Tsunami Güney Asya'da
siyasi ortamı değiştiriyor!

Aşağıdaki yazı internet sitemizin ziyaretçi defterinden alındı. Tarkan isimli okurumuz yazıyı Sri Lanka’dan göndermiş. Yazıda Tsunami’nin etkilerinin burjuva medyadan öğrenemeyeceğimiz değişik yönlerine dikkat çekmiş. Katkısından dolayı Tarkan arkadaşımıza redaksiyon adına teşekkür ediyor ve katkılarının devamını bekliyoruz.

                                                                                                                      YDİ Çağrı

 

Tsunami'nin Güney Asya'daki devletlere getirdiği inanılmaz felaketin dışında bir de bazı siyasi dengelerin değişmesine yol açacağına inanıyorum. Bu konu su ana kadar pek irdelenmiyor dünya kamuoyu tarafından.

Aceh'de Tsunami (deniz fırtınası)

Aceh halkının ulusal baskıya karşı mücadelelerini şimdilik durdurdu. Aceh halkı onbinlerce can verdi. Endonezya ordusu herhangi bir yardımda bulunmuyor. Zaten ordunun görevi Aceh halkının bağımsızlık mücadelesini bastırmaktı.

Cakarta'daki hükümet sorunun doğa felaketi tarafından çözülmesini bekliyor. İnsan aklının çözemediği basit bir toplumsal sorunu doğa kendi bildiği gibi çözdü. Sri Lanka'da durum Aceh'e benzemese de Tsunaminin buradaki Tamillerin ulusal kurtuluş mücadelesine etki yapacağı kesindir. Colombo'daki hükümet LTTE-Tamil kaplanlarının epeyi güç kaybettiklerini söylüyor. Sanki 20 yıllık bağımsızlık savaşının getirdiği zarar yetmiyormuş gibi (70.000 insan hayatını kaysetmiş) bir de simdi Tsunami Tamil halkını vurdu. En çok zarar gören bölgeler Tamillerin yaşadığı veya Tamil kaplanları tarafından kontrol edilen Kuzey ve Doğu bölgeleridir. Mullaitivu, Batticoloa, Jaffna ve Trinco en çok zarar gören Tamil bölgeleridir. LTTE'nin verdiği rakamlara göre kendi bölgelerinde 14.000 insan hayatını kaybetmiştir. Bu Sri Lanka'nın toplam ölü sayısıyla karşılaştırıldığında, yarısı demektir. Bu tabi ki LTTE'nin bölgeleri için büyük bir kayıptır. Bu kayıplar arasında devletin söylentilerine göre epeyi sayıda LTTE'nin kadro ve savaşçıları da vardır. LTTE kendisi şimdilik bir kaç yüz kayıptan bahsediyor. Özellikle deniz tugayları epey kayıp vermişlerdir.

Sri Lanka devleti LTTE'nin verdiği güç kaybından yararlanmaya çalışıyor. LTTE lideri hakkında spekülasyonlar yürütülüyor. Su ana kadar, bir hafta zarfı içinde, LTTE lideri Praphakaran, henüz kamu oyuna görünmemiştir. Onun öldüğü söyleniyor. Bu doğa felaketinden belki de en çok karlı çıkacak olan Cumhurbaşkanı bayan Kumaratunga olacaktır. Bu felaketten en çok siyasi rantı o alacaktır. Bu durum Almanya'da da yaşanmıştır ve Oderbruch dedikleri felakat Schröder hükümetinin hayatını uzatmaya yardımcı olmuştur. Sri Lanka'yı kendi hükmü altında onyıllarca çıkmaz sokağa sürükleyen Kumaratunga şimdi tekrardan iktidarını pekiştirecektir. Sri Lanka anayasasına göre bu devre onun sonuncusu olmalıdır ama görünen odur ki, yasa değişikliğiyle kendi koltuğuna bir naylon Cumhurbaşkanı getirecek ve kendisi tekrar Başbakan olacak. Kumaratunga bu günlerde sürekli ulusal birlikten bahsediyor. Oysa toprakların bir bölümü Tamil kaplanlar tarafından kontrol ediliyor ve 2003'te başlayan barış süreciyle Tamil kaplanların iktidarı de facto kabul edilmiştir. Kumaratunga ve devletin bir bölümü güç dengelerinin değiştiğini umuyorlar. Bakalım evdeki hesap carşıya uyacak mı. Kumaratunga 31 Aralık'taki bütün Sinhala partilerin ve dinlerin katıldığı, epeyce duaların ve ulusal marşın okunduğu ulusal anma günündeki konuşmasında, ulusal soruna artık değişik bir pencereden bakılması gerektiğini söyledi. Tamil örgütleri bu anmayı boykot ettiler. LTTE en son Aralık'ta kendi bölgeleri hakkında devletle anlaşmaya oturması gerektiğini tekrarladı ve ultimatom koydu. Devlet henüz yanıt vermedi. LTTE şimdilik başka ciddi sorunlarla baş başa savaşıyor. Devlet, Kuzeydoğunun, yani Tamillerin bölgesinin, en çok zarar görmesine rağmen laf etmesinin dışında fazla bir yardımda bulunmuyor. Gönderilen yardım polis ve ordu güçleri tarafından geri çevriliyor. Adeta Tamil bölgelerini açlığa teslim ediyor. Birleşmiş Milletler örgütleri ve diğer NGO'lar direkt devletle çalışmaktadırlar, LTTE'ye yanaşmıyorlar. Devlet, LTTE'yi kendi kurduğu yardımlaşma komisyonlarına katılmaya çağırıyor. LTTE bunu reddediyor ve kendi bölgelerinde yardımı ya kendisinin dağıtmasını veya kendi kontrolü altında yapılmasını talep ediyor. Tersine LTTE devleti kendi kuruluşlarana katılmasını talepediyor.

