kaya, yazdığı haberde
Berlin'de 1 Mayısta gördüğünü değil, görmek ve göstermek istediğini
okuyucuya aktarıyor. Fakat gazete muhabirliğinde eğer gerçeklere
bağlı kalınmaz da muhabir kendi gerçekliğini anlatırsa bunun adı
açıkça gerçeklerin çarpıtılması, yalan haber verilmesidir. Erdoğan
Kaya yalanlarını kısaca şöyle kuruyor:
1 Mayıs öncesinde metal ve elektronik sanayiinde çalışan işçiler
Almanya'da toplusözleşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine
büyük bir çoğunlukla greve "evet" derler. Yine çok sayıda
veli, eğitmen, öğretmen... çocuk yuvalarının özelleştirilmesine
ve sosyal kısıtlamalara karşı; çıraklar meslek eğitimi sonunda işe
alınmaları için eylemler geliştirirler. Yani 1 Mayıs öncesinde Almanya'da
işçi ve emekçi kitleler sermayenin ve sermaye devletinin saldırılarına
karşı kitlesel olarak eylem içerisindedirler ve eylemlerini geliştirmek
için oldukça olumlu bir ortam vardır. Bu şartlarda 1 Mayıs gibi
tüm işçi sınıfının "birlik, mücadele ve dayanışma" gününün
kitlesel eylemlilikle yaşanmasının, işçi sınıfının sınıf gücünü
1 Mayıs'ta sokağa taşımasının olumlu, objektif koşulları vardır.
Fakat Erdoğan Kaya'nın da tespit etmek zorunda kaldığı gibi "bu
kitleselliğe ulaşıldığı pek söylenemez". "Kitleselliğe
ulaşıldığı pek söylenemez" olan Berlin'deki sendikaların düzenlediği
1 Mayısların neden kitleselliğe ulaşamadığını ise Evrensel muhabiri
şöyle açıklıyor: "1 Mayıs öncesi küçük grupların "anarşist'
eylemleri, NPD yürüyüşünün (legal faşist partinin yürüyüşü / BN),
sendikaların yürüyüşüyle aynı saate denk düşürülmesi, 1 Mayıs'ta
olay çıkacağı yönündeki gerici propaganda vb. katılımı olumsuz etkiledi.
Sendika yönetimlerinin 1 Mayıs için bir çalışma yürütmemeleri de
etkenlerden biriydi. Sendikanın düzenlediği 1 Mayıs eylemine katılımın
düşüklüğünü Erdoğan Kaya öncelikle ve esas olarak reformist sendika
dışındaki nedenlerde arıyor ve önce ardarda başka nedenleri sıralıyor.
Evrensel muhabiri, kendi deyimi ile işçi sınıfından ve emekçi halktan
soyut "marjinal" küçük grupların "anarşist eylemlerinin",
küçücük bir faşist grubu harekete geçirebilen faşist partinin aynı
günde düzenlediği eylemin, sendikanın resmi 1 Mayıs gösterisi dışında
ayrı bir yerde ve saatte yapılan ve gerici basının "olay çıkacak"
diye yaylım ateşine tuttuğu alternatif eylemlerin... sendikanın
1 Mayıs eylemine katılımın nasıl olup da olumsuz etkilediğini bir
türlü açıklamamaktadır. Kafasında kurduğu reformist dünyadaki reformist,
sedika ağalarına duyduğu hayranlık, radikal gruplara kustuğu düşmanlık
Evrensel muhabirini gerici sendika bürokratlarının karşıdevrimci,
kitle eylemliliğine karşı yönelen politikasını relative etmeye,
korumaya itiyor. Yalancı muhabirimiz ancak Berlin'deki sendikanın
düzenlediği resmi 1 Mayıs eyleminin kitlesel geçmemesinin son gerekçesi
olarak "sendika yönetimlerinin (Evrensel muhabirine "sendika
bürokratları" tanımlaması bile zor geliyor!) 1 Mayıs için bir
çalışma yürütmemelerini" olumsuz etkenlerden "biri"
olarak sayıyor, temel, ana etken olarak değil.
İstemeye istemeye de olsa "sendika yönetimine" küçücük
bir eleştiri getiren Erdoğan Kaya sendika yönetimini bu eleştiriden
de kurtarabilmek için, eleştirinin hemen arkasından; "Ancak
yine de 1 Mayıs'a (sendikanın 1 Mayısına / BN) küçümsenemez bir
katılım oldu" diye ekleme ihtiyacı duyuyor. Dikkat çeken bir
nokta Evrensel muhabirinin "küçümsenemez bir katılım oldu"
dediği sendika 1 Mayısına ne kadar bir kitle katılımı olduğu hakkında
bir sayı vermekten özenle kaçınmasıdır. 3,5 milyon insanın yaşadığı
Berlin'de sendikanın düzenlediği 1 Mayıs gösterisine katılım en
fazla 2 bin, 2 bin 500 civarında olmuştur! Bu yürüyüşe katılanların
önemli bir bölümünü de Türkiyeli sol grupların bloklarında yürüyenler
oluşturmuştur. İşte Erdoğan Kaya'nın "küçümsenemez" diye
verdiği kitle katılım sayısı budur!
Burjuva sendika siyasetini "soldan" savunmak pratikte
işte böyle oluyor.
