Tekstil'de kadın işçi olmak...
Söyleşi

Aşağıdaki yazıda, büyük bir tekstil fabrikasında çalışan Eylül
arkadaşımızla işyerindeki sorunları, özel olarak kadın işçilerin sorunlarını
ve sendikal çalışma üzerine söyleştik. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.
YDİ Çağrı
İşyerinizde toplam kaç tane işçi var ve bunların içinde kadın işçi sayısı ne
kadar?
Bizim işyerimizde idari kadro ile birlikte toplam 235 çalışan var. Aslında
önce daha fazlaydı. 300-350 civarındaydı. Fakat çıkarılan işçiler ve idari
kadronun başka bir bölgeye taşınması nedeniyle çalışan sayısı 235’e düştü.
İdari kadroyu çıkarırsak 190 kişi civarında çalışan işçi var. Kadın
işçilerin oranı ise 80 civarında.
Kadın çalışanların eğitim düzeyi nedir?
Genelde genç ve orta yaşlı kadınlar çalışıyorlar. Yaşlı kadın sayısı en
fazla 5-10 kişi civarındadır. Eğitim düzeyleri de ilk okul, orta okul. Lise
mezunu olanlar çok nadirdir. Eğitim düzeyleri genel olarak bakıldığında geri
düzeydedir.
Bunların ne kadarı geçici işçidir? Yani ‘birkaç ay çalışıp giderim’ diye
bakanlar mı çoğunlukta yoksa uzun süreli bakanlar daha mı çok?
Çalışanların hemen hemen hepsi işlerini uzun süreli iş olarak görüyorlar ve
uzun süreler çalışıyorlar. Geçici iş olarak gören yok sayılır. Belki çok
nadir lise öğrencileri üniversite için para biriktirmek amacıyla
giriyorlardır. Bunlar sınav sonucunda ya çıkıyorlar ya da eğer sınavı
kazanamamışlarsa çalışmaya devam ediyorlar. Bunların sayısı ama bir iki
kişiyi geçmiyor. Ben o işçilerden biriyim. Yaklaşık iki yıldır bu firmada
çalışıyorum.
İşyerinizde özellikle kadın işçilerin yaşadığı sorunlarla ilgili bir şeyler
söyleyebilir misin? Nedir bu sorunlar?
Aldığımız ücret konusunda bir ayrımcılık yok. İster kadın, ister erkek hepsi
aynı düşük maaşı alıyor. Tabii ki bölüm farkı var. Mesela idari kadrodakiler
(muhasebe vs.) bizden daha fazla maaş alıyorlar. Üretim bölümünde de
ustabaşları ve şefler daha fazla maaş alıyorlar. Bunların dışındaki
işçilerin ücretleri aynı.
Kadınların sorunlarından biri işyerindeki taciz. Fakat bu gözle görülen bir
taciz değil. Mesela erkeklerin kadın arkadaşlara bakış açısı rahatsız
ediyor. Bizim işyerimizde giyinmek fazla problem olmuyor. Özellikle genç
kızlar istedikleri gibi giyinebiliyorlar. Bunun esas nedeni de yabancı bir
firma olması. Gerçi şimdi el değiştirdi. Bundan sonra nasıl olur göreceğiz.
Bir sürü tekstil firmasında özellikle genç kadınların kılık kıyafeti çok
problemli olabiliyor. Kadınların esas sorunu lafla ve gözle taciz oluyor
genelde.
Çalışma koşullarında kadın ve erkek işçiler arasında bir ayrımcılık
yapılıyor mu?
İş yapma konusunda bir ayrımcılık yaşamadık. Bildiğin makineye göre iş
yapıyorsun zaten. Bu konuda bir ayrım olmuyor. Fakat senin yaptığın iş
dışında iş gösteriyorlar. Mesela dikimhanede bir iş yoksa ve kesimhanede ya
da depoda yapılacak iş varsa oraya gönderiliyorsun. Bunlar da genelde
erkekler oluyor.
Çalışma saatleriniz nasıl?
