Erkekler kendi aralarında yarıştı!
Kaybeden yine emekçi kadınlar!
Seçim öncesinde bu yerel seçimde de erkeklerin kendi aralarında yarışacağını ve yerel yönetimlere kadınların seçilme şansının çok düşük olduğunu söylemiştik. Düşük de ne demek! Doğrusu seçim sonuçları kadınların şansının gerçekte sıfıra yakın olduğunu ispatladı. Belediye başkanlıklarında kazanan kadın oranı binde 4,6 olarak tespit ediliyor. Toplam 81 ilden sadece birine, Tunceli’ye bir kadın Belediye Başkanı seçilmiş durumda ve böylelikle TC tarihinde de ilk kez Belediye Başkanlığına bir kadın seçilmiş oluyor. İl, ilçe ve belde olmak üzere toplam 3244 Belediye Başkanlığından da sadece 15’ini kadın adaylar kazandı. Böylelikle seçim öncesinde ettikleri beylik laflar bir yana, partilerin kadın adayların seçilmesine ne denli “önem” verdikleri bir kere daha kanıtlanmış oldu.
Uzun lafa gerek yok, erkek egemen partilerin yerel yönetimlerde kadınlara yer açma niyetlerinin olmadığı ortadadır. Bu noktada partilerin birbirlerinden farkı, birinin diğerine “üstünlüğü” de yok.
İşte sonuçlar:
* AKP’nin il, ilçe ve beldede kazandığı toplam 1773 Belediye Başkanlığından 3’ü kadın ve bunlar da ilçe ve belde düzeyinde gösterilen adaylar içinden seçildi.
* CHP’de, iki Büyükşehir, 6 il merkezi, 125 ilçe ve 334 beldede seçilen toplam 467 başkandan sadece 2’si kadın…
* DSP iki il merkezi, beş ilçe ve 24 beldede başkanlık kazandı. Bunların arasında ama tek kadın dahi yok! Seçimlere 2 bin 297 kadın adayla katılma “jest”ini gösteren DSP’nin bu adaylarının göstermelik olduğu, kadın adayların seçilme olasılıkları zayıf alanlara yerleştirildiği gayet ortada.
* DYP ve ANAP da çeşitli il, ilçe ve beldelerde kadın başkan adayları çıkarmalarına karşın, kazananlar içinde bir tek kadın yer almadı. Bu partiler de kadın adayları seçtirmek için değil, kadın adaylarımız da var diyebilmek için listelerine almışlar.
* Gelelim “Demokratik Güçbirliği”ne… Bu yerel seçimlerde seçilebilir kadın adaylar konusunda en iddialı olan parti/ler bu bloktaydı. Fakat Birlik aldığı seçim sonuçlarıyla bu iddiasını hiç de karşılayamadı. Şimdi Türkiye’nin il düzeyindeki tek kadın Belediye Başkanını (Tunceli) çıkarmakla övünüyorlar. Toplam 1 il, 4 ilçe ve 6 belde başkanlığına kadınların seçilmesiyle sonuçlanan bu seçimler, seçim öncesinde özellikle DEHAP’lı kadınların seçimlerde yine dışlanma tedirginliklerinin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor. Yerel seçimler öncesinde kadınlar bu konuda tepkilerini dile getirip, kadınların seçilebilir yerlerden aday gösterilmesi için cepheden mücadeleye geçmesine rağmen, sonuç ancak bu kadar olmuştur. Bu, Demokratik Güçbirliği ve bunun içinde yer alan partilerin, diğer partilerden çok farklı olmadığını ve bu partilerin de erkek egemen olmaktan çıkmak için gerekli politik iradeyi belirleme ve buna uygun pratik sergileme yeteneğine sahip olmadığını gösteriyor.
Sonuç açıktır, bu yerel seçimlerde kazananlar yine erkek egemen düzen partileri ve bir bütün olarak kaybedenler kadınlar olmuştur.
Emekçi kadınlar açısından değişen birşey yoktur. Onların oyları kapılmış, fakat sorunlarına sahip çıkacak yerel yönetimler seçilmemiştir.
“Gelen gideni aratır” çarkının sürüp-gitmesini engellemek için örgütlenmekten başka yol yoktur. Örgütlenmek ve seçimlerle ol(may)acak değişikliklere bel bağlamak yerine, hemen şimdi halka hizmet vermeleri için yerel yönetimlerin yakasına yapışmak gibi bir seçeneğimiz de vardır! Unutmayalım!
