En çok ayrımcılık onlara:
Romanlar / Çingeneler

Hayatın her alanından dışlanan, yetmişiki milletin buçuğu olarak görülüp horlanan, aşağılanan Romanlar/Çingeneleri bu sayımızda anlatacağız. Dünyada en fazla ayrımcılığa ve ırkçılığa uğrayan Çingeneler; Ulaşılabilir Yaşam Derneği ve Edirne Çingene Kültürünü Araştırma Geliştirme Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile birlikte, geleneksel Kakava Şenlikleri çerçevesinde Edirne'de, 7-8-9 Mayıs tarihlerinde bir araya gelerek, uluslar arası Roman Sempozyumu düzenlerler. Dünyadaki ve Türkiye’deki Romanların durumuna dikkat çekilen bu sempozyuma katılmak için, Avrupa’da ve Türkiye’de katılımcılar Edirne Türkan Sabancı Kültür Merkezi'nde bir araya gelirler. Bu sempozyumda; Türkiye'den ya da yurtdışından katılan her konuşmacının ortak görüşü "Dünya'da en fazla ayrımcılığa ve ırkçılığa" uğrayan halkın Roman halkı olmasıydı.
Bu baskı kendini Kakava şenliklerine katılmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinden gelen Romanların otobüslerinin Kapıkule'den geri çevrilmesiyle göstermişti. Konferans katılımcılarının en ünlü siması Brüksel'de yaşayan ve Brüksel'deki Avrupa Roman Enformasyon Merkezi Başkanı İvan İvanov da havaalanında iki saatlik bir arama sonunda kendisini karşılamaya gidenlerle buluşarak konferanstaki yerini almıştı.
İvan İvanov, bu konferansta, Romanlara uygulanan ayrımcılıktan söz ederek, "Romanlar hayatın her alanından dışlanıyorlar, eğitim alanında, sağlık ve iş alanında. Hükümetler ve yerel yönetimlerin buna karşı savaşmaları gerekiyor" diye çağrıda bulunarak Romanların içinde bulundukları duruma dikkat çekmiş.
Eğitim hakları engelleniyor
Bianette yazan Tolga KORKUT’a göre; “Roman çocukların eğitim hakları engelleniyor. okullarda ayrı sıralara oturtularak, dışlanarak, düşük kaliteli eğitime zorlanarak ayrımcılığa uğruyorlar. Roman çocukların "öğrenemeyeceğini" düşünen öğretmenler var”., “Kağıthane'de Roman çocuklarla Roman olmayan çocuklar karışık sınıflara kaydediliyor. Ama Çingene çocuklar çoğunlukla ayrı dersliklere yerleştiriliyorlar. … Roman çocuklar dersliklerde diğer çocuklardan ayrılarak farklı sıralara oturtuluyor. … Kağıthane'de bir Roman genç özel bir Kuran kursuna yazılmak istediğinde Çingenelerin kabul edilmediği yanıtını alıyor.” Vs.
Hayatın her alanında dışlanan, horlanan Romanlar yalnız Türkiye’de değil, dünyanın her tarafından ötekileştirilmişlerdir. Yoğunlukla yaşadıkları yerlerin dillerini konuşan Çingenelere Amed de “Domlar”deniyor. Buradaki Domlar ağırlıkla Kurmanci, Zazaca ve Türkçe konuşuyor. Anadilleri Domari'yi (Domca) grup içinde gizli bir dil gibi konuşmayı sürdürüyorlar.
Roman Kadın Olmak Çifte Ayrımcılık Görmek Demek
Ezilen kadın sınıfsal baskının yanında cinsel baskıya maruz kalırken, Roman kadınlar aynı zamanda, kadın olduğu için de baskıyı daha ağır görerek yaşıyor. Çalgı çalar, şarkı söyler, göbek atar, mutlu ve neşelidir. Kafalardaki Çingene kadın şablonu genel olarak bu. Ama kafalardaki bu şablona bu ülkede yaşayan Çingene kadının durumu uymamaktadır. En çok sıkıntı çeken ötekilerdir onlar. İstatistikler, dünyanın en yoksulu, cebine günde bir dolardan az giren o en yoksul kadın bir Çingenedir
Bu aralar, sıklıkla, yıkılan evlerinden yükselen çığlıklarını duymamak için kulaklarımızı tıkadığımız Çingene kadınlar; erkek toplumun ötekileri... Oysa ne kadar zevkli, televizyonda çalgılı çengili kavgalarını izlemek!
