Kutuplarda buzullar
neden eriyor?
Norveç’te yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına
göre, 100 yıl içinde Kuzey Kutbu’nda hiç buzul
kalmayacak.
Araştırmaya göre, 1960’lardaki kirlenme buzulların yüzde
20’sini eritti. Sadece 2005’te Alaska büyüklüğünde bir
buzul alanı ortadan kayboldu.
Buzullar sadece Kuzey Kutbu’nda erimiyor. Güney
Kutbu’nda da buzulların erimesi giderek artıyor.
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, Güney Kutbu’ndaki
buzulların erimesi son yıllarda hızlanmıştır. Bu
araştırmaya göre, Güney Kutbu’ndaki içbuzul yılda 152
kilometreküp erimektedir. Güney Kutbu’nda buzulun ne
kadar hızlı eridiğinin anlaşılması için, ABD’nin ikinci
büyük kenti olan Los Angeles’ta yılda 1.6 kilometreküp
içme suyunun tüketilmesi örnek olarak verilmektedir.
Grönland buzullarının erimesi nedeniyle Atlas
Okyanusu’na dökülen su miktarı beş yılda iki kat
artmıştır. Grönland buzullarının kapladığı alan yaklaşık
olarak 1.7 milyon kilometrekaredir. Grönland, yaklaşık
olarak Meksika’nın yüzölçümüne eşit ve üç kilometre
kalınlığındadır.
Güney ve Kuzey Kutbu’nda, buzulların erimeye devam
etmesinin yol açacağı sonuçlar bilim insanları
tarafından şöyle sıralanıyor:
* Okyanuslarda su seviyesi 7 metre yükselecek. Bunun
sonucu olarak, aralarında Londra, İstanbul, New York,
Kahire, New Orleans, Venedik vb. bulunduğu birçok büyük
şehir sular altında kalacak. Deniz seviyesinden
yüksekliği pek fazla olmayan adalar da sular altında
kalacak.
* Atlas Okyanusu’ndaki Golf Stream akıntısı yok olacak.
Bunun sonucu olarak Avrupa ve Amerika’nın bugünkü iklimi
ortadan kalkacak ve daha kurak bir iklim gelecek. Bu iki
kıtada iklimin değişmesinin sonucu olarak, bitkilerden
hayvanlara kadar tüm ekosistem altüst olacak.
* Tarımda verim azalacak. Özellikle Avrupa ile Rusya’da
hasatlarda büyük düşüş yaşanacak.
* Kuzey Afrika’nın çölleşmesi artarak sürecek.
Çölleşmenin sonucu olarak büyük oranda göç olacak.
* 2.8 milyar insan susuzlukla karşı karşıya kalacak.
* Mercan resiflerinin yüzde 97’si yok olacak.
* Afrika ve Kuzey Amerika’da sıtma yayılacak.
Buzulların erimesinin nedeni küresel ısınmadır. İklim
değişikliklerinin, aşırı sıcakların, aşırı soğukların,
sellerin, kasırgaların, aşırı yağışların vb. temelinde
de küresel ısınma yatmaktadır. O halde nedir küresel
ısınma? Bu soruya kısaca yanıt verelim:
Atmosferin alt tabakası olan troposferde, sıcaklık
birikiminin oluşmasına sera efekti deniliyor. Bazı
gazların troposferde yoğun birikmesi, sera efektine yol
açıyor. Sera gazları da denilen bu gazlar, kısa dalga
güneş ışınlarının geçmesini engellemiyorlar, ama bunlar
dünyanın yüzeyini ısıttıktan sonra, daha uzun dalgalı
ışıklar olarak geri yansırken, bu kez bu ışınlar su
buharı ve karbondioksit gazları tarafından emiliyor,
yeniden yansıtılıyor ve böylece atmosferde sıcaklık
artıyor. Atmosferde sıcaklığın artması, yerkürede de
sıcaklığın artmasına yol açıyor. Sera gazları;
karbondioksit, ozon, metan, azotoksit, kloroflorokarbon
ve su buharıdır.
Sera gazlarının oluşmasının temelinde fosil (petrol,
kömür, doğal gaz) yakıtların kullanımı yatmaktadır.
Atmosfere yaydığı sera gazı miktarıyla ABD başı çekiyor.
ABD’yi sırasıyla; Rusya, Avustralya, Kanada, Yeni
Zelanda, İrlanda, Hollanda, Danimarka, Çek Cumhuriyeti,
Belçika, Almanya, Norveç, İngiltere, Japonya,
Yunanistan, Slovakya, Avusturya, Fransa, Letonya, İsveç
ve İsviçre izliyor. İsviçre kişi başına yılda 3 ton sera
gazını atmosfere salmaktadır. Yunanistan’da bu değer 3
tona yakındır. (24 Şubat 2006, Milliyet)
Kapitalist/emperyalist üretimin temel mantığı hep daha
fazla kardır. Hep daha fazla kâr peşinde koşan
sermayeyi, doğanın dengesinin bozulması, küresel ısınma
ilgilendirmiyor.
Kapitalist toplumda üretim, toplumun ihtiyacını gidermek
için yapılmadığı, üretimin amacı daha fazla kâr olduğu
için, çevrenin korunması, toplumun sağlığı, gelecek
nesillere üzerinde yaşanılabilir bir çevre bırakma,
küresel ısınmaya yol açan fosil yakıtların kullanımına
son verilmesi, çevre ile uyumlu enerji türlerine,
yenilenebilinir enerji türlerine yönelinmesi gibi
edinimler emperyalistlerden beklenilemez.
Aşırı kâr uğruna doğal dengeyi bozan, çevreyi kirleten,
küresel ısınmaya neden olan kapitalizm/emperyalizmdir.
Emperyalizm kendisi ile birlikte dünyayı yok etmeye
sürüklemektedir.
Gelecek nesillere üzerinde yaşanılabilir bir çevre
bırakmanın yolu emperyalizmi yıkmaktan geçmektedir.
O halde işbaşına! Emperyalist sistemi yıkmaya!
