Efemçukuru’nda adım adım
altın madenine doğru
Efemçukuru köyünde son dönemde iki önemli gelişme yaşandı.
1-İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Efemçukuru köyünde, Kanadalı Eldorado Gold’un yerli versiyonu olan Tüprağ Madencilik, yaptığı araştırmalar sonucu bölgede 35 ton altın rezervi belirledi. 800 dönüm araziye talip olan Tüprağ, arazinin yüzde 60’ını satın aldı. Tüprağ geri kalan arazi için geçen yıl Enerji Bakanlığı’na arazinin kamulaştırılması için başvurdu. Konu Bakanlar Kurulu’na geldi. Bakanlar Kurulu da Ocak ayı içerisinde “kamu yararı” gözeterek –siz altıncıların diye okuyun- 35 parseli acilen kamulaştırdı.
Konu yargıya taşındı. Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesini isteyen 20 davacı köylünün talebi, Danıştay 6. Dairesi tarafından reddedildi. Danıştay 6. Dairesi; “Bakanlar Kurulu’nun kamu yararı gözeterek taşınmazların acele şekilde kamulaştırılmasına karar vermesinde hukuka aykırılık yoktur” kararı verdi. Davacı köylüler, konuyu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na götürecekler.
2-Çevre ve Orman Bakanlığı, Efemçukuru’nda altın madeni ocağı işletilmesi için hazırlanan ÇED Raporunu onaylamıştı. Çevre örgütleri ve Efemçukuru köylüleri, raporun iptali için idare mahkemesinde dava açtı. İzmir 4. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, ÇED Raporu’nun iptali istemini reddetti.
Efemçukuru İzmir’in içme suyunu sağlayan Tahtalı Barajı Havzası içinde yer alıyor. Efemçukuru’nda altın madeni işletilmesinin çevreye vereceği zararlar yanında, su kaynakları da kirlenecektir.
Diğer yerlerde ve Efemçukuru’nda yaşanılan gelişmeler, bu düzende çevreye ne kadar önem verildiğini göstermektedir.
Gelişmelerin gösterdiği tek çözüm şudur: çevre talanının kaynağı olan kapitalist sistemi yok etmek!
10 Haziran 2008
YDİ Çağrı/İzmir
