HİNDİSTAN

Yeni bir “Gandi” dönemi mi?

Dünyanın en büyük “demokrasisi” olarak sayılan Hindistan’da 20 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında genel seçimler yapıldı. Seçimleri Hindu milliyetçisi BJP (Bharatiya Janata Party) önderliğindeki 22 partiden oluşan NDA (National Democratic Aliance) koalisyonunun kazanması beklenirken, sandıktan Sonia Gandi başkanlığındaki Kongre Partisi çıktı.

370 milyondan fazla seçmenin katıldığı beş etapta ilerleyen ve NDA’nın önerisiyle öne çekilen seçimler üç hafta sürdü. Seçimlerden önce ülke çapında ilerleyen protestolar NDA’nın yapmış olduğu yeni reformlara yönelikti.

Üçte ikisinin köylü olduğu ülkede NDA hükümeti toprakları yabancı şirketlere pazarlıyordu. % 8 büyüme oranına rağmen 300 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı ülkede, 40 milyondan fazla işsiz var.

Seçimlere çekingen bir tavırla, başbakan olma umuduyla katılmayan İtalyan asıllı Sonia Gandi, ülkeye 16 yıl başkanlık yapan 1989’da suikastle öldürülen Rajiv Gandi’nin eşi. Kongre Partisi 217 sandalyeyle parlamentoda üstünlüğü elde etmiş durumda.

En büyük kitlesel revizyonist komünist partisi Hindistan Komünist Partisi/Marksist (CPI/M) ise Kongre Partisi’ni destekleyeceğini açıklamış durumda. Ortaklarıyla birlikte CPI/M 53 sandalyeye sahip.

Kongre Partisi Başkanı Sonia Gandi seçimlerde galip çıkmasından sonra yaptığı basın açıklamasında başbakan adaylığından çekildiğini bildirmiştir. Bunda Sonia Gandi’nin İtalyan asıllı olmasından dolayı estirilen şovenist rüzgârın etkisi vardır. Sonia Gandi’nin ülkede taşkınlıklara yol açan kararından sonra eski ekonomi bakanı Manmohan Singh başkan adayı olarak önerilmiştir.

Hindistan’da seçimle Hint ezilenlerinin, işçilerinin, emekçilerinin kazanacağı birşey yoktur. Hint yoksullarının gerçek kurtuluşu devrimdedir, sosyalizmdedir.