Sabah 8’de işbaşı yapıyoruz akşam saat 18.30’a kadar. Pazartesiden
Perşembeye kadar böyle. Cuma günleri ise yine 8’de işbaşı yapıyoruz akşam
17.15’e kadar. Bunun nedeni de; yemek aralarımız normalde bir saat fakat biz
45 dakika öğle paydosuna çıkıyoruz. Bu 15 dakikalar Cuma günkü iş zamanından
çıkarılıyor ve böylelikle diğer günlere göre daha erken çıkabiliyoruz.
Mesaiye kalmalar da belli günler dışında olmuyor. Salı ve Perşembe günleri
bunlar. Ama çok acil mal yetişmesi gerekiyorsa çağrılabiliyoruz. Cumartesi
ve Pazar günleri tatil. Cumartesi günleri mesaiye sayılıyor. Ama dediğim
gibi eğer acil mal yetişmesi gerekiyorsa Cumartesileri de çalışıyoruz.
Mesaiye kaldığınız ve geç eve gitmek zorunda kaldığınız günlerde kadın
olarak bu sizleri nasıl etkiliyor? Eve geç gitme korkusu var mı kadın
işçilerde?
Tabii ki oluyor. Mesela eskiden diyelim ki 15 kişi mesaiye kaldı ve bunlar
ayrı ayrı bölgelerde oturuyorlar, az servis verildiği için ya çok geç
saatlerde eve varabiliyorduk ya da herkesi istedikleri duraklara
bırakmadıkları için gece yarısı özellikle kadın işçiler için problem
oluyordu. Kadınlar evlerine gidemiyorlardı. Aileler gelip almak zorunda
kalıyordu. Servis az olduğu için çok dolanıyordu vs. Şu anda bu sorunlar
daha az yaşanıyor. Şimdi kim nerde oturuyorsa oralara bırakılıyorlar. Servis
sayısı fazlalaştırıldı fakat yine de tabii ki yeterli değil.
Biraz aldığınız ücretlerle ilgili bilgi verebilir misin? Bu ücretlerle
geçinebiliyor musunuz?
Alınan ücretler çalışanların büyük çoğunluğunun esas geçim kaynağı. Bu ücret
450 milyon civarında. Evli ve çocuklu olan kadınlara kesinlikle yetmiyor.
Çocuklarına bez alamayan çok sayıda kadın işçi var. Bekar insanlar
ailelerinden de destek aldıkları için belki geçinebiliyorlar. Fakat ailesi
olan işçiler için çok zor. Kiralar zaten çok yüksek. Bazılarının tek geçim
kaynağı bu iş ve eğer çocuk ta varsa geçinmek oldukça zor.
Evli ve çocuk sahibi kadınlar hem çocuk bakımı hem de çalışmayla nasıl başa
çıkıyorlar?
Çalışan ve çocuklu kadınlar çocuklarını genelde kaynanalarına bırakıyorlar.
Beraber yaşıyorlarsa kaynanalar bakıyor ya da kadının annesi bakıyor. Mesela
doğum yapan kadınlar doğum izni süresinden sonra çalışmak istiyorlar fakat
çocuğa bakacak kimseyi bulamadıkları için tekrar işe dönemiyorlar. Maddi
durumu çok kötü olmasına rağmen bu nedenle işten ayrılan çok kadın
arkadaşımız oldu. Çok nadiren ve sınırlarını olağan üstü zorlayarak kreşlere
veren anneler var. Fakat bu çok çok az sayıda.
İşyerinizde herhangi somut bir cinsel taciz olayı yaşandı mı? Yaşandıysa
buna karşı neler yaptınız?
Benim çalıştığım süre içerisinde böyle bir olay yaşanmadı. Taciz değil ama
mesela iki evli insan birbirine aşık oldu. Birlikte kaçtılar vs. Bu tür
şeyler ortaya çıktı. Hamilelik durumları vs. ortaya çıktı. Bu olayın ortaya
çıkmasıyla her iki kişi de tazminatsız olarak işten atıldı. Bunu da işyeri
ahlakına aykırı olarak gerekçelendirdiler. Taciz olayı yaşansa ve bu açığa
çıksa bu kişiler tazminatsız olarak işten atılıyorlar.
Ama şöyle bir ayrımcılık var. Mesela ustabaşları ve şefler kadınlara daha
farklı yaklaşıyorlar. Hem kadınları daha zayıf gördükleri için bir
ayrımcılık yapıyorlar hem de kadın oldukları için bir ayrımcılık yapıyorlar.