 

Tsunami Sri Lanka'nın ekonomik gücünü zayıflatacak!

Medyanın verdiği rakamlara göre Sri Lanka'nın ölü sayısı 30.000'lere varmaktadır. Kayıp olan 5.000 kişidir, 1 milyon insan evini kaybetmiştir. Sri Lanka'nın 1.290 kilometrelik kıyısının sadece 160 kilometresi zarar görmemiştir. Gerisi Tsunami tarafından çöle çevrilmiştir. Tabi ki her zaman olduğu gibi, Türkiye'deki depremde de bunun şahidi olduk, felaket yine fakirleri vurdu. Azıcık sabit beton binalar yıkılmazken, bunların hemen yanındaki fakir evleri, tahtadan veya çamurdan yapılmış evler iskambil piramiti gibi yıkılıp seller tarafından denize püskürtüldüler. Ada'nın Güneydoğusunda seller kıyıları aşıp 2-3 kilometre genişliğinde içeriye doğru daldılar ve oradaki bütün özellikle balıkçı köylerini sulara boğdular.

Emperyalist ve yerel büyük güçler bölgede cirit atıyor. Tsunami bölgedeki siyasi güç dengelerini değiştirecektir. Sri Lanka örneğinde görülebileceği gibi diğer bölgelerde de emperyalistler yardım yapma adına bölgeyi kendi kontrolleri altına almak istiyorlar. Emperyalistler sonu açık bir yarışmaya giriştiler. Bugünün yardımı yarının karıdır misali Hindistan, ABD, Rusya şimdilik Sri Lanka adasına konuklamışlar. ABD'nin kendi açıklamışına göre şimdilik adanın güney kıyısında 1.500 askeri bulunmaktadır. Hindistan 1000 askerle, 5 savaş gemisiyle ve helikopterlerle Trinco şehrini ve limanını (adanın en uygun limanı) işgal etmiş durumundadır. Rusya henüz bir rakam vermemiştir. Hindistan askeri ve Rus askeri Tamillerin bölgelerinde bulunmaktadırlar, bu durumdan LTTE pek hoşlanmıyor. ABD ordusu LTTE bölgelerine gitmeyeceklerini açıkladılar. Buna rağmen LTTE epey zor bir durumdadır. Bir yandan felaketin yaralarını sararken diğer yandan dış güçlerin ve hükümet güçlerinin tehdidiyle karşı karşıyadır. Zaten Hindistan ordusuyla geçmişte savaşmıştır LTTE güçleri.

Emperyalistlerin gerçek yüzü tekrar ortaya çıkmaktadır. Onların gerçek amacı yardım adına gelecek için pay ortamını yaratmaktır ve bölgeyi kontrol altına almaktır. Bunun adı ceset sömürüsüdür. Sri Lanka'da ekonomik ve sosyal durum bilindiği gibi 26.12 Tsunami'nin vurduğu gün Hıristiyan dünyanın kutsal günüydü ve aynı zamanda Budistlerin dolunay günüydü. Sri Lanka'da bu günler resmi tatil günleridir. Başkentliler bu tatil gününden yararlanmak istemiştiler ve herkes güneydeki deniz kıyılara hücum etmişti. Bir kaç gün şehrin gürültüsünden ve ekzos pisliğinden kurtulmak isteyen yerliler de felaketten payını aldılar.

