Viyana’da Türkiye’deki gelişmelerle ilgili tartışma toplantısı yapıldı…

Mayıs ayının sonunda, Avusturya’da Marksist-Leninist bir örgütlenme olan KOMAK-ML Türkiye’deki gelişmeleri ve son durumu değerlendiren bir toplantı yaptı. Bu toplantıya yaklaşık 30 kişi katıldı. Toplantıya Avusturya’da yaşayan çeşitli milliyetlerden komünistler-devrimciler katıldılar. Biz bu toplantıya, YDİ Çağrı olarak Türkiye’den katıldık. Kendimizi tanıttıktan sonra aşağıdaki konularda bilgilendirme yaptık:

-Türkiye’de kadının durumu, İstanbul Kadın Platformu, 8 Mart ve bununla ilgili sol çevrelerde yaşanan tartışmalar, (5 Mart Kadıköy ve 6 Mart Beyazıt eylemlerinden hazırladığımız görüntüleri izleyenlere gösterdik.)

- Türkiye’de sol hareketin durumu,

- Türkiye’deki geniş emekçi yığınlar açısından Avrupa Birliği’nin ne ifade ettiğini, iktidar dalaşında AB’nin rolü,

- Türkiye’de faşizm var mı?

Bu konularda kısaca bilgilendirmeler yaptıktan ve görüşlerimizi ortaya koyduktan sonra tartışmaya geçildi.

Esas tartışmalar 8 Mart kadın mitingi, Türkiye’de faşizm ve AB üzerinde yoğunlaştı. Toplantıya katılanların büyük çoğunluğu Türkiye’deki kadın hareketi açısından kadın mitinglerinin doğru bir taktik olduğunu savunurken bazı katılımcılar bunun feminizm olduğunu savundular. İstanbul Kadın Platformu ile ilgili sorulan somut sorular çerçevesinde tartışmalar daha da detaylı bir şekilde devam etti.

Türkiye’de faşizmin olup olmadığı, varsa kendisini hangi biçimlerde gösterdiği, Türkiye’deki geniş emekçi kesimlerin bu faşizmi neden görmediği gibi sorular geldi. Bu sorular çerçevesinde Türkiye’deki Kemalist iktidarı nasıl değerlendirdiğimizi verdiğimiz somut örneklerle ortaya koyduk.

Avrupa Birliği bağlamında geniş emekçilerin yaklaşımının ne olduğu soruldu. Avrupa Birliği’ni az sayıdaki sol çevre dışında –Ki bunların AB karşıtlığı çoğu zaman milliyetçi temelde- geniş emekçilerin AB’yi umut kapısı olarak gördüğünü belirttik. Bunu dışında Kemalist kesim ile dinci kesim arasındaki dalaşta AB’nin önemli bir rol oynadığını vurguladık.

Türkiye’deki devrimci-sol hareketin durumu bağlamında durumun iyi olmadığını, işçi sınıfı ile bağların son derece zayıf olduğunu belirttik. Bunun dışında solun kendi içinde yaşadığı şiddet olaylarına değinerek. Bu gün Türkiye’de işçi sınıfı açısından alternatif olabilecek devrimci bir örgütlenmenin olmadığını belirttik.

Toplantının sonunda Yeni Dünya İçin Çağrı olarak devletin üzerimizdeki baskıları, dergimize açılan davaları ve ödememiz gereken para cezaları hakkında bilgi verdik ve tüm katılımcıları YDİ Çağrı ile dayanışmaya çağırdık.

Oldukça seviyeli bir tartışma yürütüldü. Tüm katılımcıların Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tartışmalara büyük bir ilgi ile katıldıklarını gördük.

Toplantı yaklaşık üç saatin ardından sona erdirildi.

Mayıs 2005