Kadınlarla konuşma şekilleri daha farklı oluyor. Daha sulu ve laubali
hareketlerde bulunuyorlar. Eğer kadın usta tarafından sert çıkışıldığını
düşünüyorsa, baskı altında olduğunu düşünüyorsa ve rahatsız hissediyorsa
yönetime, idari bölüme şikayet edebiliyor. Buralardan pek bir şey çıkmıyor
ama bu kişiler uyarılıyorlar. Bu durumda biraz daha dikkatli davranıyorlar.
İşyerinizde anladığım kadarıyla sendika var. Kadın işçilerin sendikalı
sayısı ne kadar?
Evet. İşyerimizde sendika var. Yaklaşık bir buçuk senedir sendika var.
Sendikalı kadın işçilerin sayısı 70 kişi. Çalışan kadınların yaklaşık 10
tanesi sendikalı değil. Bu da kadın işçiler açısından oldukça iyi bir oran.
İşyerinin kendisi Türkiye’de dört senedir var.
Sendika ilk geldiğinde herkes üye oldu. İşverenin tarafında olan bazıları
sendikaya üye olmak istemediler. Fakat işveren bir oyunla kendisini
çalışanlara şirin göstermek için kendi tarafında yer alan kişileri de
sendikaya girmeleri için zorladı. Fakat bu bir oyundu. Henüz başlangıçtı.
“Sendikayı kabul ediyoruz, biz aslında sendikayı istiyoruz” gibi davrandılar
ama aslında istemiyorlardı. Fakat daha sonra patron gerçek yüzünü göstermeye
başladıkça yavaş yavaş istifalar başladı. Bazıları patron söylese de üye
olmadılar. Bunlar patronun has adamları idi. Süreç içinde patronun adamları
istifa etti. Patron kendi adamlarına ‘sendikaya üye olun ama olmayın’ gibi
laflar söylemeye başladı. Nitekim patronun tarafında olanların hepsi istifa
etti ve bu sefer diğer işçilerin de istifa etmesi için baskı kurmaya
başladılar.
Patronun adamları dediklerin arasında işçiler de var mı?
Tabi. İşçiler de var. Ustabaşları, şefler ve onlara yakın olan işçiler
bunlar. Kontrolcüler ve son kontrolcüler. Özellikle son kontrolcüler
patronun has adamları arasında. Her malı didik didik kontrol ederek patronun
gözüne girmeye çalışıyorlar. Yani işçiler arasında da böyle bir bölünmüşlük
var.
Sendikalı olan işçilere karşı yürütülen yıldırma politikasına karşı biz de
sendikalı işçiler olarak çalışıyoruz. Tek tek işçilerle görüşüp sendikanın
faydalarını anlatıyoruz. Sendikada kalmaları için mücadele ediyoruz. Onlara
sendikalı olmak için katettiğimiz yolu verdiğimiz mücadeleyi anlatarak
sendikalı kalmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Şu anda idari kadro dışında
180-190 arası işçi sendikalı.
İşyerinde çalışan kadınlar sendikalı olmaya nasıl bakıyorlar?
İşyerinde ister kadın, ister erkek işçi olsun bilinçsizler. Sendika ilk
geldiğinde sendikaya üye olmalarının en büyük nedeni maddi durumlarının daha
da düzeleceği beklentisiydi. Kimse bunun dışında işyerinde yaşanan sorunlar
olduğunu düşünmüyordu. Bunun bir sınıf sorunu olduğunu bilmiyordu. Daha
sonra sorunun sadece maddi bir sorun olmadığını gördüler.
Bizim aslında ezildiğimizi, ücretler dışında da son derece zor koşullarda
çalışmak zorunda olduğumuzu daha net görmeye başladılar. İlk başlarda
özellikle kadın işçilerin aileleri kadınların sendikalı olmalarını
istemiyorlardı. Bu nedenle kadınlar da üye olmaya çekiniyorlardı. Fakat
temsilci adayı arkadaşlarımız bu ailelerle tek tek görüşerek sorunu
anlattılar. Şu anda ailelerden böyle bir baskı yok. Daha sonra kendi
istekleri ile gelip sendikaya üye olan kadın sayısı çoktur.
