SİT alanlarını imara açma yasa tasarısı, talan yasasıdır!
AKP hükümeti çevre talanını yasalaştırıyor! Çevre alanında AKP
hükümeti kendisinden önceki hükümetlerin yapamadığını yapmak istiyor.
Orman özelliğini kaybetmiş, orman alanlarını, doğal SİT alanlarını
imara açma yasa tasarısı ile çevre katliamına dolu dizgin yol açılmak
isteniyor.
Amaç ne? Kaynak yaratmak. Kaynak yaratmak için de, orman alanlarının
imara açılması, SİT alanlarının imara açılması isteniyor. Yaratılan
kaynak kimin için kullanılacak? Giderleri sürekli artan asalak devlet
giderleri, bütçenin önemli bir bölümünü yutan askeri harcamalar
karşılanacak vb. Yaşam seviyesi sürekli düşen, yoksulluk sınırında
yaşayan milyonlarca işçi, köylü ve emekçi yoksulluk içinde yaşamaya
devam edecek.
"Ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması
gereken" 1. derecede doğal SİT alanlarını AKP hükümeti yağmaya
açıyor. 1. dereceden doğal SİT alanlarının çoğunda, jeolojik, tarihi
devirlere ait varlıklar ya da ilginç özelliklere sahip bitki örtüsü
bulunuyor.
Ülke genelinde toplam 831 doğal SİT alanından 60'ı yapılaşma yasağı
olan 1. derecede SİT kapsamında bulunuyor.
AKP hükümetinin, SİT alanlarında inşaata izin veren yasa tasarısıyla,
yapılaşma yasağı olan 1. derecede doğal SİT alanlarında "toplam
inşaat alanı taşınmazın yüzölçümünün yüzde 6'sını (basında yeralan
haberlere göre, yüzde 6, yüzde 3'e düşürüldü) geçmemek ve koruma
kurullarınca onaylanmak kaydıyla" yapılaşma yolu açılıyor.
Bugün AKP hükümetinin yapmak istediğini, geçmişte Koruma Kurulu
yapmak istedi. Örneğin Koruma Kurulu'nun 1. derecede doğal SİT alanlarında
izne bağlı olarak hayvancılıkla ilgili açık ağıl yapılabileceği
yönündeki kararı, Danıştay 6. Dairesi'nin 1997 yılında verdiği kararla
yürürlülükten kaldırıldı.
1. derecede doğal SİT alanları şunlardır:
Adana: Karataş Ağyatan Gölü sulak alanı ve deniz kaplumbağaları
üreme alanı, Tuzla Gölü sulak alanı ve deniz kaplumbağaları üreme
alanı.
Afyon: Bolvadin Eber gölü.
Amasya: Taşova Borabay Gölü, Suluova Yedikır Barajı-Yedikuğular
Kuş Cenneti alanı.
Ankara: Çankaya, Gölbaşı Tuluntaş Mağarası, Kızılcahamam Fosil Yatakları.
Antalya: Düden Şelalesi ve Düden Çayı, Kemer, Serik, Antik Trebenna
Kenti ve Çevresi, Kaş, Fethiye, Gökçesu Kaynağı ve yöresi.
Bartın: Ulu Hasan Dede Türbesi çevresi.
Burdur: Yeşilova Kayadibi Köyü, Köpek Çayı mevkii.
Bursa: Acarlar Gölü ve çevresi.
Çanakkale: Gelibolu, Batı Burnu, Kumluk mevkii, Ayanam Limanı'nın
batısındaki alan, Tuz Burnu, Logar Limanı, Mermer Burnu, Kocatarla
Limanı ve Katranlık Burnu ile Poyraz Limanı arasındaki alan.
Gümüşhane: Şiran Tomara Şelalesi.
İsparta: Gölcük Gölü ve çevresi, Kovada Gölü ve çevresi.
İzmir: Dikili Çandarlı'da Dalyan Gölü ve Bakırçay alanları, Seferihisar'da
Doğanböy köyü, Karaköse harabeleri.
Kayseri: Yahyalı Kapuzbaşı Şelalesi, Bünyan Tuz Gölü, Yeşilhisar
Sultan Sazlığı.
Kırşehir: Mucur Seyfe Gölü ve çevresi.
Kocaeli: Gebze'de Eskihisar Kalesi ve çevresi, Osman Hamdi Bey Korusu
ve bunu çevreleyen ağaçlık bölge, Kandıra'da Kıncıllı köyü Kerpe
mevkii.
