Sendikalaştıkları için işten
atılan MİTO işçilerinin haklı direnişini destekleyelim!
Ülkenin çeşitli yerlerinde sendikalı olmak için
mücadele eden ve direnişe geçen işçilere, Tuzla /
Aydınlıköy’de bulunan MİTO işçileri de katıldı.
Uzunca bir üretim geçmişine sahip olan bu fabrika esas
olarak dış pazara yönelik Filtre üretimi yapıyor.
İhracat yaptığı ülkelerin başında; İtalya, Belçika,
Avusturya, Almanya, İngiltere, Macaristan, Yunanistan
geliyor.
MİTO işçilerinin Birleşik Metal-İş’de, yaklaşık dört ay
süren sendikal örgütlenme sürecinin sonucunda 31 Mart
günü örgütlülükleri patron tarafından açığa çıkarılıyor
ve bu süreçten sonra işçiler çeşitli gerekçelerle işten
atılmaya başlanıyor. Bölüm bölüm işten atılan işçilerin
şu andaki sayısı 43 kişi. Bunlardan 6 tanesini kadın
işçiler oluşturuyor.
3 Nisan’da direnişe geçen işçilerin eylemi, fabrikanın
önüne kurdukları çadırda sürüyor.
İşçilerin direnişine içerde çalışan işçilerden de destek
geliyor. İçerdeki işçiler yemek boykotu, iş yavaşlatma
ve mesaiye kalmama ile işten atılan işçilerin tekrar işe
alınması için dayanışma eylemleri yapıyorlar. Buna karşı
patron da içerdeki sendikalı işçileri sendikadan
istifaya zorluyor.
Patronun taşeron ile çalıştığını belirten işçiler,
kendileri işten atıldıktan sonra patronun yeni ve genç
işçileri işe alarak sendikal örgütlülüğü tasfiye etmeye
çalıştığını belirtiyorlar.
Konuştuğumuz direnişçi işçilerin hepsi ne kadar zor
koşullarda çalıştıklarını anlattılar. Yıllarca çalışıyor
olmalarına rağmen ücretlerine herhangi bir zam
alamıyorlar. Bütün işçiler asgari ücret ile
çalıştırılıyor, zorla mesaiye bırakılıyorlar, aylık
ücretlerini ancak bir sonraki ayın sonlarında
alabiliyorlar. Şu anda işten atılan işçilerin iki aya
yakın maaşları içerde bulunuyor. Patronun ve ustabaşının
taciz, dayak ve küfürlerine maruz kalıyorlar. İş
arasında tuvalete gitmelerine izin verilmiyor. Bazı
işçilerin hasta oldukları ve bu doktor tarafından rapor
edildiği halde işten atıldıklarını söylüyorlar.
İşçiler sendikanın ortaya çıkması ve direnişe
geçmelerinden sonra patronun fabrikanın içinde ve
dışında olmak üzere toplam 83 tane kamera taktırdığını,
uzaktan ses kaydı da yapabilen bu kameraların her
birinin fiyatının bir milyardan aşağı olmadığını
belirttiler. Direnişte olan işçiler sendika aracılığı
ile işe iade davası açtıklarını, sendikalı olarak tekrar
işe alınıncaya kadar direnişlerine devam edeceklerini
belirttiler. Kaybedecekleri hiç bir şeyleri olmadığının
çok iyi farkında olduklarını dile getiriyorlar.
İşçiler ziyaretimizde bizleri şu sloganlarla
karşıladılar: “Sendika hakkımız, söke söke alırız”,
“Kahrolsun sermaye uşakları”, “Direne direne
kazanacağız”.
Direnişteki işçilerle yaptığımız sohbetlerin ardından
yanımızda götürdüğümüz gazetemizden işçilere verdik.
Bizleri sloganlarla uğurlayan işçilere en kısa zamanda
tekrar geleceğimizi belirterek direniş yerinden
ayrıldık.
