ALMANYA’DAKİ KORELİ KADIN GRUBUNDAN ŞONG NO GROSS:

“Mücadelemize devam edeceğiz”

1937-1945 yıllarında Japon emperyalizminin Asya - Pasifik savaşında Japon ordusunun 200.000 Kore, Çin, Filipin, Tayvan, Endonezya ve Malezya’dan genç kız ve kadınları kaçırarak sistemli bir biçimde tecavüz edilerek, sömürgeciliğin –sömürgeci erkeklerin– zevk köleleri olarak kullanıldığını biliyor muydunuz?
Geçen sayımızda Almanya’da yapılan Courage (Frauenratschlag) konferansı hakkında bilgi vermiştik. Bu konferans çerçevesinde çeşitli ülkelerden gelen kadın hareketi temsilcileriyle röportaj yapma imkânı bulduk. Aşağıda bunlardan Kore kadın grubu temsilcisi kadın arkadaşla yaptığımız röportajı yayınlıyoruz.

Çağrı

Almanya’daki Koreli Kadın Grubu’ndan
Şong No Gross ile röportaj

Çağrı: Sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Şong No Gross. 35 Yıldır Almanya’da yaşıyorum. Almanya’ya hemşire olarak geldim. Şu anda Almanya’da bulunan Koreli bir kadın grubunda çalışıyorum. Almanla evliyim ve iki tane çocuğum var. İlk defa 1992 yılında “Teselli Kadınları” ile ilgili birşeyler duydum. Bunun nedeni de 1991 yılında 55 yıllık suskunluktan sonra ilk defa bunu yaşamış bir kadının, Kim Hak Sun'un konuşması oldu. İlk defa Kore’deki kadın gruplarının yardımıyla kamuoyuna duyuruldu. Bayan Kim ile birlikte iki tane kadın daha ilk defa Japon devleti hakkında özür dilemesi ve tazminat için dava açtı. Bütün belgelerin açığa çıkarılmasını ve tarihteki bu suçun açığa çıkarılmasını, bunu yaşamış ve ölmüş kadınların anısına anıt dikilmesi gibi talepler ileri sürdükleri talepleri arasındaydı.

Çağrı: “Teselli kadınları” dediğin olayın tarihsel arka planını biraz anlatabilir misiniz?

Kore zaten 1910 ile 1945’e kadar Japonya tarafından ilhak edildi. Japon sömürgesiydik. Bu tarih acılarımızın başlangıcı oldu. 1918’den itibaren Japonya bütün Asya’da tek tek ülkeleri ele geçirmek için savaşlara başladı. 1932-33 arası Çin’e karşı büyük bir savaşa girişti vs. Böyle bir durumda genç kadınlara ihtiyaç duyuyorlardı. Çünkü Japon askerleri bütün Asya’ya yayılmışlardı. Doğu Asya’da, doğu-güney vs. heryerde konuşlandırılmışlardı. Milyonlarca asker10 yıllarca ülkelerinden uzak başka ülkelerde savaşlar yürütüyorlardı. Bu askerlerin daha iyi savaşabilmeleri için kadınlara ihtiyaçları vardı. İlk başlarda diğer bütün ülkelerdeki fahişeleri aldılar. Fakat bu durumda cinsel yolla bulaşan hastalıklar sonucu bir çok asker hayatını kaybetti. Çok sayıda askerlerini kaybetmişlerdi. Ne yapalım diye düşündüler ve Koreli kadınlara yöneldiler. Çünkü Koreli kadınlar dinlerinin gereği son derece temiz kadınlardı. Vücut temizliğine çok önem veriyorlardı. O zamanlar Koreli köylüler toprak ağası tarafından ellerinden toprakları alındığı için çok büyük yoksulluklar yaşıyorlardı. Bu nedenle genç köylü kadınlar ailelerine yardım etmek için bunu yaptılar. Fakat kadınların çoğu kandırılarak götürüldü. Bu kadınlara; para kazanacaklarını, meslek öğreneceklerini ve ailesini geçindirebilecekleri, okula gidebileceği söylenerek vaadlerde bulundular. Fakat getirildikleri yerler “Teselli İstasyonları”ydı. Bunu kadınlar tabii ki bilmiyorlardı. Yoksa kim gider ki böyle bir yere. İlk başlarda aldatmaca ile ikna ederek kadınları götürüyorlardı. Fakat daha sonra bu kadınlar zorla tutulmaya başlandılar. Bu savaşlar öyle bir kaç yılda bitecek savaşlar değildi. Otuz yıl boyunca süren savaşlardı bunlar. Onun içinde yeni askerlere ve yeni kadınlara ihtiyaç vardı. Zaten Kore devletinin yapacağı birşey yoktu. Çünkü Kore Japonya’nın sömürgesi durumundaydı ve Japonya istediğini yapabiliyordu. Japon askerlerine göre Koreli genç ve temiz kadınlar Kral Hiroito’nun hediyesiydi. Savaşın tırmanması ile birlikte Koreli kadınlar eve giderken, okul yolunda iken Japon askerleri tarafından kamyonlara konarak kaçırılıyorlardı. Bu şekilde binlerce kadın kaçırıldı. Buna karşı gelenler korkunç işkencelere maruz kaldılar. Kaçırılan bu kadınlar seks köleleri haline getirildiler. Bazı kadınlar iki aydan 11 yıla kadar bunu yaşamak zorunda kaldılar. Bazıları çok daha uzun yıllar. Bu kadınlar günde 30 ile 50 kadar askerin tecavüzüne uğruyorlardı. Bu kadınlar her gün tecavüze uğramakla kalmıyor aynı zamanda vücutlarına yönelik saldırılara da maruz kalıyorlardı: örneğin karınlarında ya da cinsel organlarında sigara söndürmek gibi. Ya da kılıçlarla yaralama ve korkutma, sindirme kadınların hergün yaşadığı ağır saldırılardı. Kadınlar isimleri ile çağrılmıyorlardı. Askerler tarafından verilen numaralarla çağırılıyorlardı.