Konya: Beyşehir, Karapınar Meke Gölü, Acı Göl, Hadim Yerköprü Şelalesi.
Kütahya: Gediz Çayı alanı.
Manisa: Salihli Demirköprü Çakallar Tepesi yöresinde 2 bölge, Sindel
köyü fosil ayak izlerinin bulunduğu alan, Çarıklar Köyü Nebiler
mevkii fosil ayak izlerinin bulunduğu alan.
Muğla: Fethiye Ölü Deniz, Saklıkent, Milas Bafa Gölü, Gemile Koyu
ve vadisi.
Nevşehir: Nar Kasabası, Hacıbektaş Vadisi.
Rize: Çamlıhemşin.
Sakarya: Sapanca Çınar Ormanları.
Samsun: Kızılırmak Deltası.
Van: Başkale Yavuzlar Köyü, Çatak Ganisipi Şelalesi, Muradiye Şelalesi.
(30 Mayıs 2003, Cumhuriyet Hafta)
AKP hükümeti eşsiz, doğal güzelliklere sahip bu alanları imara açmak
istiyor. 1. dereceden SİT alanlarının ister yüzde 6'sının olsun,
isterse de yüzde 3'ünün olsun imara açılması demek, aslında bu alanların
tamamının yitirilmesi demektir. İnşaat yasağı olan bu alanlarda,
bir bölümüne inşaat izni verilmesini kim denetleyecektir? Ormanlık
alanlarda kaçak yapılaşmaya göz yuman, bunun sonucu olarak orman
alanının, orman vazifesini yitirdiğine karar verenler mi denetleyecek?
Ya da ormanlık alanları yakanlar, yakılmasına izin verenler, bunun
sonucu orman alanının, orman niteliğini yitirdiğini tespit edip
imar izni verenler mi denetleyecek? Alabildiğince yiyiciliğin, rüşvetin
kol gezdiği, çürümüş, kokuşmuş bu sistemde; 1. derecede SİT alanlarının
bir bölümüne inşaat izni vermek demek, sözkonusu doğal alanların
tamamen yitirilmesi demektir.
Yasa tasarısına göre; 1. dereceden SİT alanlarında ne kadar yapılaşma
olacağını, belirlenen yüzdeye uyulup uyulmadığını Koruma Kurulu
denetleyecekmiş! İyi de geçmişte "hayvan ağılı" yapma
maskesi altında, inşaat yasağını delmek isteyen bu kurul aynı kurul
değil mi? Bu durum bir hırsızın malını, başka bir hırsıza teslim
etmesine benziyor!!
1. dereceden SİT alanlarını imara açma yasa tasarısı henüz yasalaşmadan,
örneğin Kızılırmak Deltası'nda kaçak yapılaşma artmıştır. Öyle ki,
Hürriyet gazetesi bile bu durumu, "yasa bile çıkmadan"
başlığı altında vermektedir.
"Türkiye'nin en önemli sulak alanlarının başında gelen Kızılırmak
Deltası'ndaki kaçak yapılaşma önlenemezken, doğal SİT alanlarının
imara açılmasına olanak tanıyan yasa tasarısının gündeme gelmesi,
katliamın boyutlarını daha artırdı." (8 Haziran 2003, Hürriyet)
Kızılırmak Deltası'ndaki durum, "katliam" gelecekte, diğer
SİT alanlarında neler olacağının da habercisidir.
Kapitalizmde toprak önemli bir rant aracıdır. Daha fazla kâr için
herşey satılıktır. Kapitalistler, onların devleti, hükümetleri sermayenin
çıkarları için herşeyi yapıyorlar. Bu yapılırken, ekolojik dengenin
korunması, doğanın korunması onların umurunda değil. Onlar için
önemli olan daha fazla kârdır. Daha fazla kâr için herşey mübahtır.
AKP hükümeti de sermayenin çıkarları gereği, yapması gerekeni yapıyor.
İşçiler, emekçiler de yapmaları gerekeni yapmalı, üzerinde yaşanılabilinir
bir çevre isteniyorsa, kapitalizmin kendisiyle beraber dünyayı yok
etmesi istenmiyorsa, bu gidişe dur demeli, devrim mücadelesini yükseltmelidirler.
9 Haziran 2003