Romanlara sürgün yollarını gösterip asimile etmeye çalışan kapitalizme ve onun bir sonucu olan milliyetçi, ırkçı, şoven zihniyete karşı, hem maddi, hem manevi varlıklarını sürdürebilmelerinin tek yolu, hep birlikte yaşayarak korudukları ve sürekli olarak yeniden ürettikleri kültürlerine, müziklerine daha da sıkı sarılmak. Romanlar; kendilerini özgürce ifade edebilecekleri dillerini, kültürlerini geliştirebilecekleri sosyalizm için devrim mücadelesini yaşadıkları ülkelerin halkları ile birlikte yürüttüklerinde özgürleşeceklerdir.
Edirne'de 7-8-9 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Uluslar arası Roman Sempozyumunun iki günlük sonuçlar şöyle:
“* Dünyada yaklaşık 12 milyon Roman yaşamaktadır.
* Romanlar'ın Türkiye'de yoğun olarak yaşadıkları yerler, Kırklareli, Edirne, Ankara, İstanbul, Düzce, İzmit, İzmir, Afyon, Tokat, Sivas, Denizli, Mardin, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Samsun da yaşarlar.
* Türkiye'de Romanların nüfusu resmi makamlara göre 500 bin resmi olmayan makamlara göre ise yaklaşık 2 milyon civarındadır. Bu grubun % 95'i yerleşik yaşama geçmişlerdir.
* Geçimlerini müzisyenlik yaparak, çiçek satarak, sepetçilik, kalaycılık, demircilik veya hurda eşya toplayarak sağlarlar.
* Türkiye'de genel olarak "Çingene" sözcüğü kullanılır. Batı Anadolu ve Trakya'da "Roman", Van ile Ardahan arasındaki bölgede "Mutrip", Orta Anadolu'da "Elekçi", Erzurum ve civarında "Poşa" Adana'da Cano ismiyle anılırlar.
* 1934 tarihli İskan Kanununun İskan Mıntıkaları bölümünde halen Türkiye muhacir olarak alınmayacaklar arasında Madde 4'de "A. Türk kültürüne bağlı olmayanlar" "B. Anarşistler", "C. Casuslar", "Ç, Göçebe Çingeneler", "D. Memleket Dışına Çıkarılmış Olanlar" yer alırlar.
* İskan Yasası'nın 4. maddesine ilişkin 1993 yılında Edirne eski milletvekili Erdal Kesebir Türkiye büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na verdiği teklifle değişiklik önerisinde bulunmuş fakat öneri dönemin Başbakanı Süleyman Demirel tarafından reddedilmişti.
* Polisin Disiplinine, Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları teşkilatı ile Vazifelerine Dair Talimatname'nin Madde 134. te yer alan ve gerekli tedbirlerin alınması gereken şahıslar bölümünün 5. bendinde "esaslı bir mesleği olmayan çingeneler" olarak halen geçerliliğini korumaktadır.
* İçişleri Bakanlığı 2002- 782-700/13848 sayılı yazısında ilgili Nüfus müdürlüklerine gönderdiği genelgede yurttaşlık başvurusunda bulunanlar hakkında temel alınacak ölçütler arasında yer alan 12.madde "dilencilik ve çingenlikle ilişkilerinin bulunup bulunmadığına" ilişkin araştırma yapılmasını istemiştir.
* 1995 yılında basılan Milli Eğitim Bakanlığına ait örnekleriyle Türkçe Sözlük ve Türk Dil Kurumuna ait sözlükte "Çingenece, Çingenelik, Çingeneleşmek" sözcükler, cimri, hasis, açgözlü, arsız, yüzsüz, hayasız, çığırtkan, alçak gibi sıfatlarla vasıflandırılmışlardır. Tepkile üzerine değiştirilmiştir.
* Türk Ansiklopedisinin 54 ve 55 inci sayfalarında "Çingenelerin yaşamları, sosyal ve kültürel seviyeleri düşüktür. Yetmişikibuçuk millet olarak bilinirler. Pis insanlardır. Çocuk ve hayvan çalıp satarlar, gizli fuhuş yaparlar" denilmiştir. Tepkiler üzerine değiştirilmiştir.” Kaynak (Bianet)
Romanlar üzerindeki baskının kaynağı kapitalizmdir
Halkların gerçekte özgür olduğu tek sistem sosyalizmdir.
Halkların kardeşliği için tek yol ise devrimdir!
Mayıs 2008