Çağrı: Bu kadınların sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Teselli kadını olarak alıkonan kadınların sayısı resmi olarak ikiyüzbin olarak tahmin ediliyor. Bunların %80’i Koreli kadınlardan oluşuyor. Malezya’dan, Endonezya’dan, Filipinler’den, Çin’den vs. de var. Ama bu sayı tam gerçekleri ifade etmiyor çünkü çok çok fazla asker konuşlandırılmıştı. Ve bütün bu konuşlandırılan bölgelerde “Teselli İstasyonları” bulunuyordu. Gizli rakamlar çok daha yüksek. Ama bilmiyoruz. Talebimiz Japon devletinin bütün belgeleri açığa çıkarmasıdır. O zaman gerçekten ne kadar olduğunu öğrenebileceğiz.

Çağrı: Gördüğüm kadarıyla burada imza topluyorsunuz? Ne için?

Bugün burada imza topluyoruz, çünkü 14 yıldır sadece kadın örgütleri değil bizzat bunu yaşamış kadınlar mücadele ediyor. Bütün uluslararası örgütlerin, insan hakları organizasyonlarının baskılarına rağmen Japon hükümeti özür dilemiyor ve tazminat ödemeyi reddediyor. Bunun yerine 1995 yılında Asyalı kadınlar için bir fon oluşturdular. Japon halkından kestikleri paralar bunlar, bu parayla bazı ülkelere yardımlarda bulundular. Ama bu devletin parası değil. Aslında sorun artık maddi bir sorun değil. Bu vahşeti yaşamış ve artık hayli yaşlanmış bu kadınlar onurları için mücadele ediyorlar. Zaten çok uzun yaşamayacaklar. Onların parasını ne yapacaklar ki? Esas amacımız bu suçu Japonya’nın kabul etmesi ve özür dilemesi ve tazminat ödemesi. Bu Japonyalı genç nüfus, yeni generasyon için de bu vahşetin açığa çıkması çok önemli. Kendi tarihlerinin gerçeklerini genç nüfusa anlatmak zorundalar. Fakat yapmıyorlar ve suskunlukla geçiştirmeye çalışıyorlar. Japonyalı halkın %70’inin böyle bir geçmişten haberleri bile yok. Japon halkının büyük çoğunluğu “Teselli kadını” olarak götürülen kadınların hemşire olarak çalıştıklarını düşünüyor. Son olarak şunu söylemek isterim ki bu suçun açığa çıkması için ve Japon devleti özür dileyene ve tazminat ödeyene kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Çağrı: Röportaj için teşekkür ederiz.

Kasım 2004