|
|
|
|
|
AYIN KUPÜRÜ
|
|
|
|
|
|
SÖZ MECLİSTEN DIŞARI…“Kuran öğrenimi belli bir yaştan sonra zorlaşır. Burada bir yaş sınırı getirildiği zaman öğrenme kolay olsun diye değil, tam tersine bunun önünü nasıl keseriz, bu anlayışla getirildi. Şu anda Diyanet ve Milli Eğitim konu üzerinde çalışıyor. Diyanet’te 15, Milli Eğitim’de 12 yaş sınırı var. Diyor ki bu yaşlardan önce öğretemezsin. Bırakalım rahat rahat öğrensin. Yaş sınırı, yaz kampları veya bunlar üzerinde en geniş manada çalışmayı yapıyorlar. Tom Miks, Teksas okumaya kimse mani koymuyor, Kuran’a neden mani koyulsun? (…) Ülkeme benim tezgâhımdan geçmiş olanların ne zararı var ki? Bunu öğrenenlerin ülkeye ne zararı var? Varsa üzerinde duralım. Ben ülkeme zarar verecek bir şeyi neden yapayım, deli miyim?”
Recep Tayyip Erdoğan |
|
Zavallı patronlar…
Haberin
başlığı ibretlik durumu ortaya koyuyor
zaten: Ne demek bu şimdi? Yani bu ülkede işverenlerin durumu “hiç iyi değil”… Niye? Çünkü vergi sistemine göre, çok kazananın çok vergi vermesi, az kazananın az vergi vermesi gerekir değil mi? Eeee, haber ne diyor? Çalışanlar, yani işçiler, emekçiler daha fazla vergi ödüyor; “çalıştıranlar”, yani patronlar, yani işverenler daha az vergi ödüyor!!! Yani işçiler, emekçiler daha fazla kazanıyor, patronlar, işverenler daha az kazanıyor!!! Gelir İdaresi Başkanlığı bir açıklama yayınlayarak gelir vergisi beyanında bulunanlarla bunların vermek zorunda oldukları vergi tutarını kalem kalem açıklamış… Habere göre imalatçılar, ticaretçiler asgari ücretten daha düşük aylık gelir beyanında bulunmuşlar. Dolayısıyla da bunlar az vergi vereceklermiş… Haberi okuyunca üzüldük, acıdık… “Ne olacak bu milletin hali?!” yerine, “Ne olacak bu işverenin hali!” demeye karar verdik… “İyi ki onların yerinde değiliz!” dedik… Vah zavallılar vah! Düşünsenize adam kuyumcu ama kazandığı ne? Beyanına göre 414 YTL! Yani bir asgari ücretliden daha az kazanıyor! Ya da adamın ayakkabı fabrikası veya imalathanesi var… Ne kazanıyor beyanına göre? 264 YTL… Asgari ücretin yanında para mı?! Peki konfeksiyon ya da deri patronları ne kazanıyormuş? Beyana göre asgari ücretten yaklaşık 100 YTL daha düşük bir para… Bu devirde ne ki? Patronun işyerine gidiş-dönüş ulaşım parası bile değil… Yazık, yazık… Bu memleketin zengini bu hale mi düşecekti? Cık, cık… Yanında çalıştırdığı işçiden daha az kazanan bir patronun ruh hali bozulmaz mı? Vah kadersizlerim, vah… İşçisinden daha az kazanan bir patronun işçisinin yüzüne nasıl bakacağı sizi hiç ırgaladı mı? Bizi ırgaladı ve acıdık patrona!!! “Zaten bakmıyor!” mu? E, biz de zaten onu söylüyoruz: Adam utanıyor! Onun için bakmıyor işçinin suratına!!! Zavallı patronlar… Vah ki ne vah!!! Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da bir kıyağımız olsun istedik: Eyy çalışıp çabalayıp yanında çalıştırdığı işçiden daha az kazanan gariban patronum, yoksulum… Eyy günümüzde asgari ücretle çalışan işçi ailesi sürüm sürüm sürünürken ondan daha az bir ücretle patronluk yapıp çoluğunu çocuğunu perişan eden cefakâr işverenim… Eyy “bahtı kara”m! Bırak şu sürünmeyi; çoluğunu çocuğunu açlığın pençesine terketme! Bırak patronluğu; git işçi olarak çalış… Hem asgari ücret düzeyinde, şimdiki kazandığından daha iyi kazanırsın; hem de “patronluk stresini” yaşamazsın! Gel kurtul şu yoksul ve çilekeş hayattan! Kendini düşünmüyorsan, çoluk çocuğunu düşün… Acı onlara; açlıktan ölmesin “garipler!” Yalnız bir sorun var: Biraz fazla vergi vereceksin… Ama olsun, bak yıllardır verginin ağır yükünü biz işçiler çekiyoruz. Biraz zorlanıyoruz ama olsun! Alıştık… Sen de alışırsın… Ne dedin? “Kalsın istemez!” misin? “Almayım!” mı diyorsun? “Hadi ikile!!!”yelim mi? Bak seeennn; eh artık, sen bilirsin… “300 YTL’ye” talim et!!! Sürün! Geber hatta!! Daha ne diyeyim? Sana müstehak!…
Utanmaz densiz! |