Sendika bürokrasisine toz kondurmamaya özen gösteren Erdoğan Kaya
sıra devlete karşı tavır takınan radikal güçler ve onların düzenlediği
1 Mayıs eylemlerine, eylem sonrasında özellikle Kreuzberg gençliğinin
akşam saatlerinde kendiliğinden geliştirdiği eylemlere geldiğinde
burjuva kalemşörleri gibi nefret kusuyor. Radikal grupların devrimci
1 Mayıs eylemlerinin kutlama biçimi ve içeriği üzerine yürüttüğü
tartışmalarla dalga geçiyor ve "Sonunda her iki platform, eylemin
bitiş noktası olarak Oranienplatz'ı seçtiler ve her iki platformun
eylemi de 'devrimci' oldu. 1 Mayıs halk ve emekçiler nezdindeki
anlamına ise gölge düşürüldü." diyor.
Erdoğan Kaya radikal gruplara olan düşmanlığını döktürmeye devam
ediyor:
"Marjinal gruplar ise Kreuzberg gibi işsizlik vb. sorunların
en açık yaşandığı semtleri seçerek bu semtte yaşayan ve bir çok
soruna tepki duyan başta gençliğin tepkisini istismar ediyorlar.
Bu yılda istismarın başka bir boyutu yaşandı.
Polis, 1 Mayıs sonrası gelecek eleştirilerin önüne geçmek için önce
olayları izledi, sonra müdehale etti. Kreuzberg'de yığınak yapan
polis sadece göstericilere değil önüne gelen herkese saldırdı.
Polis de, marjinal gruplar da amaçlarına ulaştılar!"
Evrensel muhabirine göre, ancak küçük bir kitleyi harekete geçirebilen
ve tümüyle düzen savunuculuğunun propaganda edildiği sendika bürokratlarının
önderliğindeki 1 Mayıs eylemi 1 Mayıs'ın halk ve emekçiler nezdindeki
anlamına gölge düşürmüyor; radikal ve kısmen devrimci grupların
düzene karşı tavır takındıkları ve sendika yönetimindeki 1 Mayıs
eylemleri ile karşılaştırıldığında kitleselliği açık olan eylemler
gölge düşürüyor!!! Erdoğan Kaya'nın "marjinal gruplar"
diye adlandırdığı radikal, devrimci grupların eylemlerinde harekete
geçen kitle sayısı sırası ile şöyle olmuştur. Maocu grupların düzenlediği
eyleme yaklaşık 1.500 kişi, otonom, komünist ve antifaşist grupların
düzenlediği eyleme yaklaşık 2.500 kişi, bu iki eylemin aynı yürüyüş
ve mitingte birleşmesi ile oluşan birlikteliğine 4.000 kişi, akşam
saatlerinde başka otonom grupların düzenlediği bir başka 1 Mayıs
eylemine 10.000 civarında kişi katılmıştır! E. Kaya'nın bilinçli
olarak sustuğu katılım sayıları açık bir dil konuşmakta ve hangi
eylemin; DGB'nin düzenlediği 1 Mayıs eyleminin mi yoksa radikal,
devrimci, antifaşist grupların düzenlediği alternatif eylemlerin
mi marjinal olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Gerçeklerin Evrensel
muhabirinin refomist dünyasına ters düşmesi onun radikal gruplara
olan öfkesini, kinini daha da artırmasına neden olmakta. Evrensel
muhabiri sermaye devletinin bekçi köpekliğini yapan polis ile alternatif
1 Mayıs eylemleri düzenleyen radikal grupları "polis de marjinal
gruplar da amaçlarına ulaştılar" diyerek aynı kefeye koymaktadır.
Alternatif yürüyüşleri karalama çabasındaki Evrensel muhabiri yine
bir gerçeği atlamayı yeğ tutmuştur: Alternatif yürüyüşler sırasında
polisle bir çatışma yaşanmamış, çatışmalar ya yürüyüşler daha bitmeden
aynı bölgede yaşayan gençlerin hazır bulunan polise tavır takınması
sonucunda ya da yürüyüşler bittikten sonra olmuştur. Evrensel muhabiri
eylemcileri kötülemek için "zaten bunlar politik eylem yapmak
istemiyor, anarşik eylemler çıkarmaya çalışıyor" demagojisi
için bu tür tahrifatlara ihtiyaç duyuyor.
Erdoğan Kaya gibi yönünü açıkça reformizme çevirmiş, düzenin "sol"
savunucuları açısından radikal, antifaşist devrimci grupların eylemlerine
hiddetle saldırması, bu eylemleri karalaması, karalama kampanyasında
gerçekleri tahrif etmekten çekinmemesi anlaşılırdır. Bu biçimde
reformistler düzen sınırları dışına çıkan gruplara olan düşmanlıklarını
ortaya koymaktadırlar. Erdoğan Kaya gibi muhabirler, reformist sendika
bürokratlarının yönetimi dışında, alternatif 1 Mayıs eylemlerini
düşünmek bile istememekte, sendika bürokrasisinin çizdiği sınırları
zorlayanları "anarşist", "marjinal gruplar"
vb gibi itiraflarla karalamaya çalışmaktadırlar. Zira Erdoğan Kaya
gibi küçük reformistlerin yönünü belirleyen DGB sendika bürokratları
gibi büyük reformistlerdir. Erdoğan Kaya gibiler devrimci, radikal
güçlere karşı bir cephede birleşirken, düzene karşı tavır takınanlar
da diğer bir cephede ister istemez birleşeceklerdir.
Sermaye düzenine karşı tutarlı ve sistemli bir mücadelenin savunucusu
olanlar için radikal grupların ve yaptıkları eylemlerin eleştirisi
mücadelenin ancak daha ileriye götürülmesi, sağlam temellere oturtulması
açısından yapılabilir. Bu tür bir tartışma ise sınıf mücadelesi
cephesinin dostları arasındaki tartışma ve eleştirilerdir.
Evrensel muhabiri gibi reformist düzen savunucuları için ne bu tür
dostluklar ne de bu tür devrimci eleştiriler bilinir, sahip çıkılır.
11 Mayıs 2002
