Kadın Platformu’ndan eylemler dizisi...

İstanbul’da çeşitli kadın kuruluşlarının, partilerin ve dergi çevrelerinden kadınların bu yıl ortaklaşa örgütledikleri 8 Mart mitinginden sonra, kadınlar Nisan ayı sonlarında tekrar biraraya geldiler.
İstanbul Büyükçekmece’de kaçırılıp tecavüze uğradığı için babası tarafından telle boğularak öldürülen Nuran’ın ardından biraraya gelen kadın örgütleri ve bağımsız kadınlar, son dönemde iyice artarak devam eden namus cinayetlerine dur demek ve TCK’da kadınlarla ilgili yapılan kanun değişikliklerinde, kadınlar aleyhine yeniden düzenlenen yasalara karşı çıkmak ve taleplerini haykırmak için “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Platform”u kurdular. Her ne kadar platform esas olarak son zamanlarda iyice su yüzüne çıkan namus cinayetlerine karşı ve TCK’da kadınlar aleyhine yapılan düzenlemelere karşı ortak eylemlilikler örgütlemeyi öngörse de, Irak’ta yaşanan tecavüzlere karşı kadınlar cephesinden de bir tepkinin gösterilmesi gerektiği sonucuna vardı.
Bu nedenle platform adına yapılan ilk eylem, son dönemde dünya basınına yansıyan ve bir çok ülkede ezilenlerin meşru tepkisine neden olan, Irak’ta emperyalist işgal ordularının Irak’lı halklara yönelik barbarlığını teşhir etmek, özelde Irak’lı kadınlara yönelik şiddet ve tecavüzü protesto etmek ve Irak’lı kadınlarla dayanışmamızı göstermek amacıyla yapılan bir basın açıklaması idi.
Bu eylemde “Irak’ta işgal tecavüzle sürüyor...” yazılı bir pankart ve bu barbarlığı teşhir eden dövizler taşındı. Gazetelerden kesilen tecavüz resimleri kartonlara ters yapıştırılarak arkasına “Söz bitti” yazıldı. Taksim Metro’su önünde yaklaşık on dakikalık bir oturma eyleminden sonra basına yönelik sözlü bir açıklama yapıldı. Açıklamada Irak’taki işgalin tecavüzle sürdüğü, Irak’a barış, demokrasi ve özgürlük götüreceklerini söyleyenlerin, ne götürdüklerinin bir kez daha net bir şekilde ortaya çıktığı, basın açıklamasının yapıldığı şu anda bile Irak’lı kadınların işgal askerleri tarafından tecavüze uğradıkları, yeni bir Bosna Hersek yaratılmaya çalışıldığı ve binlerce “nefretin çocukları” ile karşı karşıya olunduğu belirtildi. Artık sözün bittiği ve işgal güçlerinin derhal Irak’tan çekilmeleri gerektiği vurgulandı.
Yapılan bu kısa sözlü açıklamadan sonra eylem sona erdirildi.
“Anneler Günü”nü Kutlamıyoruz!

Kadın platformunun örgütlediği ikinci eylem 9 Mayıs “Anneler Günü”nde idi.
Burjuvazi bir yandan “anneler günü”, “sevgililer günü” gibi “özel” günleri tepe tepe kullanarak tüketimi artırıp karına kar katarken, “cennet anaların ayağının altındadır” demagojisi ile gerçek yüzünü gizlemeye çalışırken, diğer yandan kapitalist toplumun ayrılmaz bir parçası olan erkek egemenliğini yasası, ordusu, polisiyle, aile meclisi millet meclisi, aşiretiyle hergün yeniden üretiyor ve körüklüyor. “Anneler günü“ somutunda bir kez daha çok açık yaşanan bu muazzam ikiyüzlülüğü teşhir etmek için kadın platformunun örgütlediği eyleme yaklaşık ikiyüz kadın katıldı.
Beşiktaş parkında gerçekleştirilen eylem, rengarenk hazırlanan dövizler, atılan sloganlar ve söylenen türkülerle oldukça renkli ve coşkulu idi. Eylemde “Namus Cinayetleri, Taciz, Tecavüz... Anneler Gününü Kutlamıyoruz” yazılı bir pankart taşındı. Ayrıca eylemin yapıldığı meydana kadınların üzerine renkli kalemlerle taleplerini ve tepkilerini yazdığı beyaz bir bez serildi.
Eylem sırasında okunan Türkçe ve Kürtçe basın metninde “anneler günü” ikiyüzlülüğü teşhir edilirken, kadınlara yönelik şiddetin artarak devam ettiği vurgulandı. Bu nedenle kadınların kutlayacak günlerinin olmadığı, kadınlara uygulanan şiddetin derhal son bulması ve TCK’nın kadınlar lehine ileri sürülen talepler çerçevesinde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamanın devamında, kadınlar siyasi görüşleri ve cinsel kimlikleri nedeniyle polis tarafından gündüz gözüyle kaçırılarak işkenceye ve taciz/tecavüze maruz kaldıkları ancak “resmi” olarak gözaltına alınmadıkları için faillerin yine “meçhul(!)” kaldığı belirtildi.
Kadına yönelik şiddetin meşru görüldüğü bir ülkede yasal değişikliklerin tek başına yeterli olmayacağı ancak tecavüzcülerin ve kadın katillerinin de yasalar tarafından korunmaması, cezaların ağırlaştırılması için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği söylendi. Açıklama; “Ancak yasal değişikliklerle sınırlı olmayan mücadelemizin, toplumun ve devletin erkek egemen anlayışını yıkıncaya dek süreceğini bir kez daha tekrarlıyoruz.” Sözleriyle bitirildi. Okunan basın açıklamasından sonra atılan bolca slogan eşliğinde yaklaşık yarım saatlik eylem son buldu.
Platformun eylemlilikleri şüphesiz bunlarla sınırlı kalmayacak. Namus cinayetleri ile ilgili Radyolarda programlar yapmak, merkezi semtlere afişler asmak ilk anda öngörülen eylemler. Önümüzdeki günlerde biraraya gelinerek nelerin örgütleneceği konusunda somut kararlar alınacak.
Tüm okurlarımızdan özellikle kadın okurlarımızdan, platformun etkinliklerini yakından takip etmeye, eylemlerde yer almaya ve dayanışmaya çağırıyoruz.
