Bursa’dan Taksim'e 1 Mayıs

1 Mayıs 2008

Bursa'dan hareket eden işçi kafilesinin İstanbul'a varmak için yoğun polis ve asker kontrollerinden geçtikten sonra yolculuk 10-12 saat sürdü (normalde 2,5-3 saattir). Bu yolculuk sırasında polis ve jandarma tarafından yer yer yoğun provokasyon yaşandı. Şişli istikametine grup olarak hareket eden her gruba polisin biber gazlı, panzerden atılan renkli su ve joplu saldırısı oldu. Saldırılardan sonra işçiler dağılarak bireysel olarak hareket etmeye başladı. Bir daha toparlanmak gittikçe zorlaştı. Bir daha ancak geri dönüş için araçlarında buluşabildiler.
Tüm cadde ve sokak başlarıyla beraber DİSK Genel Merkezi'ni çevreleyen devlet güçleri buralarda toplanan işçi-emekçileri dağıtmak için her defasında; ''açlık sınırında'' yaşayanları ''domates suyu'' ve ''biber'' gazıyla besledi. Çevre illerden gelen işçileri öylesine yönlendirdi ki işçileri 50-100 kişilik gruplar halinde parçalayarak grupların bir araya gelmesini her türlü araç-gereçle engellemeye çalıştı ve bunu başardılar.Her defasında bir grup slogan atmaya kalksa saldırıya geçtiler.
DİSK Gnl. Mrk.'ne CHP ve DSP temsilcilerinden sonra DTP'li milletvekilleri geldi. DTP'liler bölgeye gelişinde ''Yaşasın halkların kardeşliği'' ve ''Biji yek gulan'' sloganlarıyla dayanışma gösterisinde bulundular.
DİSK Gnl. Mrk. yanındaki DSP seçim araçları da dikkatlerden kaçmadı. Anlaşılan DİSK yöneticileri DSP propagandası yapıyor. DTP yöneticilerinin gelmesinden 15-20 dk. sonra konfederasyon genel  başkanları DSP otobüsüne çıkarak orada toplanan 150-200 kişilik gruba seslendi. ''Devlet terörü''ne lanet okuyan Çelebi Taksim'e çıkamayacaklarını söyledi. ''Seçim otobüsü'' üzerinden ''gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek'',  ''Yaşasın 1 Mayıs'' sloganları atıldı. Çelebi'nin konuşması sonrasında gruptan ''yuh'' sesleri duyuldu. Yapılan konuşmaların sonunda işçiler olaysız bir şekilde dağıldı fakat sokak aralarında küçük gruplarla polis arasında çatışmalar devam ediyordu.
Yapılan dağılma çağrısı sonrası görüşünü sorduğumuz BMİS Genel  Bşk. Adnan Serdaroğlu ''görevimizi yerine getiremedik, Konf. Gnl. Bşk.'ları kendini avutmak için çıkıp konuştular'' dedi. BMİS Gnl. Sekreteri S. Göktaş ise ''ağzına fermuar çekerek'' tepkisini gösterdi.
Şu kısa değerlendirmeyle bir-iki noktanın altını çizmek istiyoruz. Belki uzun yıllardan bu yana TÜRK-İŞ'in de Taksim'e çıkma konusunda diğer sendikalarla ortak tavır takınması bir ilkti ve olumluydu. Ama maalesef hepimiz biliyoruz ki sınıf davasına yakışmayacak bir şekilde TÜRK-İŞ Başkanı yine ihanet içerisindeydi. Bu olumsuz tavır işçilerin tavrını da etkiledi. Sınıf bilinçli işçiler olarak bizler bunun olacağını bekliyorduk. Diğer önemli bir eksiklik de şuydu, bu 1 Mayıs’ta devrimci solun geçen sene gösterdiği örgütlülük gücü yetersiz kaldı. Belki bunda devletin çok yoğun; “buna fırsat vermeyeceğiz” tehdidi önemli rol oynadı. Türkiye sınıf hareketinin dün olduğu gibi (örneğin 15/16 Haziran’da olduğu gibi) bugün de ihtiyaç duyduğu sınıf hareketine önderlik edecek, sınıfın öncü kurmayı Bolşevik Parti’dir. Sınıf öncülerinin dikkatinin merkezinde durması gereken böylesi partilerin inşası sorunudur. Sorun böylesi partilerin sınıf temelinde, işletmelere oturtulması sorunudur. Parti inşası snıf temeline oturtulmazsa, gerisi hayaldir. Bunun için acil ve vaz geçilmez temel görev; sınıf öncülerinin bütün benliği ile bu göreve dört elle sarılmalarıdır. Sorun sınıfa gerçekten önderlik edecek böylesi partilerin inşası sorunudur. Ancak o zaman tarihi görevimizi yerine getirmiş oluruz.

YAŞASIN İŞÇİ SINIFIN BİRLİK VE MÜCADELE GÜNÜ !
YAŞASIN DEVRİMCİ 1 MAYIS !
BİJİ YEK GULANA ŞOREŞGER !
YA BARBARLIK İÇİNDE ÇÖKÜŞ, YA SOSYALİZM VE KURTULUŞ !

Bursa’dan Çağrı okurları

- Resimler >>>