Üye olduğunuz sendikanın herhangi bir kadın çalışması var mı? Ya da
işyerinde sendikadan bağımsız olarak sizin böyle bir çalışmanız var mı?
Sendikada yok böyle bir şey. Ben ilk defa sendikalı bir işyerinde
çalışıyorum ve sendikanın böyle bir çalışmasına şimdiye kadar tanık olmadım.
Bunu biz de çalışanlar olarak talep etmedik. İşyerimizde kadın erkek karışık
bir komite çalışmamız var. Fakat bu komitede kadınlar olduğu için mesela
kadın işçilerle birlikte gezmelere, eğlencelere vs. gitmeye, onlarla
konuşmaya çalışıyoruz.
İşyerindeki çalışmamız ise şöyle bir şey; biraz daha duyarlı, biraz daha
bilinçli, bir adım daha önde belirli sayıdaki işçilerle işyerinde yaptığımız
bir çalışma. İşyerindeki sorunları konuşuyoruz. Daha fazla ne yapılabileceği
üzerine konuşuyoruz. Burada aslında sendikanın da gerçek yüzünü gören
insanlar var. Sendikanın da patronun da ne durumda olduğunu biliyoruz ama
bunu işçilere yansıtmıyoruz. Esas çalışmamız sendikal anlamda daha fazla ne
yapabiliriz. Kendimizi ve işçi arkadaşlarımızı sermayeye karşı nasıl daha
bilinçli hale getirebiliriz bunun üzerine kafa yoruyoruz, çalışıyoruz.
Somut olarak sendikalı olmanın faydalarını görüyor musunuz? Sendikalı
olmanın ne gibi faydaları var?
Tabii ki sendikalı olmanın çok faydasını gördük, görüyoruz. En başta yukarda
saydığım mesai, servis, doğum izni vs. gibi hakları sendikalı olduğumuz için
kullanabiliyoruz. Patron ve diğer ustalar şefler vs. işçilere karşı daha
dikkatli davranmak zorunda kalıyorlar. Bunun dışında sendika geldiğinden
beri işçiler daha da birbirine bağlı oldular. Daha örgütlü bir şekilde
hareket ediyorlar. En ufak bir tatsızlıkta insanlar hemen tepkilerini
gösteriyorlar. Mesela geçmişte bir olay yaşandı. Bir arkadaşımız işten
çıkarıldı. Ama biz onu iki gün boyunca çalıştırdık. İşçiler etten bir duvar
ördüler ve iki gün boyunca bu arkadaşımızı fabrikaya getirip götürdük.
İşyerindeki baskılara karşı kesinlikle işçiler bir araya gelip bir şeyler
yapmaya çalışıyorlar. Tepki veriyorlar.
Senin gibi tekstilde çalışan çok sayıda örgütsüz işçi var. Bunlar içinde
kadın işçilerin sayısı oldukça fazla. Onlara ne önerirsin? Sendikalı olmak
için nasıl bir çalışma yapmak gerekir?
Öncelikle bu çalışmanın çok gizli yürütülmesi gerekiyor. Kesinlikle açığa
vurulmamalı. Örneğin herhangi bir işyerinde ne kadar bölüm varsa, işte
kesimhane, dikimhane, yemekhane, idari bölüm, ofis vs. kaç bölüm varsa
bunların ayrıştırılması gerekiyor ve bu bölümlerde birkaç tane adamın olması
gerekiyor. Fakat bu bölümlerin kesinlikle birbirinden haberi olmamalı.
Bu şekilde yavaş yavaş, işçiler arasında çalışmak gerekiyor. Tabi hemen
‘haydi sendikayı getirelim’le başlamamak lazım. Bilinçlendirerek. Önce
sendikanın ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini, bize neler kazandıracağını
anlatmak gerekir. Daha sonra ise gizli bir şekilde bölüm bölüm örgütlemek
gerekiyor işçileri. Fakat bu çalışma bilinçli insanların yapacağı bir
çalışmadır. Böyle bir örgütleme hattı izlendiğinde sendikalı olmayı
başaramamak için hiçbir sebep yok.
Biz bu şekilde başardık.
Bu güzel söyleşi için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Ben teşekkür ederim.
Haziran 2005
