Neden özel “yeni işçi dünyası” eki?

1 Mayıs 2006’dan itibaren Yeni Dünya İçin ÇAĞRI dergisi olarak yeni bir uygulamaya başlıyoruz.
Bu sayımızdan itibaren, dergimizin şimdiye dek “Yeni İşçi Dünyası” başlığı altında yayınlanan, işçi sınıfının mücadele alanlarından haberleri, işçi sınıfının andaki mücadelesinin sorunları üzerine yorumları, işçi sınıfı içinden gelen mektupları vb. yazıları, şimdi dergimizin içinden çekilip alınabilecek ikinci bir dergi, dergimizin bir eki olarak yayınlamaya başlıyoruz

Şimdilik dergimizin orta sayfalarında, dergiden ayrı bir renk kağıda basılı olarak yayınlanacak bu bölümlerin gelişme perspektifi ayrı bir işçi gazetesi olacaktır.
Bu şimdi 100. sayısını kutladığımız dergimizin tarihinde önemli bir dönüm noktası, aynı zamanda dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününde bu güne bizim selamımızdır, onun devrimci özünü yaşatmaya kararlılığımızın ilanıdır.
Neden bu uygulama?
Dünya işçi sınıfı biliminin yaratıcıları Marks ve Engels, dünya komünist hareketinin ilk programı olan Komünist Manifesto’da “Bugün burjuvazi ile karşı karşıya duran bütün sınıflar içersinde yalnızca proletarya gerçekten devrimci bir sınıftır. Öteki sınıflar modern sanayi karşısında erirler ve nihayet yok olurlar, proletarya ise onun öz üründür.” (Komünist Manifesto; Dönüşüm Yayınları, Nisan 1994, İstanbul, sf. 117) tespitini yapıyorlardı.
Aynı programda “proletarya” tanımının içini “… kendilerine ait hiçbir üretim aracına sahip olmadıklarından, yaşamak için işgüçlerini satmak zorunda kalan modern ücretli işçiler sınıfı” olarak dolduruyorlardı.
(age. sf. 112)
Manifesto şu sözlerle kapanıyordu: “Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine ancak şimdiye kadarki tüm toplumsal düzenin şiddet kullanarak yıkılmasıyla ulaşılabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Onda, proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri birleşiniz!”
Manifestonun yayınlanmasından bu yana bir buçuk asırdan fazla zaman geçti. Dünya bu arada bir dizi demokratik, sosyalist devrim deneyimleri, sosyalizm inşa girişimleri yaşadı. Anda bir zamanlar bu deneyimlerin yaşanmış olduğu ülkelerde burjuvazi yeniden iktidarda olsa da, devrimler yenilmiş olsa bile, bu ilk deneyimler dünyada komünizme uzanan uzun yürüyüşte yalnızca bir ilk sözdür. Bu ilk sözlerde bile dünya işçi sınıfının ve emekçilerinin, eğer işçi sınıfı örgütlü bir güç olarak ayağa kalkar ise nelere kadir olduğunu göstermiştir. Evet Manifesto’nun yayınlanmasının üzerinden bir buçuk asrı aşkın zaman geçti, fakat dünya işçi sınıfının burjuvaziye karşı duran sınıflar arasında gerçekten devrimci tek sınıf olduğu gerçeği değişmedi. Yeni bir dünya, sömürüsüz bir dünya yaratma mücadelesi bu yüzden öncelikle işçi sınıfının mücadelesidir. İşçi sınıfı, toplumu bir bütün olarak sömürüden kurtarmaksızın, kendini de kurtaramayacak olan biricik sınıftır. Kapitalizmi yıkma, sosyalizmi kurma, komünizme ilerleme tarihi görevini taşıyan sınıftır işçi sınıfı. Bu yüzden bu sınıfın mücadelesinde, bizzat bu sınıfın mücadelesinin içinden çıkıp gelen, işçi sınıfının bakış açısı ile, işçi sınıfının andaki sorunlarını yorumlayan, işçi sınıfının aydınlanmasına, örgütlenmesine hizmet eden, işçi sınıfının değişik alanlardaki mücadelesinin deneyimlerini tüm sınıfa aktaran, işçilerin serbest kürsüsü olan bir işçi gazetesi yeni dünya için mücadelenin mutlaka gerekli bir aracıdır. Bizim şimdi dergimiz içinde işçi sayfalarını özel, çekilip alınabilecek, ayrı bir bölüm olarak okunup, dağıtabilecek bir biçimde yayınlamaya başlamamız, gelecekteki “Yeni İşçi Dünyası” gazetesinin bir ön hazırlığıdır.
Kuşkusuz burada neden şimdiye kadar yapılmadı sorusu çıkabilir. Bu doğrudan doğruya güç ve ihtiyaç sorunu ile açıklanan bir durumdur. Biz yeni, sömürüsüz bir dünya için mücadele eden devrimcilerin bir kürsüsü olarak, bugüne dek ihtiyaçlardan ancak, olayları işçi sınıfının bakış açısı ile yorumlayarak, işçi sınıfına ve tüm emekçilere bilinç taşıma işine cevap verecek durumda idik. Aynı anda iki işi birden yapacak durumda değildik. Öncelikli ihtiyaca cevap veren bir yayın siyaseti izledik. İşçi sınıfı hareketinin geriliği, bizim işçi sınıfı hareketi ile bağlarımızın zayıflığı da, işçi gazetesini bize ertelenemez bir ihtiyaç olarak dayatmıyordu. Gelinen yerde iki ayrı gazeteyi çıkaracak olanaklara da sahip olmadığımız için, şimdiki çözümümüz, bir dergi içinde iki dergi biçiminde oldu.
Şimdi sıra yeni bir dünya için mücadele eden Çağrı okurlarında, öncelikle de Çağrı’nın işçi okurlarında. Egemen sınıfların para cezalarıyla, toplatmalarla, hapis cezası tehditleri ile susturmaya çalıştığı sesiniz Çağrı’ya ne kadar sahip çıkarsanız, onu hem maddi açıdan bağışlarınızla destekleyerek, onu satıp yaygınlaştırarak, hem de yazınsal olarak haber, yorum, mektup, çizim, fotoğraf vb. ile ne kadar desteklerseniz, bu bir dergi içinde iki dergi pratiğinden, bir genel siyasi gazete, bir de işçi gazetesi biçiminde iki ayrı yayın organının çıkmasını o kadar hızlandırırsınız!
Buna ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı karşılamada bizim desteğe, işçi sınıfının öncü unsurlarının aktif desteğine ihtiyacımız var!

Haydi iş başına!
Haydi yeni bir dünyayı kurma mücadelesinde birleşmeye!

10 Nisan 2006