Adana'da 1 MAYIS
İşçilerin
birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs bu yıl yaklaşık 6 bin kişinin
katılımı ile Adana'da kutlandı. Çeşitli sendikalar, partiler ve
sosyalist dergilerin yer aldığı miting, Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu
Önünde başladı. Tekel'in Özelleştirilmesi gündemdeyken tekel işçilerinin
katılımının düşüklüğü dikkat çekti. Bu ilgisizlik diğer sendikalarda
da yaşandı. Sendikalar arasında en kitlesel olarak katılan sendika
Eğitim Sen'di. "Yaşasın 1 Mayıs",
"Susma sustukça sıra sana gelecek!", "IMF defol bu
memleket bizim!", "Kahrolsun ABD emperyalizmi", "Faşizme
karşı omuz omuza!", "Parasız eğitim, parasız sağlık!",
"Genel grev genel direniş!", "İşçi memur elele genel
greve!", "Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız!",
"Tekel Halkındır Satılamaz!","Direne direne kazanacağız!",
vb sloganlarının atıldığı mitingin diğer yıllara kıyasla pek coşkulu
geçtiği söylenemez.
1 Mayıs sabahında gerçekleşen Bingöl depreminde hayatını
kaybedenlerin ve tüm devrim şehitlerinin anısına yapılan saygı duruşuyla
miting Uğur Mumcu Meydanı'nda başladı. Kürsüde 1 Mayıs Tertip Komitesi
adına Tek Gıda-İş Anadolu Bölge Başkanı Gürsel Diliçıkık hazırlanan
ortak bildiriyi sundu. Başını ABD'nin çektiği savaş koalisyonunun
küresel hakimiyet için hiç bir sınır tanımayıp, insan haklarını,
adaleti ve hukuğu, talancı mantığa kurban ettiğini ifade eden konuşmacı;
dünyada ve ülkemizde IMF'nin Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü
eliyle kaynaklarımızın ve ürettiklerimizin, tekellere, çok uluslu
şirketlere peşkeş çekilip, işimizin, özgürlüğümüzün ve geleceğimizin
tehdit altına alındığını belirtti. İstediğinde İş Yasası'nda değişiklik
yapmak için kolları sıvayan iktidarın sıra sendikal hak ve özgürlüklüre
geldiğinde sudan gerekçeler çıkarıp, bildiğini okuduğunu, kamu mallarını
haraç mezat satışa çıkardığını tüm kamu kuruluşlarının süreçte özelleştirilip
yurttaşı müşteri konumuna getirmek istediğini belirtti. İşçi ve
memurların yeni çıkacak yasa tasarıları ile tasfiye edilmek istendiğini,
bu yasalarla emekçilerin hak ve özgürlüklerinin kısıtlanıp, iş güvencelerinin
ellerinden alınmak istendiğini, işte bu yüzden gücümüzü, kararlılığımızı,
birliğimizi savunmak ve taleplerimizi daha yüksek sesle haykırmak
için alanlarda yer almamız gerektiğini vurguladı.
Bizler YDİ ÇAĞRI okurları olarak Çağrı 1 Mayıs özel sayıdan
yoğun bir biçimde dağıttık, eylem alanında ise çok sayıda savaş
karşıtı kuşlama yaptık.
Konuşmacı
Bingöl depreminden kaynaklı üzüntülerini tekrar dile getirip bundan
dolayı eylemi müziksiz-halaysız sonlandıracaklarını belirtti. Eylem
olaysız bir şekilde son buldu.
"Özelleştirmeler"in , "iş güvencesi yasa tasarısı"nın,
"personel yasa tasarısı"nın tartışıldığı, emekçiler için
ücretli köle sisteminin oturtulmaya çalışıldığı ortamda 1 Mayıs'ın
daha coşkulu, hak taleplerinin daha yüksek sesle istenmesi, 1 Mayıs'ın
ruhuna uygun "Kızıl 1 Mayıs"ların yaşatılacağı yerde,
geçmiş yılları aratan, -bir kitlesel azalma- heyecansızlık, kendiliğindenci
bir ruh hali ile kutlandı bu yılki 1 Mayıs! Bu sendika ağaları ile
Kızıl 1 Mayıs'ı beklemenin bizim için ham hayal olduğu gün gibi
ortadadır. Şu durumda yapılması gereken işçiler arasında sosyalist
bilincin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Bunun için de
biz sınıf bilinçli işçi ve emekçiler olarak sendikalarda örgütlenmeli
ve işçileri devrim saflarına çekmeliyiz.
Kahrolsun Ücret Köleliği Sistemi!
Kahrolsun Sendika Ağalığı!
Yaşasın Grev ve Mücadele Komiteleri!
Tüm çalışanlara grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı!
Taşeronlaştırmaya ve Sendikasızlaştırmaya Hayır!
Sınıf Bilinçli İşçiler Sendikaları Fethedin!
Sendikalarda Devrimci ve Komünist Fraksiyonlar Yaratalım!
