Eğitim Sen’in Eylemine Polis Saldırdı

8 Aralık 2004’de, Eğitim Sen’in kapatılması ile ilgili Ankara’daki duruşmaya katılmak üzere yola çıkacak olan bir grup Eğitim-Sen üyesi Kadıköy iskele meydanında bir basın açıklaması yaptı.

İskele meydanında toplanan yaklaşık 700 kişilik kitle sık sık atılan sloganlarla tepkilerini dile getirdiler. “Eğitim Sen kapatılamaz”, “Anadil Haktır yasaklanamaz”, “Direne, direne kazanacağız”, “İşçi-memur elele genel greve”, “Zimane me hebuna me ye” (dilimiz, varlığımızdır) gibi sloganlar en sık atılan sloganlardı.

Eylemin ilk açıklamasını DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi yaptı. Çelebi konuşmasında; bu mücadelenin sadece Eğitim-Sen’in mücadelesi olmadığını, bu mücadelenin işçi-memur her kesimden emekçilerin mücadelesi olduğunu belirterek,  Eğitim-Sen emekçilerinin bu haklı mücadelesinin her zaman yanında olacaklarını vurguladı. Çelebi’nin konuşması “İşçi-memur elele genel greve” sloganları ile sık sık kesildi. İkinci basın açıklamasını, Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer yaptı. Konuşmasına “Eğitim Sen kapatılmak isteniyor! Neden?” diye başlayan Dinçer; bunun nedeninin Eğitim Sen’in aydınlanma sürecinin ışığı olduğunu, toplumcu, değişimi savunan bir örgüt olduğunu, değişimi sadece savunmakla kalmadığını aynı zamanda bunun mücadelesini verdiğini, militarizme ve anti demokratik kurumlara karşı olduğunu, anadili savunduğunu çünkü bunun ayrımcı değil birleştirici bir insan hakkı olduğunu savundu. Konuşmasının devamında Eğitim Sen’in asimilasyoncu, şoven ve cins ayrımcı eğitime, Türk-İslam sentezci eğitim politikalarına karşı çıkarak; eşit, özgür, demokratik ve bilimsel eğitim mücadelesi verdiğini, emperyalizme karşı bağımsızlık, faşizme karşı demokrasi mücadelesinin en önemli dinamiklerinden biri olduğunu ve metafizik düşüncelere karşı daima aklı ve bilimi savunduğunu vurguladı.

KESK adına yapılan basın açıklamasını Genel Sekreter Musa Avcı okudu. Musa Avcı da konuşmasında kısaca Eğitim Sen’in kapatılmak istenmesinin siyasi bir karar olduğunu çünkü KESK’in bütün sendikaları ile birlikte hiçbir dönemde siyasi iktidarın paydası olmadığını, demokrasiden çokça bas edildiğini fakat bunun bir aldatmaca olduğunun bu pratikle ortaya çıktığını vurguladı. Avcı; hiçbir demokratik ülkede bu değerler tüzük maddesinde savunulduğu için sendikanın kapatılmadığını ve kapattırmak için dava açılmadığını söyledikten sonra hiçbir gücün bu haklı taleplerini ve mücadelelerini engelleyemeyeceğini, oynanan bu oyunun boşa çıkarılacağını belirtti.

Yapılan basın açıklamalarından sonra otobüslere kadar yürümek isteyen kitleye polis izin vermedi. Tank ve robokopların yığdırıldığı meydanda polisin saldırmak için hazırlıklı geldiği belli oluyordu. Yapılan pazarlıklar sonuç vermeyince polis gazlarla kitleye saldırarak dağıtmaya çalıştı. Birkaç kez dağıtılan kitle her seferinde tekrar bir araya gelerek yürümeye devam etti. Bu arada polisin saldırısıyla onlarca insan yerlere düştü, onlarcası tartaklanarak gözaltına alındı. Kitlenin birkaç kez toparlanmasının ardından polis en sonunda sessiz yürümek kaydı ile izin verdi. Alkışlar eşliğinde otobüslere yürüyen kamu emekçileri ilk durakları olan Eskişehir’e doğru yola çıktılar.

Aralık 2004