“FIRAT SUYU KAN AKIYOR BAKSANA”
Mersin'de demokratik kitle örgütleri sendikalar ve partiler “Türkiye’nin demokratikleşmesi” talebiyle saat 12.30 da IHD’nin çağrısıyla, Ergenekon sürecine toplumsal muhalefet cephesinden müdahale etmek için halkta duyarlılık yaratılması amacıyla İHD önünde bir araya geldi.
Katılımcılar “FIRAT SUYU KAN AKIYOR” u tek tek harflerini boyunlarına asarak zincir oluşturdular. İHD önünde önce bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamadan, “Yazar Yaşar Kemal’in Fırat’ın doğusunda, 1. Dünya savaşı sonrasında, Türkler, Ermeniler, Kürtler, Rumların kısaca tüm Anadolu halklarının yaşadığı acıları konu edinen romanında yola çıkarak, bugün Fırat’ın doğusunda yaşananları Türkiyenin görmesi, sadece görmesi için değil sorumlularının da yargılanması için buradayız” denildi.
Ergenekon sürecine de değinilen açıklamada, bu sürecin “Türkiye’de derin-gizli bir çok gerçeği ortaya çıkardığı”nı ve fakat, çıkarılan bu gerçeğin, “Henüz buz dağının görünen yüzüdür. Gerçekler buz dağının altındadır.” denildi. Hükümetin Ergenekon süreci ile yalnızca kendisine karşı suç işleyenleri açığa çıkararak yargılamak isteyerek bu süreci sulandırmaya çalıştığı belirtilen açıklamada; buz dağının görünmeyen kısmı olan, “faili meçhullerin, gözaltında kayıpların, köy boşaltmaların, cezaevlerinde katliamların, Kürtlere karşı suç işleyenlerin” engellendiği vurgulandı.
Hükümetin bir taraftan darbeye karşı çıkma izlenimi vermeye çalıştığını ve diğer tarafta 12 Eylül darbecilerine dokunmadıkları belirtildi. Bu hükümetin de darbecileri koruduğunu, “anayasanın geçici 15. Maddesine dokunamadığı belirtildi. Açıklamada hükümet yetkililerine şu soru yöneltildi; “siz her türlü darbeye mi, yoksa sadece size karşı olan darbeye mi karşısınız?”
Basın açıklamasının ardından, Tevfik Sırrı Gür Lisesi önü ve karşı sokakta insan zinciri oluşturularak Mersin kamuoyunun dikkati çekildi. Sloganlar atıldı.
“İnsan zinciri” eylemin hemen arkasında aynı kitle KESK şubelerinin bulunduğu binanın önünde bir araya geldi.
Burada “KESK’E YÖNELİK SALDIRILAR DERHAL SON BULSUN, GÖZALTILAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN” Kesk Şubeler Platformu adına hazırlanan pankartın ardında kitle taş binaya doğru yürüyüşe geçti. “Baskılar bizi yıldıramaz!” KESK’e yönelik baskılara son!” sloganları ile yüründü. Yürüyüş güzergâhında çevredekilere baskılara sessiz kalmamaları çağrısı yapıldı.
Taş bina önünde de polis yoğun güvenlik önlemi almıştı. Taş bina önünde yapılan basın açıklamasını KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü Yılmaz Bozkurt yaptı. Basın açıklamasını kitle oturarak dinledi.
“KESK’e yönelik operasyon emek ve demokrasiye yönelik bir saldırıdır!” diye başlanan basın açıklamasında, KESK yönetici ve üyelerine yönelik gerçekleştirilen bu operasyonların, “Türkiye toplumsal mücadele tarihine kara bir leke olarak düşecektir.” denildi. Sabahın erken saatlerinde Kesk yöneticilerinin evleri basılmış, resmi yazışmalar, dergi ve takvimlere kadar her şey alt üst edilerek aranmış ve el konulmuş, Cunta dönemini aratmayan bu uygulamalar ile 250 bin üyesi bulunan bir kitle örgütü aranırken, savcının bulunmamasının “Anayasa’nın 13. ve 90. maddeleri açıkça ihlal edilmiştir.” denildi.
Başbakanın geçmiş dönemdeki kimi uygulamaları “faşizan baskı” olarak eleştirmeden önce, “bizzat kendi sorumluluğu dönemindeki bu uygulamanın faşizan karakteri üzerine düşünmelidir.” denildi.
Açıklama sık sık, “Baskılar bizi yıldıramaz!, İnadına sendika inadına Kesk!, Gözaltılar serbest bırakılsın!, Yaşasın onurlu mücadelemiz!” sloganları ile kesildi.
Açıklama da; “Ancak bilinmelidir ki KESK yalnız değildir. Ulusal ve uluslar arası demokrasi güçleri KESK’in yanındadır. Tüm Türkiye emekçileri KESK’in yanındadır. Özgürlük, eşitlik ve barışa inananlar KESK’in yanındadır. Tüm demokratik kamuoyunu, siyasi parti ve çevreleri, sendika ve konfederasyonları, meslek örgütlerini ve duyarlı yurttaşlarımızı KESK’le dayanışmaya çağırıyoruz. Sürecin başından bu yana bizlerle dayanışma içerisinde olan kurum ve kuruluşlara şükranlarımızı sunuyoruz” denildi.
Gözaltına alınan 35 kişiden 6’sının serbest bırakıldığı ve diğerlerinin de derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Ydi çağrı Mersin
31.05.2009