Balık sanayinin ve balıkçıların en çok zarar gören birimler olduğunu yazmıştım. Colombo'da balık satışı sıfıra inmiştir, buzluklarda bulunan eski stoklar bile satılmıyor artık. İnsanlar biraz da olsa denize kızgındır. Ama esas neden -Sri Lanka'da deniz ürünleri pek çok seviliyor ve yiyiliyor- balıkların bozulmuş veya zehirlenmiş olması korkusudur. Çünkü seller denize dönünce epey pislikte beraberinde götürdüler. Bugünlerde burada epey trajik ve içler acısı hikâyeler duymak normaldir. Tsunaminin geldiği anda denizde bulunan balıkçılar hiç bir zarar görmemişler. Dalgayı pek algılamamışlar. Ama felaketin boyutunu geri döndükleri zaman görmüşlerdir. Birçok balıkçı geri döndüğünde kendi ailesini ve evini bulamamış. Seller alıp götürmüş ve balıkçılar acılara boğulmuş. Tabi ki böyle durumlarda ümitli haberler de vardır. Adanın Güneydoğusunda bulunan Yala yabani hayvan parkındaki hiç bir büyük ve küçük hayvan zarar görmemiştir. Filler, kaplanlar ve tavşanlar bile kurtulmuştur. Oysa parkı büyük boyutta seller basmış, epey insan ve evler zarar görmüştür. Bu da hayvanların hislerinin yer yer bizden daha üstün olduğunu gösteriyor. Söylentilere göre hayvanların altıncı hissi varmış.

Felaketin ekonomiye verdiği zarar henüz ölçülemiyor. Devlet yetkilileri pek çok iyimser bakıyorlar duruma. Zarar gören devletlerin ekonomik gücü oluşan zararla karşılaştırıldığında Sri Lanka'nın ve Maldiv adalarının en çok zarar gören devletler olduğu ortaya çıkıyor. Sri Lanka'nın ekonomik gücü zayıftır. 2003'te Gayri milli hasıla 18 milyar dollardır ve 19 milyon nüfusu vardır. Kişi başına düşen yıllık gelir 950 dollardır. Türkiye'yle karşılaştırıldığında üçte birdir. Türkiye'de 2003'te kişi basına düşen yıllık gelir 2.790 dollardır. Türkiye'ye 2003'te yabancı sermaye 1 milyar dollar yatırım yapmıştır, oysa Sri Lanka'ya 241 milyon dollar yatırılmıştır. Yüksek petrol fiyatı ekonomiye epey zarar veriyor, 2004'te bütçe 3,7% açık yapmıştır. Ulusal gelirin üçte ikisi dışardan mal almak için harcanıyor ve bu ekonomin sürekli açık verdiğinin işaretidir. Şimdilik devlet ve ekonomi düşük dollar fiyatından biraz da olsa hafifliyor, dış borçların (17 milyar $) ödenmesi kolaylaşıyor. Sri Lanka'nın değişik sektörlerin Gayri Milli Hâsılaya katkısı şöyledir: Tarım %20, Sanayi %25,8, Hizmet sektörü %54,5, Turizm sektörü yetkili kişilerin rakamlarına göre %10. Ve turizm sektörü balıkçılıktan sonra en çok zarar gören alandır. Bu rakam Endonezya'yla eşit olsa da Sri Lanka'ya zayıf ekonomisinden dolayı daha çok açık verdirecektir. Oysa Endonezya'nın turist bölgeleri -Bali ve Lombok- pek zarar görmemiştir. Merkez Bankasının şefinin açıklamasına göre Tsunami Sri Lanka'daki ekonomik kalkınma hızını %1-1,5 düşürecektir, ama yabancı analistler %2 diyorlar. Bence de devlet yetkilileri durumu olduğundan iyi gösteriyorlar. Tarım alanında Amparai pirinç bölgesi epey zarar görmüştür. Sanayi sektörü pek zarar görmemiştir. Buna rağmen ve yeniden yapılanmaya rağmen sanayi ürünlerine talep düşecektir. Şimdi milyonlarca dollar yardım Sri Lanka'ya gelecek, ama bu yardımın sırf küçük bir bölümü zedelere ulaşacak. Bunu Türkiye'de de yaşadık deprem döneminde. Hükümetin parayı yeni bir savaşa da yatırma ihtimali yüksektir. Sri Lankalıların duruma iyimser bakması herhalde anlaşılırdır. 20 sene iç savaş yaşayan bir halk umut beslemenin ötesinde zaten pek tutacak bir dalı yoktur.

 

Tarkan

Güney Asya’da Deprem ve Tsunami...